ISPARTA Doğum ve Çocuk Bakımevi Hastanesi´nde 22 haftalıkken 570 gram ve 20 santimetre olarak dünyaya gelen ve doktorların yaşama olasılığını çok düşük gördüğü `kurşun kalem´ kadar olan 20 santimetre boyundaki bebek, 13 gündür yaşam mücadelesi veriyor.
Normal şartlarda 27 haftanın altındaki bebeklerin hayatını kaybettiğini belirten Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Bekir Aydın, ``Bebek ısrarla `ben yaşayacağım´ diyor, biz de ona yardımcı oluyoruz´´ dedi.
Isparta Doğum ve Çocuk Bakımevi Hastanesi´nde 22 haftalıkken sezaryenle dünyaya gelen erkek bebek, hayata tutundu.
`Acar´ ailesinin ilk çocuğu olan erkek bebek, 570 gram ağırlığında, 20 santimetre boyunda dünyaya geldi.
İsmi henüz konulmayan bebek, yenidoğan yoğun bakım ünitesinde solunum cihazına bağlı olarak gözetim altında tutulurken, damardan beslenmesine çalışıldı.
Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Bekir Aydın, bir bebeğin normalde 40 haftalıkken dünyaya gelmesi gerektiğini anlatırken, minik hastası için ``Ufaklık zoru başarıyor´´ dedi.
27 haftalık bebeğin bile `düşük´ olarak sayıldığı ve `yaşama şansı yok´ kabul edildiğini belirten Dr. Aydın, 22 haftalıkken ve henüz hiçbir gelişimini sağlayamadan dünyaya gelen bebeğin, 13 günden bu yana yaşam mücadelesi verdiğini söyledi.
570 gram olarak dünyaya gelen bebeğin şu anda ise 480 grama düştüğünü kaydeden Dr. Bekir Aydın, beslenmesinin kuvözde damar yoluyla yapıldığını anlattı.
Bebeğin doğum sonrası yaşam belirtileri göstermesi üzerine yapılması gereken tüm aktiviteleri gerçekleştirdiklerini söyleyen Dr. Aydın, şöyle dedi:
"Bebek doğar doğmaz hemen nefes borusuna tüp konularak, solunum yapması sağlandı. Ayrıca solunum yoluyla akciğerlerinin gelişmesi için ilaç takviyesi yapıyoruz. 7 gün boyunca solunum aletine bağlı olarak kaldı, 6 gündür de kendi soluyor. Henüz vücudunun büyük kısmı gelişmedi. Çocuklar bu dönemde gelişimini sağlar. Ama bizimki erken dünyaya geldiği için fonksiyonlarını kullanamıyor. Anne karnındaki sistemi burada yenidoğan yoğun bakım ünitesinde gerçekleştiriyoruz."
"YAŞAMAK İSTİYOR"
Dr. Aydın, erken doğan bebeklerin yaşama süresinin en iyi şartlarda 2 gün olduğuna dikkat çekti.
Tedavisini üstlendikleri minik bebeğin bir mucizeyi gerçekleştirdiğini söyleyen Dr. Bekir Aydın, ``Bizim ufaklık ise 13 gündür hayata tutunmaya çalışıyor. O ısrarla `ben yaşamak istiyorum´ diyor biz de ona destek oluyoruz. Tabii ki de temennimiz sağlıklı bir şekilde gelişimini gerçekleştirerek annesinin kucağına vermek´´ dedi.
Doğum ve Çocuk Bakımevi Hastanesi´nde yaklaşık 1 ay önce hizmete giren yenidoğan yoğun bakım ünitesinin de minik bebek için şans olduğunu belirten Başhekim Opr. Dr. Mustafa Çelik, ``Bu servis olmasaydı bebeğimiz 13 gün yaşayamazdı´´ dedi.