Şahin, Avrupa Birliği Parlamento Başkanları Olağanüstü Konferansı'na katıldı.
Mehmet Ali Şahin, konferans başlamadan önce, diğer parlamento başkanları ile birlikte aile fotoğrafı çektirdi.
Konferansın açılış konuşmasını, İsveç Parlamento Başkanı Per Westerberg yaptı.
Avrupa Parlamentosu Başkanı Jerzy Buzek'in de aralarında bulunduğu başkanların konuşmalarının ardından çalışma gruplarının toplantılarına geçildi.
Toplantı sırasında söz alan Şahin, AB'nin geleceğinin Türkiye'yi de yakından ilgilendirdiğini söyledi.
Lizbon Antlaşması'na ilişkin gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve de takip etmeye devam edeceklerini belirten Şahin, şöyle konuştu:
''Lizbon Antlaşması'nın, 1 Aralık 2009'da yürürlüğe girmesi ile birlikte AB'nin kurumsal sorunlarını geride bırakmış olmasından memnuniyet duyuyoruz. Lizbon Antlaşması'yla, AB artık geleceğe doğru daha sağlam adımlarla ilerleyebilecek. Bu kapsamda bazı çevrelerin kurumsal belirsizliğin, genişlemenin önünde engel olduğuna dair söylemleri de geçerliliğini büyük ölçüde yitirmiş olacaktır. AB'nin önündeki asıl büyük tehlikenin, genişleme ve derinleşme dinamizmini kaybederek duraklaması olduğunu düşünüyorum.''
Westerberg'in yaptığı konuşmada, ''AB, vatandaşlarına ulusal parlamentolar gibi yakın olamıyor'' dediğini anımsatan Şahin, Lizbon Antlaşması'nın getirdiği yeni hükümlerin, bu konuda birtakım çözümler önerdiğini kaydetti. Şahin, şöyle devam etti:
''Örneğin AB üyesi ülkelerin vatandaşlarının siyasi, ekonomik ve sosyal haklarını içeren temel haklar şartının bağlayıcı hale gelmiş olması, bu konuda bir fırsat olabilir diye düşünüyorum. Bu yeni düzenleme, AB vatandaşlarının temel hak ve özgürlüklerinin daha da güçlendirilmesine katkıda bulunacaktır. Ayrıca AB vatandaşlığı kapsamında katılımcı demokrasinin güçlendirilmesi ve vatandaşların AB karar alma süreçlerinde daha yakından yer almasına olanak sağlanmasının da önemli olduğunu vurgulamak istiyorum.
Kuşkusuz Lizbon Antlaşması çok yakın bir zamanda yürürlüğe girdi, uygulama son derece önemlidir. Bu toplantıyı biz de Türkiye olarak önemsiyoruz. Bundan sonra 2010 Mayıs ayında yapılacak toplantıya kadar, uygulamaya dönük ciddi alışmalar yapılarak o toplantıya gelinirse, zannediyorum Lizbon Antlaşması çok kısa sürede uygulamada hedefine ulaşır diye düşünüyorum. AB parlamentolararası bilgi değişimi ağı daha da geliştirilmeli. Ulusal parlamentolar arasındaki işbirliğini böylece artırmalıyız diye düşünüyorum. Ayrıca ulusal parlamentolar ile Avrupa Parlamentosu arasındaki diyaloğun artırılmasına hizmet edeceği düşüncesindeyim.''
Konferansta, üç çalışma grubu oluşturuldu. Toplantılarda, Lizbon Antlaşması çerçevesinde, Avrupa Parlamentosu ve ulusal parlamentolar arasında işbirliği, Avrupa Komisyonu ve ulusal parlamentolar arasında işbirliği, parlamentolararası işbirliği, hükümetlerin etkin denetlenmesi ile AB parlamentolararası bilgi değişim ağı konuları tartışıldı.