Defne Bayrak / Timeturk
Arap gazetelerinde bugün yine Mısır-Cezayir milli takımlarının karşı karşıya gelmesinden sonra iki ülke arasında oluşan gerginlik ön plana çıkıyor. Ancak bu sefer gerginliğin bir nebze de olsa hafiflediği ve iki ülkenin arasını bulmak için kolları sıvayan Libya lideri Muammer Kaddafi'nin bu sakinlikten faydalanmasının mümkün olduğu ifade ediliyor. Önümüzdeki Ocak ayında yapılması planlanan Irak seçimlerinin ertelenmesinin ülkenin geleceği adına hiç de iyi olmayacağı da bir diğer konu. Irak'taki seçimlerin, ABD güçlerinin çekilmesi ve Irak'ın işgalden kurtulması adına vaktinde yapılmasının büyük önem arzettiğine işaret ediliyor. Son olarak Siyonist varlığın hedeflerini gerçekleştirmek için kaydettiği ilerleyiş karşısında Amerika'nın geri çekilmesi ve Arapların aciz kalışı günün önemli konuları arasında yerini alıyor.
Londra'dan yayımlanan El-Kudsü'l Arabi gazetesi bugünkü "Mısır ve Cezayir arasında Kaddafi'nin arabuluculuğu" başlıklı yorumunda şu ifadelere yer veriyor; "Cezayir-Mısır ilişkilerindeki gerginliğin hiddeti, Güney Afrika'da yapılacak Dünya Kupası finallerine katılabilmek için önce Kahire'de sonra Hartum'da karşı karşıya gelmelerinden bu yana; yani üç haftadır yaşanan basın atışmasının, düşmanlığın ardından yavaş yavaş azalmaya başladı.
Bu sakinlik belki de Mısır cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek ile meslektaşı Abdülaziz Buteflika'yı bir araya getirip aracılık yapmak, havayı en kısa zamanda temizlemek isteyen Libya lideri Muammer Kaddafi'nin işini kolaylaştırır.
Libya lideri Kaddafi, iki ülkedeki özel yeri ve farklı Arap ülkeleri arasında milliyetçilik ve birlik bağları kurulmasına siyasi destek veren konumu nedeniyle bu işi yapmak için en münasip şahıs.
Mısır ve Cezayir ilişkileri, Mısır'ın adayı Faruk Hüsni UNESCO başkanlığı yarışına girdiğinde büyük gerginlik gördü, dediğimizde bir sırrı açıklamış olmayız. Öyle ki başkan Mübarek Cezayir'in hatta şahsen Buteflika'nın Uluslar arası Adalet Divanı eski başkanı Dr. Bejavi'nin arkasında duracağını sandı.
Libya liderinin aracılığının önemi ve yüce hedefleri nedeniyle başarılı olmasını, aynı zamanda Mısır ve Cezayir liderlerinin de küçük ayrıntıları görmezden gelip, geçmişi dürerek, bunun yerine iki kardeş ülkenin ve tüm ümmetin menfaati için tüm alanlarda yardımlaşmayı kapsayan yeni bir sayfa açarak bu aracıya cevap vermesini temenni ediyoruz.
Irak seçimlerinin önemi
Birleşik Arap Emirlikleri'nden yayımlanan El-Beyan gazetesi bugünkü "Önemli olan Irak seçimlerinin yapılması" başlıklı yorumunda şu ifadelere yer veriyor; "Irak seçim kanunu hakkında hararetli tartışmanın geri gelmesi yeni bir hayal kırıklığı tehdidi içeriyor. En azından ileriye dönük bir hayal kırıklığı. Önümüzdeki Ocak ayının sonlarında yapılması kararlaştırılan seçimlerin ertelenmesi dayatılıyor. Her iki halde de bir derece risk söz konusu. Siyasi sürecin ortadan kalkması ya da devam etmesi ve bundan daha önemlisi Amerikan güçlerinin çekilmesi ve Irak'ın işgalden kurtulması bu seçimlerin vaktinde yapılmasına; en kötü ihtimalle yakın bir tarihe ertelenmesine bağlı. Önemi ve meşruiyetine karşın sandalye sayısı üzerine rekabetin üzerinde bir tehlikesi vardır. Genelde bu ağırlıkta bir kanunun eşlik ettiği tartışma ve manevralar vakitten, oturumlardan ve görüş alışverişlerinden nasibini aldı.
Seçimlerin kararlaştırılmış vaktinde olmasa da zaruret nedeniyle kısa süreli bir erteleme ile yapılması büyük önem taşımaktadır. Zira Irak'ın içinden geçtiği korkunç koşullar seçimlerin keyfi olarak uzun süreli ertelenmesine müsaade etmemektedir."
Araplar ilahi mucize bekliyor
Birleşik Arap Emirlikleri'nden yayımlanan Daru'l Haliç gazetesi bugünkü "Nereye?" başlıklı yorumunda şu ifadelere yer veriyor; "Siyonist düşman, genişleme, ambargo, Yahudileştirmenin bir emri vaki gibi dayatılması için daha fazla yerleşim ikamet edilmesi üzerine kurulu düşmanca siyasetini sürdürüyor. Aynı şekilde makbul bir çözüme ulaşılması için harcanan tüm çabaları ve girişimleri; uluslar arası meşruiyet kararları temeline dayalı bile olsa reddediyor.
Yeni yönetiminin metodunu değiştirme bayrağını kaldıran, iki devletli çözüm vaadini yenileyen, müzakerelerin tekrar başlatılması için yerleşimin dondurulmasını talep eden ve Obama'nın ortaya attığı bir barış girişiminden bahseden ABD geri çekilmiş gibi görünüyor. Çözüm yolunda Amerika'nın çabasından bahsetmek, Siyonist varlığın başbakanı Bünyamin Netenyahu'nun ve Amerika'daki Yahudi lobisinin -en azından görünürde- Obama'dan ve yönetiminden daha güçlü olduğu ve Amerika'nın politikasını İsrail'in siyasi sabitlerini aşmayacak ya da bu sabitlere dokunmayacak şekilde belirlemede kudret sahibi olduğu ortaya çıktıktan sonra kimseyi ikna etmeyen, saçma, aptalca ve renksiz bir şakaya dönüştü.
Araplar ise bağışıklık sisteminde bozukluk yaşıyor. Herhangi bir ilaca tepki vermiyor. Zira milli afiyeti kalmadı. Çürük, kemikleri ve kalbi yemeye başladı. Başına gelip çatan zayıflık ve gevşeklik halinden kurtulmak için ilahi bir mucizeye ihtiyaç duyuyor. Hezimet, geri çekilme ve ulusal istifa duyguları, ümmet için yakın bir tehlike teşkil ediyor ve bazıları içten bazıları dıştan gelen tüm bu tehditlerle başa çıkabilecek gücü olduğu müjdesi vermiyor. Her biri gerek fert gerek grupsal varlık gibi Arap varlığını tehdit ediyor. Yani Arap güvenliğinin gerçekten var olup olmadığı soru meselesidir."