Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, dinin, insanı ahlaki ve insani yönden olgunlaştırmayı hedefleyen, insan-ı kamil yolunda, ona rehberlik yapan bir rahmet, kurtuluş ve diriliş çağrısı olduğunu söyledi.
Diyanet İşleri Başkanlığı'nca düzenlenen 4. Din Şurası Bilkent Otel'de başladı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç, Cemil Çiçek, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Devlet Bakanları Hayati Yazıcı, Selma Aliye Kavaf, Faruk Çelik ve Mehmet Aydın'ın katıldığı şura, İstiklal Marşı ve Kur'an-ı Kerim okunarak açıldı.
Bardakoğlu, açılış töreninde yaptığı konuşmada, Şurada ''Din ve toplum'' üst başlığı altında, ''Sosyal problemler karşısında din ve diyanet'' konularının ele alınacağını bildirdi.
Dinin, insanı ahlaki ve insani yönden olgunlaştırmayı hedefleyen insan-ı kamil yolunda, ona rehberlik yapan bir rahmet, kurtuluş ve diriliş çağrısı olduğunu belirten Ali Bardakoğlu, ''Dinleri deruni ve külli muhtevasından kurtarıp, kuru ideolojik bir söylem stoku olarak değerlendirmeyi ya da dine kültürel bir obje olarak bakmanın maliyeti oldukça ağır olmuştur'' dedi.
Bardakoğlu, günümüzde din konusunun her zaman bir laiklik tartışmasıyla birlikte ele alındığını hatırlatarak, ''Öncelikle laiklik tüm dinleri hesaba katan bir denge arayışının nitelikli bir ürünüdür. Laiklik, devletin herhangi bir dinle kendi gerekliliklerini karşılayacak bir talepkarlık içerisinde ilişkiye geçmemesini, toplumun dinle kuracağı bağlara müdahale etmemesini öngören, hatta bu sınırları garantiye alan, din de kamusal hayatı bütünüyle kuşatan siyasi proje kılınmasını önleyen bir kontrat olarak okunmalıdır'' değerlendirmesinde bulundu.
Diyanet İşleri Başkanı Bardakoğlu, devletin laik yapısı ile toplumun dini hassasiyetleri arasında tansiyona ve gerilime yol açacak, insanları birinden birini tercihe zorlayacak söz tavır ve davranışlardan kaçınmanın herkese düşen ortak bir vecibe olduğunu vurguladı.
''LAİKLİK, DİNE KARŞI TUTUMLARIN REFERANSI OLMAMALIDIR''
Çağın yarattığı sorunlar karşısında dinin çözüm yolunda ne gibi alanlar açtığı, ne gibi öneriler sunduğu konusunda ''Derin okumalara'' ihtiyaç bulunduğuna dikkati çeken Bardakoğlu, ''Artık bu çağda laikliğin, dinle toplum, dinle devlet arasında sık sık tekrarlanan tartışmaların parçası ya da dine karşı tutumların referansı olmaması gerekir. Dini konuları her türlü siyasi mülahazanın ve çıkar hesabının üstünde tutarak ele almamız sadece laikliğe değil dine saygının da gereğidir'' diye konuştu.
Ali Bardakoğlu, bugün dinin herkese ait kesintisiz bir değer ve gerçeklik olduğunu fark ederek ortak kader, birlik ve huzur için dinin ne imkanlar sunduğunun konuşulması gerektiğini bildirdi.
Küreselleşmenin, mahalli kültür ve değerleri ''Adeta buharlaştırıp geleneksel algı ve anlayışları örselediği'' bir zamanda, din ve toplum konusunun ele alınmasının önemini vurgulayan Bardakoğlu, ''Şiddet ve terörün bütün dünyayı tehdit ettiği, Müslüman toplumları ise can evinde tedhiş ettiği bir süreçte, maddi ve dünyevi olanın belirleyici olduğu ilişkiler ağının hepimizi bunalttığı, kimsesiz ve güçsüzü yalnızlığa ve kaderine terk ettiği bir dünyada, elbette din bilginlerinin ve diyanetin din ve toplum konusunda söyleyecekleri vardır. İşte 4. Din Şurası buna fırsat sunmaktadır'' dedi.
Diyanet İşleri Başkanı Bardakoğlu, ''İslam'ın, Yahudi ve Hristiyan geleneklerin muhatap olduğu suçlamalara ortak edilmesi, batılılaşma politikalarımızın en sorunlu alanlarından biridir'' görüşünü dile getirdi.
AA