Haaretz gazetesinde çıkan makalesinde Laor şöyle dedi: "Uluslararası camianın suskunluğu ve Amerika'nın İsrail lehine işleyen vetosu, İsrail yönetiminin Gazze'yi kameralar karşısında hiç çekinmeden kuşatmasını ve ardından da ona karşı geniş çaplı bir savaş başlatmasını sağladı."
Fakat Goldstone Raporu'nun yayınlanmasının ardından işgal yönetimindeki bütün idarecileri büyük bir korku sardığını belirten Laor, makalesine şu satırlara yer verdi: "Uluslararası basın kuruluşlarıyla insan hakları örgütlerinin İsrailli liderlerin Gazze'de insanlık ve savaş suçu işlediklerini gündeme getirmelerinin ardından, uzun yıllar uluslararası camiayı hafife alan liderlerin ülke dışına çıkmalarını engellemeye başladı. Abbas'ın Goldstone Raporu'na olan desteğini çekip, raporun BM'ye bağlı İnsan Hakları Komisyonu'nda gündeme alınmasının ertelenmesinin Siyonistleri büyük bir sorundan kurtardığı noktasında siyasi gözlemciler, araştırmacılar ve hukukçular hemfikirler."
Kudve'den "erteletme" suçlaması Abbas büyük bir skandala imza attı
Fetih Merkez Yürütme Kurulu üyesi Nasır el-Kudve, Siyonistleri Gazze'de savaş suçu işlemekle suçlayan Goldstone Raporu'nun BM İnsan Hakları Komisyonu'nda görüşülmesinin erteletilmesinde sorumluluğun tamamıyla Mahmud Abbas ve Ramallah yönetimine ait olduğunu belirterek, bu hususta Arap ülkelerinin hiçbir müdahalesinin olmadığını kaydetti.
Kudve, el-Arabiyye televizyonuna yaptığı açıklamada, "Konu Filistin davası olunca, kararın Ramallah yönetimi tarafından verildiği bilinen bir gerçektir. Verdiği kararda kendisine destek verenlere teşekkür etmesi de bu yönetimin karar vermede tek başına hareket ettiğini gösteriyor" dedi.
Büyük bir önem arz eden raporun erteletilmesinin büyük bir hata olduğunu belirten Kudve, bu konuda Amerika'nın büyük bir baskı kurduğunu ifade etti.
Başkanlık süresi bitmiş olan Mahmud Abbas'ın ortaya çıkan skandal üzerine Filistin halkının tepkisini azaltmak için raporun ertelenmesine Arap devletlerinin neden olduğunu iddia etmesi birçok Filistinli yetkili tarafından yalanlandı ve bu konudaki sorumluluğun birinci derecede Mahmut Abbas'a ait olduğu dile getirildi.