$

Dolar

46,4690

Euro

52,9308

£

Sterlin

61,4249

Frank

57,3926

Gram Altın

6.139,4100

Bitcoin

2.899.842

$

Dolar

46,4690

Euro

52,9308

£

Sterlin

61,4249

Frank

57,3926

Gram Altın

6.139,4100

Bitcoin

2.899.842

Dünya

Irak ve tsunami felaketi

Arap basınında bugün işgal altındaki Irak, Mübarek'in çok önemli Washington ziyareti ve Lockerbie davası sanıklarından El-Megrahi'nin salınıp salınmaması meselesi gündeme oturuyor.

18.08.2009 - 13:53
Timeturk Editör
Irak ve tsunami felaketi
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Leyla Ebumellal / TIMETURK

Arap basını bugün 6 yıldır işgal ve ardından gelen iç karışıklıklarla paramparça olan, Arapların dışarıdan seyretmekle yetindiği Irak sahnesini, Mısır cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in Amerika ziyaretini ele alıyor. Yapılan yorumlarda Mübarek'in ziyaretinin Arap Girişimi'ni ve Arapların İsrail ile çatışmada konumlarını yansıtması açısından büyük önem taşıdığı ifade ediliyor. Gündemde yer alan bir başka konu ise 1988 yılında İskoçya'nın Lockerbie kasabasında 103 sefer sayılı Pan-am yolcu uçağının havada infilak etmesinden sorumlu tutulan Libyalı mahkumun insani sebeplerle salınması kararından Amerika'nın müdahelesiyle vazgeçilmesi.

Daru'l Haliç gazetesi bugünkü "Irak ve Tsunami Felaketi" başlıklı sürmanşetinde şu ifadelere yer veriyor: "Iraklılar ne zamana kadar bölgelerinde, şehirlerinde, köylerinde, sokaklarında, evlerinde, ibadethanelerinde, kurumlarında, okul ve üniversitelerinde kendilerini Mart 2003'te Amerikan-İngiliz saldırısı başladığından beri açık mezbahada kovalayan ölüm bombaları nedeniyle akan kanları üzerine uyuyup uyanacak? Bunu da Iraklıların göğüslerine fitne, kargaşa ve şiddet yerleştiren işgal izledi.

Savaş, işgal ve kaosla ibtila olan Irak hala ağır bedel ödüyor. İşgal, kaos, Irak'taki yatay ve dikey bölünme, bu ülkeye ve birliğine karşı entrikalar, bu ülkenin durumu karşısında öldürücü Arap yokluğu olduğu hal üzere devam ettiği müddetçe bir umut ışığı görünmüyor.

Acaba Araplar vakit geçmeden Iraklıları işgalden ve ülkeye saldırıldığından beri kendilerini vuran Tsunami felaketinden kurtarmak için durumun farkına varacak mı?".

MÜBAREK'İN WASHİNGTON ZİYARETİNE BAĞLANAN UMUTLAR

Mısır'dan yayımlanan El-Ehram gazetesinin gündeminde bugün doğal olarak Mısır cumhurbaşkanının Amerika gezisi yer alıyor. Gazete "Mübarek ve Obama Zirvesinde Yaratıcı Diyaloglar" başlığı altında şu ifadelere yer veriyor: "tüm siyasi ölçülere göre cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek ile Amerika başkanı Barack Obama arasında bugün yapılacak zirve Orta Doğu bölgesinin gidişatı ile ilgili olması ve Filistin sorununun çözülmesi için bölgesel ve uluslararası çabaların sarfedildiği bir zamanda gerçekleşmesi nedeniyle büyük önem taşımaktadır. Bu zirvenin önemini ortaya koyan noktalardan biri ise Amerikan başkanının Orta Doğu'da barış için Amerika'nın planını gelecek ay sunacak olması.

Tartışmasız başkan Mübarek'in başkan Obama ile geçen Haziran ayının 4'ünde Kahire zirvesinde gerçekleştirdiği görüşmeler ve bölgede barış süreci üzerine müşaverelerinin devam etmesi Amerikan idaresinin barış süreci ile ilgili konumun şekillenmesine katkıda bulundu. Bugünkü Washington zirvesi de Amerikan planının sunulmasından önce bu müşaverelerin tamamlayıcısı niteliği taşıyor.

Yukarıda bahsi geçenlerin ışığında şunu diyebiliriz ki bugün iki başkan; Mübarek ve Obama arasında gerçekleşecek Washington zirvesi, Mısır ve Amerika arasındaki ilişkilerin güçlenmesini sağlayacak, Filistin sorunun halline imkan verecek, bölgedeki krizlerin diyalog ve diplomatik çabalarla çözülmesini sağlayacak türden yaratıcı ve olumlu diyaloglara sahne olacak".

WASHINGTON ZİRVESİNDE ARAP KONUMU ORTAYA KONACAK

Ürdün'den yayımlanan El-Düstur gazetesi de bugünkü yorumunda "Mübarek'in Arap Girişimini Sağlamlaştırmak İçin Washington Ziyareti" başlığı altında Mısır cumhurbaşkanının Amerika gezisi ele alınıyor. Yorumda şöyle deniyor: "Mısır cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in Washington gezisi Arap Girişimi'ni ve Arapların Arap-İsrail çatışmasındaki konumunu sağlamlaştırıp derinleştirmek için gerçekleşiyor olması açısından önem kazanmaktadır. Kral 2.Abdullah bu konumu Amerika başkanı Obama ile görüşmesi esnasında kendisine iletmiş ve Amerikan yönetiminin iki devletli çözüm ve yerleşimin durdurulması şartlarının yanında durmasını sağlamıştı. Amerikan başkanı da bunu Kahire Üniversitesi'nde yaptığı meşhur konuşmasında onaylamıştı.

Özetle: Mısır cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in Amerikan başkanı Obama ile görüşmesi, Amerika yönetiminin Arap-İsrail çatışmasını iki devletli çözüm ve yerleşimin durdurulması anlayışı üzerine çözmek için aktif şekilde çalıştığı bir zamana denk gelmesinden ötürü de önemlidir. Aynı zamanda Kral 2.Abdullah'ın tüm ümmeti temsilen Amerikan başkanına taşıdığı Arap Girişimi ve Birleşmiş Milletler kararları üzerine kurulu Arap konumunu da yansıtmaktadır. Bu da ümmetin adil barışın yanında olduğunu göstermekte, İsrail'in iddialarının ve evrakları yeniden karıştırma girişiminin sadece planlarını ve düşmanca hedeflerini gerçekleştirmek için olduğunu ortaya koymaktadır".

LOCKERBIE DAVASI SANIĞI SİYASİ BİR OYUNUN KURBANIDIR

Son olarak Londra'dan yayımlanan El-Kudsu'l Arabi gazetesinin "El-Megrahi'nin Salınması İnsani Bir Meseledir" başlıklı yorumunda şu ifadeleri okuyoruz: "Lockerbie davası sanıklarından mahkum Libyalı Arap Abdülbassit Ali El-Megrahi'nin salınması meselesi haklı görülemez bir belirsizlik hali taşıyor. Bazen insani nedenlerle salınmasının yaklaştığı haberleri yayılırken bazen de dış müdaheleler; özellikle de Amerika'nın girişimiyle tüm umutlar suya düşüyor.

Ne yazık ki İskoç hükümetinin Amerika'nın bu müdahelesini hoşgörüyle karşıladığı görülüyor. İskoç hükümeti kararından döndü. Bu karara göre El-Megrahi yarın (Çarşamba günü) salınacaktı ancak hükümet tarafından -karardan vazgeçildiği için- böyle bir açıklama yapılmadı. İngiliz gazetelerine göre İskoçya'nın ilk bakanı Mr.Alex Salmond, El-Megrahi'nin uluslararası tepkilere yol açacak türden insani sebeplerle salınacağı kararını bildirmek için adalet bakanını çağırttı.

Hillary Clinton'un aldığı konum ise garip görünüyor. Konumu, siyasi bir oyunun hatta büyük bir yalanın kurbanı olan bir adama karşı hiç de insani olmayan niyetler içeriyor.

Margaret Thatcher, Libya'yı en zayıf halka olduğu ve Batı'da imajı kötü olduğu için vurduğunu itiraf etmişti."

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın