$

Dolar

47,9147

Euro

55,5063

£

Sterlin

64,8964

Frank

58,9357

Gram Altın

6.737,1900

Bitcoin

3.009.443

$

Dolar

47,9147

Euro

55,5063

£

Sterlin

64,8964

Frank

58,9357

Gram Altın

6.737,1900

Bitcoin

3.009.443

Türkiye

Afgan yarışı Karzai için çekişmeli geçiyor

Tüm bu tezgahların arkasındaki zalim gerçek Afgan milletinin ümitsizce etnik çizgiler arasında bölündüğüdür. Seçim kampanyası yavaş yavaş ilerleyen etnik kutuplaşmayı şiddetlendirdi.

17.08.2009 - 09:56
Timeturk Editör
Afgan yarışı Karzai için çekişmeli geçiyor
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

M K Bhadrakumar*

Afganistan'ın Kuzey ve Batı bölgelerine dağıldıkça Taliban'ın eylemleri haber başlıklarını işgal ediyor. Taliban'ın bölgeyi istalasından ve şehir merkezindeki merkez binaya saldırısını takiben geçen Çarşamba Kuzey Kunduz bölgesindeki Dasht-e-Archi ilçesinin polis şefinin öldürülmesi şaşırtıcı bir haber olarak geldi. Hatrısayılır sayıda "yabancı savaşçı" Özbekistan'daki Ferghana Vadisine ulaşma niyetiyle kuzeye hareket etti.

Kuzeydeki Pashtun (Peştun) yerleşimlerinin yabancılaşması, Amu Darya bölgesindeki Özbekler ve Tacikler arasındaki ayrılık ve Raşid Dostum'un Jumbish'inin sürekli dağılması Taliban'a yardımcı olan faktörlerden. Genel olarak değerlendirildiğinde, 20 Ağustos'daki Afganistan'da gerçekleştirilecek başkanlık seçimlerinde bölgenin jeopolitiğinin büyük önemi olduğu kabul ediliyor.

Karzai ikinci tura kalabilir

Fakat sonucu önceden belli olduğu düşünülen seçim heyecanla bekleniyor. Son haftada Başkan Hamid Karzai'nin yeniden seçilmesini hedefleyen seçim kampanyası Washington'daki eski yol göstericilerinin oluşturduğu bir tehdit ile karşı kaşıya.

İlk turda Karzainin bir şekilde zaferinin kesinliğinin düşmesinden emin olmak için, yani ikinci bir turu gerekli kılması için ABD artçı bir yıpratma savaşı sürdürüyor. Karzai'ye karşı en son engel Almanya'nın Stern dergisindeki İngiliz özel birliklerinin üvey kardeşinin binasından "tonlarca" afyonu ele geçirdiğine dair sansasyonel rapordur. Bu rapor şiddetle yalanlandı, fakat bir kez hasar verilmişti. Karzai'nin itibarına bir çentik daha atıldı.

Karzai'nin siyasi şöhretinin sistematik olarak "azalması" mevkiini aşındırdı. ABD kaynaklı bir oy yoklamasında Karzai'nin sadece %36 oy toplayabileceği sonucu ortaya çıktı. Bu sonuç kesin bir zafer için gereken %50'lik oy oranından çok aşağıda. Afganistan'daki İngiliz Büyükelçisi, Mark Sedwill geçen hafta Londra'da seçimlerin ikinci tura gidebileceği tahmininde bulundu. Kabil'de bir Avrupa Birliği yetkilisi gizli olarak Bağımsız Seçim Komisyonunun ikinci tur oylaması için çalıştıklarını kabul etti.

Aynı zamanda, Karzai üzerine şiddetli medya saldırısı devam ediyor. New York Times dergisinden Elizabet Rubin batılı bir istihbarat görevlisinin "Karzai ailesinin ellerinde afyon ve kan var... Tarih bu dönemi analiz ettiğinde ve ailesine baktığında, Batının bu aileyi tolere etmesinden dolayı tolere edilen geniş bir yolsuzluğu ortaya çıkarmış olacaktır." dediğini aktardı.

Pentagon tarafından şu anki durumun gözden geçirilmesi hazırlıklarında ABD komutanı General Stanley'e yardımcı olmak için yakın zamanda Afganistan'ı ziyaret eden Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar merkezinde üst düzey dış politika analisti Anthony Cordesman Times gazetesinde Karzai hükümetinin "bozulmuş, büyük şekilde aşırı merkezileşmiş, kapasiteden yoksun ve fiilen Afganistan'ın geniş kesimlerinden uzak" olduğunu yazdı. Geçen hafta Washington Post'taki bir makalede Afganistan'daki ABD büyükelçisi Karl Eikenberry dikkat çekici bir şekilde Karzai'den ABD'yi uzak tuttu.

Merkezi başkomutan General David Petraus'un Irak'taki eski isyan bastırma danışmanı David Kilcullen geçen hafta Afganistan'a yaptığı bir ziyaret sonrası Washington'daki tesirli ABD Barış Enstitüsünde yaptığı konuşmada Karzai'nin kendisine John F. Kennedi yönetimi sırasında 1963 yılında gerçekleştirilen ABD destekli bir askeri darbede Saigon'da öldürülen ve iktidardan indirilen Güney Vietnamlı başkan Ngo Dinh Diem 'i hatırlattığını söyledi.

McChrystal'ın ekibine katılacağı ima edilen Kilcullen seçim sonrası darbe potansiyelinin altını çizerek "Karzai etkisiz görünüyor, ailesi yolsuzluğa bulaşmış; nüfusun büyük bir oranına oldukça yabancı. Paronayak, hezeyanlı ve gerçeklikten uzak görünüyor. Bunların hepsi 1963 yılında Başkan Diem hakkında söylenenlere benziyor." dedi.

Geçtiğimiz hafta ABD başkanına AfPak stratejisi ilerleme raporunu sunması beklenen McChrystal Savunma Bakanı Robert Gatez ile bir önceki hafta Belçika'da gerçekleştirilen gizli bir toplantıya çağrıldı ve Genel Kurmay Başkanı Mike Mullen'e daha fazla beklemesi ve raporunu 20 Ağustos seçim sonuçlarından sonra hazırlamasını söylendi.

Şüphesiz, Afgan kalaydoskopu başdöndürücü bir hızla değişiyor. Kabil'e döndüğünden beri McChrystal yakın gelecek ile ilgili Afgan durumunu abartan bir medya röportajı yaptı. Birinci sınıf bir "politik hayvan" - belki de tüm iyi askerlerin olması gerektiği gibi - Amerikan kamuoyunu bazı zor kararlar için hazırlıyor gibi görünüyordu.

... ABD muhaliflerini desteklerken

Afgan seçim arenasında ABD'nin tercih ettiği adayların eski Dünya Bankası görevlisi ve maliye bakanı Ashraf Ghani ile eski dışişleri bakanı Abdullah Abdullah olduğu zaten ortadadır.

Ghani en büyük ve en güçlü Peştun aşiretlerinden biri olan Ahmadzai aşiretinin soyundan bir aristokrattır. Ghani'nin büyükbabası Kral Muhammed Nadir Şah'ı(Kral Zahir Şah'ın babası) 20. Yüzyılın başında iktidara getirmişti. Ghani'nin kardeşi Hashmat (Haşmet) Ghani şu anki Kuschi'lerin meclisinin başkanı ve tüm Afgan nüfusunun nerdeyse dörtte birine aşiret temsilcisi olarak hizmet etmektedir.

Böylece Gani'nin daha önce 2004 seçimlerinde olduğu gibi Karzai'ye gidecek olan Peştun oylarını böleceği kesin. Peştunlar nerdeyse Afgan nüfusunun %45'ini oluşturuyor.

Aynı şekilde, yarı Tacik ve vahşice öldürülen Kuzey İttifakı kumandanı Ahmed Şah Massoud (Mesud)'un bir yardımcısı olan Abdullah, Karzai'nin başkan yardımcısı adayları olarak Muhammed Fehim ve Karim Halili'yi seçmesi sayesinde toplamayı umduğu Kuzey İttifak oylarını dağıtmak konusunda kendine güveniyor. Abdullah özellikle Şah Mesud'un merkezi grubunda halkla ilişkiler adamı olduğundan ve Panjshiriler (Pencşiriler) arasındaki halk desteğinden mahrum kaldığından dolayı kazanılması umud edilmeyen ancak başarılı olabilecek bir aday. Fakat o Mesud'un mavi gözlü, yarı Tacik ve karizmatik adamıydı. Fehim'i yenme kapasitesi tartışmalı, ancak Panjshiriler bugün oldukça bölünmüştür.

Yine, Karzai'ye destek taahhütü veren Afgan Özbek lideri Raşit Dostum, Amerikalılar tarafından Türkiye'den Mezarı Şerif'e dönüşünden destekçilerini toplayana kadar Amerikalılar tarafından sıkıştırıldı. Yokluğunda Jumbish belirsizlik içindeydi ve Abdullah bundan yararlanmak istedi. Özetle Abdullah keyifle Kuzey İttifak gruplarını ve aksi takdirde Karzai-Fehim-Halili aday listesi arkasında toplanacak olan eski Mujahideeni yanına çekiyor.

Amerikan tahmini Karzai'nin bir ikinci tura zorlanması durumunda Karzai karşıtı oyların birleşeceği yönünde. Özellikle Abdullah ile olan bir çekişmede. ABD hükümeti destekli medya kuruluşları Abdullah'ın propogandasını yapmaya başladı. Methedilen bir yorum:

Birçok Afgan Karzai hükümetini bozan verimsizlik ve yolsuzluk karşısındaki hayal kırıklıklarını açığa vururken, Abdullah "umut ve değişiklik" pankartı altında koşuyor ve bir şeyleri değiştirebileceği yönünde son derece kararlı... Abdullah "cihadi" geçmiş ve modern dünyanın entegrasyonu ile rahat modern Afgan imajını hedefliyor. Onunla yakın olarak çalışan insanlar onun liderliğini ve diplomatik becerilerini övüyorlar... Yenmesi güç bir siyasi makinenin arkasında, Abdullah Karzai'yi ikinci tura zorlayacak en iyi şansa sahip olan adam olarak görülüyor ...

"İran'a benzer" bir durum ortaya çıkabilir

Beklendiği üzere, Abdullah Ghani'ye Washington'un istediği siyasi bir dönüşüm çizgisinde başbakan olarak yeni hükümette görev teklif etti. (Karzai de benzer bir teklif yapmıştı fakat Ghani kamuoyu önünde bununla alay etti.)

Aynı şekilde, Washington Taliban ile uzlaşma geliştirmesi konusunda Abdullah'ın diplomatik becerilerine güveniyor. Abdullah 2007 yılında Afganistan - Paskitan bölgesel barış konseyine (jirga) Afgan heyetini yönlendirmişti ve İslamabad onu kabul ediyor. Yarı Pashtun (Peştun) olan Abdullah 2001 sonrası siyasi kariyerininin ABD himayesine ve Pakistan onayına bağlı olduğunu yeterince erken farkedecek kadar kurnazdı. Böylece 2002-2006 yılları arasındaki dışişleri bakanlığı süresince kartlarını ustalıkla oynadı.

Karzai Abdullah'ın büyüyen hırslarını gördü ve 2006 yılında Washington'da zamanın genel sekreteri Condoleezza Rice'ın davetindeyken onu görevden uzaklaştırdı. Abdullah'ın siyasi yaşamı çok erken bitmiş gibi göründü. Fakat o 2008 yılında Amerika'ya yeniden doğan bir Afgan devlet adamı olarak dönmesi için davet eden Amerikalılar tarafından tekrar gün ışığına çıkmak için çağrılana kadar gölgelerde oyalandı ve ona politika enstitüleri ve siyasetçiler tarafından rağbet gösterildi. O zamana kadar Karzai'ye inancını kaybeden Amerikalılar kabiliyet keşfine çıkmaya başlamışlardı ve dikkatlica Abdullah'ın Afgan siyasi tiyatrosundaki merkez sahneye yeniden girişini düzenlediler.

Böylece Abdullah Aralık 2001'deki Bonn Konferansında ilk olarak adını Afganistan'ın geçici başkanı olarak önerdiği Karzai ile yakın birlikteliğini bitirdi. Daha da önemlisi, 1990'lardaki Taliban karşıtı direnişindeki anahtar oyuncu mirasını da bıraktı. Yerine ABD ve Pakistan düşüncesine uyan Taliban ile uzlaşma için hevesli bir barış yanlısı olarak ortaya çıktı.

Karşılaştırıldığında, Karzai'nin Rusya ve İran'a yakın olan kendi partisinden seçime kalan adayları Fehim ve Halili "ılımlı" Talibana kuşkucu bakmaya devam ediyorlar. ABD Kuzey Atlantik Paktı Örgütü (NATO) ile büyüdüğü ve Rusya'ya (ve Çin'e) karşı ket vurma stratejisi Orta Asya bölgesinde güç kazandığı bir zamanda, Washington açıkça Rusya'nın büyümesine ve Kabil'de İran etkisine meydan veremez. Fehim'e çok iyi planlanmış bir suikast girişiminde bulunuldu. Taliban karşıtı sağlam duruşu askeri ve istihbarat temeli ve bölgesel merkezlerdeki ağları gözönüne alındığında Fahim İslamabad'da güçlü antipati duygularını harekete geçiriyor.

Böylece aşırı bir değişkenlik dönemi geliyor. Karzai sürekli Batı medyası saldırısına rağmen havlu atmayı reddediyor. Bu problemin yükseldiği nokta. Abdullah'ın tarafı açıkça eğer Karzai 20 Ağustos'ta zafer elde ederse, Kabil'de "İran'a benzer bir durum" yaratma tehditinde bulunuyor.. Eğer şiddet çıkarsa, Tacik hakimiyetindeki Afgan güvenliği durumu kontrol etmek için zorlanacak ve bu durumda çok tartışmalı olan yabancı güçler müdahale etmek zorunda kalabilir.

Diğer taraftan, eğer ikinci bir tur gerekli olursa, Ekimin sonlarından daha erken olamayacak bir tarih ayarlanması gerekir. Aynı zamanda, ABD tarafından zımni bir şekilde desteklenen Abdullah-Ghani birleşimi yönetiminin sona erdiği 20 Ağustostan sonra bile hükümeti yürütecek olan Karzai'nin meşruluğuna meydan okuyacağı kesin. Fakat Karzai kesinlikle onu indirecek her türlü talebe direnecektir.

Tüm bu tezgahların arkasındaki zalim gerçek Afgan milletinin ümitsizce etnik çizgiler arasında bölündüğüdür. Seçim kampanyası yavaş yavaş ilerleyen etnik kutuplaşmayı şiddetlendirdi. Her siyasi mesele bugün etnisiteyi kullanıyor. ABD bunu öngörmeliydi ve bir seviyedeki oyun sahası yaratmada başı çekmeliydi fakat yerine Karzai'yi yerinden etmeye odaklandı. Böylece, bugün muhalif rakiplerin erdemli bir şekilde açıklanan sonuçları kabul edeceğinden emin olacak hiçbir hakem yok - ne ABD ne Birleşmiş Milletler ne de NATO - Afgan pazarı öyle ya da böyle Amerika'nın önceliklerine göre seçim sonuçlarını ayarlayacağına inanmış görünüyor.

Aynı zamanda Pakistan istihbaratının rolü karanlık bir sır olarak duruyor. İslamabad için bu büyük bahisli bir oyun. Ghani, Ahmadzailerin önemli bir bölümünün Veziristan'da Durand Çizgisinin güneydoğu tarafında yaşamasından dolayı Pakistan'daki geniş akrabalığın keyfini çıkarıyor. Ayrıca o ve Abdullah Pakistan'da eğitildi. Ne zaman Pakistan Afgan gelişmelerine kayıtsız kalıyor gibi görünürse, şimdi olduğu gibi, endişe etmek için bir neden vardır demektir.

* Büyükelçi M.K. Bhadrakumar Hindistan Dışişleri'nde çalışan bir diplomat. Görev kapsamı Sovyetler Birliği, Güney Kore, Sri Lanka, Almanya, Afganistan, Pakistan, Özbekistan, Kuveyt ve Türkiye'yi içeriyor.

Bu makale Zeynep Güneş tarafından timeturk.com için tercüme edilmiştir.

T
Editör

Timeturk Editör

Yayın Tarihi 17.08.2009 09:56

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın