Irak Anayasası'nda 'Kürdistan Federe Bölgesi' olarak resmî bir sıfat kazanan Kuzey Irak, son dönemde oldukça hareketli bir sürece girmiş durumda. Şüphesiz bu hareketlilik, bölgenin kendi yerel canlılığından çok dışa açılma anlamındaki gelişmelerde yaşanıyor. Her şeyden önce bir 'Kürdistan' hayali taze olsa da artık Kürtlerin dillerine en çok doladıkları sözler geçim derdi, gelecek kaygısı ve demokrasi...
Mesela, 'Geleceğimiz için yüzümüzü nereye çevirelim?' sorusunu artık sıklıkla soruyorlar. İran, Suriye veya Arabistan'a mı, yoksa batıya açılan pencere olarak gördükleri Türkiye'ye mi? Aslında bu soru, halk nezdinde cevabını çoktan bulmuş. Geçmişte yaşanan gerilimli siyasete rağmen Kuzey Irak Kürtlerinin gözünde Türkiye bir hayal ülkesi ve önemli bir kapı. Bu nedenle Türkiye ile ilişkilerin sıkı tutulmasından yanalar. Brüksel merkezli düşünce kuruluşu Uluslararası Kriz Grubu (ICG), Iraklı Kürtlerin ABD'nin bölgeden çekilmesinden sonra Türkiye ile birleşmek isteyeceğini iddia eden bir rapor yayımladı. Kürtler, Türkiye ile fiziki olarak birleşmek istemese de Türkiye'nin kendilerine hamilik yapmasını arzuluyor. Ancak tek sorun Kerkük'ün statüsü. Çünkü Kürtler, Kerkük'ün kendi yönetimlerine verilmesini istiyor veya Kerkük üzerinde geniş haklar elde etmeyi planlıyor. Bunun çözülmesi hâlinde Türkiye'nin yapacağı hamiliğe 'evet' diyecek Kürtlerin sesi daha gür çıkacak. Çünkü Kuzey Irak Kürtleri ile Türkiye arasındaki en büyük yara olan PKK konusunda yerel yönetimin Türkiye ile işbirliğine girmesi gerilimli siyaseti şimdilik ortadan kaldırmış durumda. Zaten hem Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) lideri Mesud Barzani hem de Kürdistan Yurtseverler Biriliği (KYB) Başkanı Celal Talabani artık PKK'nın kendi topraklarından çıkmasını istiyor.
Tam da bu gelişimler yaşandığı bir sırada Kuzey Irak'ta ilk kez büyük bir seçime gidiliyor. 25 Temmuz'da yapılacak Kürdistan Parlamentosu ve Bölge Başkanlığı seçimleri değişik sonuçlara gebe. Lakin bu seçim, aşiret geleneklerine göre yönetildiği söylenen bölgede aynı zamanda demokrasinin ne kadar işler hâlde olduğunu gösteriyor. Çünkü seçime parti yerine listeler giriyor ve 25 ayrı liste bu seçimde yarışacak. Seçim sonuçları aynı zamanda Türkiye'yi de ilgilendiriyor. Çünkü parlamentodaki sandalye sayısına göre Kuzey Irak'ın Türkiye ile olan ilişkileri şekillenecek.
Bölgede iki büyük güç olan Barzani ve Talabani'ye alternatif güçlerin ortaya çıkma ihtimali de söz konusu. Kuzey Irak'ta yayın yapan Rudaw Gazetesi'nin yazarlarından Hemin Aziz, seçimin farklı sonuçlar çıkaracağını düşünüyor: "Bence artık farklı güçler ortaya çıkacak. Yeni isimler Kürt siyaseti açısından ön plana çıkacak. Bu demokrasi açısından iyi ve Kürtler demokrasinin gelişmesini istiyor. Türkiye ile ilişkilerin güçlenmesini isteyenler olduğu gibi buna karşı çıkanlar da var."
Peki, kısa bir süre sonra yapılacak seçimler nasıl bir tabloya gebe? Kürdistan Parlamentosu'nda 111 sandalye bulunuyor. Bunun 5'i Türkmenlere, 5'i Hıristiyanlara, 1'i de Ermenilere ayrılmış. Geriye kalan 100 sandalye Kürt siyasi oluşumlar arasında paylaşılıyor. Asıl çekişme Kürtler arasında. Celal Talabani'nin partisi KYB ile Mesud Barzani'nin lideri olduğu KDP seçime birleşerek tek liste hâlinde girme kararı aldı. İki güçlü lider seçim afişlerinde at amblemini kullanıyor (Demokrat Parti'nin kıratına benziyor).
Aslında at deyip geçmemek lazım. Zira atın simge olarak tercih edilmesinin altında hem korku hem de geçmişe atıf var. Çünkü Barzani ve Talabani at simgesiyle geçmişe atıf yaparak korkularını yenmek istiyor. Zira KDP ve KYB çok iyi biliyor ki bu zamana kadar iyi giden siyasi liderlikleri sallantıda. 'At bir çıkış olabilir mi?' sorusunun cevabı şimdilik net olmasa da iki parti de gücünü ciddi derecede yitirecek gibi. Kürtlere göre yelesi kabarık at halk ayaklanmasını temsil ediyor. Yani geçmişte peşmergenin verdiği mücadeleye atıf yapılıyor. Ancak atın yeniden siyasete girmesi, hem halk ayaklanmasını hem de yeniden yapılanma ve demokrasi ayaklanmasını sembolize ediyor. Bu yüzden geçmiş ile gelecek atın yelelerine bağlı. Çünkü atın yeleleri dalgalanırsa Barzani ve Talabani yerlerini koruyabilecek. Ama rakipler de bu sefer boş değil. Tahminlere göre iki partinin birleşik listesi 55-60 kadar sandalye kazanabilecek. Barzani ve Talabani'ye en büyük rakip yine kendi partilerinden ayrılanlar. KYB'den ayrılan Neşirvan Mustafa ile KDP'den ayrılan Cevher Namık'ın listesi 25 sandalye elde etme potansiyeline sahip...
(zaman)