$

Dolar

46,4792

Euro

53,3552

£

Sterlin

61,5968

Frank

57,6227

Gram Altın

6.205,5000

Bitcoin

2.976.604

$

Dolar

46,4792

Euro

53,3552

£

Sterlin

61,5968

Frank

57,6227

Gram Altın

6.205,5000

Bitcoin

2.976.604

Dünya

Ne düşman, ne arkadaş

Obama'nın Moskova ziyareti gerçekte ne sağlayacak?

09.07.2009 - 12:17
Timeturk Editör
Ne düşman, ne arkadaş
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Vladimir Putin'in ABD Başkanı Obama'ya verdiği cevap çevirmenleri şaşkına çevirmişti. Moskova zirvesi öncesinde Obama, Rusya Başbakanı'nın bir ayağının eski diğer ayağının yeni yolda olduğunu söylüyordu. İşte Putin de sert bir sesle, "Vraskoryachku'ya izin veremeyiz" demişti. Bu çok seyrek kullanılan deyiş "biçimsiz bir durum" anlamına geliyor, ama anadili Rusça olan biri bile bu deyişin ifade ettiği durumu kafasında canlandıramaz. Bazıları için zorla seks anlamına, bazıları için de çarpık bacaklılık anlamına geliyor. En iyi çeviri ise BBC Rusça Servisi'nin yapımcısı tarafından Facebook'a koyulan: Bir bacak burada, bir bacak orada, arka taraf tehlikede. Bu gizemli soyutlama en çok Obama'nın Rusya ziyaretine öncesinde ne yazacağını bilmeyen ve ABD-Rusya ilişkilerinin gerçek doğasını çözmeye çalışan gazetecilere yaradı. Pazartesi günü (6 Temmuz) taraflar bir mutabakat görüntüsü verdilerse de gerçek şu ki ikisinin durumu da vraskoryachku -yani ne düşmanlar ne de arkadaş. Ve aslına bakılırsa, aralarında bir ilişki bile yok.

Buraya nasıl gelindi? Geçen kış Joe Biden Rusya'yla ilişkilerin baştan ele alınmasını önerdi ve Obama başkanlık koltuğuna oturduğunda işler bir süre yolunda gidecek gibi görünüyordu. Mayıs ayında "baştan ele alma" gündemine Afganistan ve İran'da işbirliği, Somali'deki korsanlara müdahale ve Rusya'nın Dünya Ticaret Örgütü'ne girişi dahil edildi

Ama Obama'nin ziyaretinden önceki haftalara bir dizi terslik damgasını vurdu. İran'daki olaylı seçim, Rusya ve ABD'nin demokrasi ve renkli popülist devrimler konusunda birbirinden ne kadar uzak olduğunu gözler önüne serdi. Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ı kuşkulu zaferinin ardından kabul eden ilk dünya lideri oldu. Kısa bir süre sonra da Rusya, geçen ay İtalya'da yapılan G8 dışişleri bakanları toplantısında kaleme alınan açıklamayı yumuşatmak için elinden geleni yaptı.

Hemen sonra Kırgızistan, Rusya'dan alacağı borca karşı kapatılacağı teminatını vermiş olmasına rağmen, ABD Silahlı Kuvvetleri'nin topraklarında bir askeri üsse sahip olmasına izin vereceğini açıkladı. Bu adım Moskova'yı, Putin'in deyişiyle vraskoryachku durumuna soktu. Adı açıklanmayan Rus dışişleri yetkilileri gazetelerde yayınlanan röportajlarda ateş püskürdü, Medvedev ise Amerikalılarla anlaşma öncesinde pazarlıklarını yaptıklarını söyleyerek görüntüyü kurtarmaya çalıştı. Bu arada ABD'nin Afganistan'daki askeri komutası, afyon tarlalarını imha etmeye son vereceklerini açıkladı. Bu, Rusya üzerinden uyuşturucu trafiğinin 2009'da artabileceği anlamına geliyor. Moskova ne zamandır koalisyon güçlerini Afganistan'daki uyuşturucu üreticilerine karşı pasif davranmakla eleştiriyordu.

Ve son olarak Moskova, DTÖ üyeliğine -Belarus ve Kazakistan'ın da dahil olduğu- Gümrük Birliği'nin bir parçası olarak aday olduğunu açıklayarak birçok ülkeyi şaşırttı. Daha önce birden fazla ülkenin bir blok olarak DTÖ'ye girmesi söz konusu olmamıştı ve üstelik Rusya'yla Belarus arasındaki ilişkiler şu anda ancak "korkunç" olarak ifade edilebilir (taraflar arasındaki süt savaşı daha yeni sona erdi). Rusya'nın DTÖ konusunda attığı bu son adımın, bu ülkenin şimdilik DTÖ'ye ihtiyaç duymadığı anlamına geldiği söylenebilir. Rusya'nın iş ve politika dünyasında pek çok kişinin DTÖ'ye katılmanın ulusal çıkarlara zararlı olabileceğini düşündüğü göz önünde bulundurulursa, bu bir anlamda şaşırtıcı da değil.

Asıl önemli meseleler şu baştan oluşturulan gündemden birer birer düşerken, ABD-Rusya ilişkileri daha az sorunlu bir alan olan nükleer silahsızlanmaya doğru kaydı. Nükleer silahlar, taraflar kullanmayı aklına bile getiremeyeceği için, zararsız bir sanal gerçeklik. Bu silahlar bir yığından diğerine taşınırken, geçen yıl Gürcistan'da yaşanan savaş ve Rusya'nın bölge egemenliği hamlesi gibi gerçek sorunlar göz ardı ediliyor.

Aslında silahsızlanma bile bir hayal ürünü. START-1 anlaşması, tüm füzelerin, uçakların ve denizaltıların, kapasitelerinin sonuna kadar savaş başlıklarıyla donatılmış olduğunu varsayıyor. Ama böyle bir durum iki taraf açısından da söz konusu değil; hem ABD hem de Rusya anlaşma imzalandığından beri silah stoklarıyla oynuyor ve savaş başlıklarını tek taraflı olarak azaltıyor. Bu yüzden, her iki taraf da bugün stoklarını yaklaşık üçte bir azaltmayı kabul etse de, gerçek azaltma çok daha sınırlı olacak. Aslına bakılırsa son sayılar asla açıklanmayabilir de; Moskova'daki bazı uzmanlar Rusya'nın 5 Aralık'ta sona erecek START-1 anlaşmasının yerine bir anlaşmaya ihtiyacı olmadığını düşünüyor. Bu uzmanlar, yaşlanan nükleer silahların zaten er ya da geç yeni anlaşmayla belirlenecek sınırın çok altına ineceğini söylüyor. Ve START için gerekli denetim mekanizmalarının yokluğunda ABD Rusya'daki silah stokunun ne kadar küçüldüğünü hiç öğrenemeyebilir. Uzmanlar, nükleer silahlar ortadan kalksa bile tehdidin devam edeceğini ısrarla vurguluyor.

Gene de Kremlin'in nükleer silahların azaltılmasını bir anda kabul etmesi son derece zor olacak, çünkü bu silahlar Rusya'nın süper güç konumundan geriye kalan yegane şey. Amerika için olduğundan farklı olarak, önemli bir iç politika meselesi. Devlet televizyonu Rus liderlerin ABD'li meslektaşlarıyla balık tutuşunu ya da piknik yapışını ekrana getirdiğinde sıradan Rus vatandaşları ülkelerinin hala önemli olduğunu düşünüyor. Ama Rusya Washington açısından bir öncelik olmamaya başladığında sorular sormaya başlayacaklar. Öte yandan ABD'yle fazlaca dostluk da bir liderin ülkedeki popülaritesini geriletebilir. Anti-Amerikancılık Rus ideolojisinin temel direği. O olmasa Ruslar ekonomik krizden ve komşularıyla yaşadıkları çekişmelerden dolayı suçlayacakları yeni bir düşmana ihtiyaç duyardı.

Mesele Washington ve Moskova'nın geçmişte kötü ilişkiler içinde olması değil, birçok açıdan bakıldığında herhangi bir ilişki içinde olmayışı.

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın