İngiliz basını Moskova'da varılan anlaşmaya temkinli yaklaştı-Şincan'da yaşananlar nedeniyle Çin'i eleştirdi, MI5 rüşvet vermekle suçlanıyor ve Tuncay 3 yıl daha İngiltere'de futbol oynamak istiyor. İşte İngiliz basınından özetler...
MI5'a rüşvet suçlaması
Guardian, İngiliz iç istihbarat servisi MI5'ın, rüşvet teklifiyle mahkemeyi yanıltmaya çalışmakla suçlandığını bildiriyor.
Gazetenin özel haberine göre MI5, Pakistan'da işkence gördüğünü söyleyen ve İngiltere'ye dönüşü sonrası İngiliz hükümeti aleyhine dava açan Rangzieb Ahmed adlı bir kişiye, anlaşma önermiş.
Üç parmağı koparılan Rangzieb Ahmed, Pakistan'da kendisine yapılan işkenceye, MI5 görevlilerinin de katıldığını öne sürüyor.
33 yaşındaki Rangzieb Ahmed, İngiltere'ye iade edilmesi ve terör suçları işlediği iddiasıyla cezaevine gönderilmiş.
Rangzieb Ahmed, cezaevinde kendisini ziyaret eden bir MI5 ajanıyla polisin kendisine anlaşma önerdiklerini söylüyor.
Habere bakılırsa Rangzieb Ahmed'e, cezasında indirim yapılmasının sağlanabileceği ya da ona ödeme yapılabileceği söylenmiş. Ama bir koşulla, şikayetlerini geri çekmesi şartıyla...
El Kaide üyesi olduğu ve bir terör örgütünü yönettiği suçundan mahkum olup ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Rangzieb Ahmed'in temyiz davası bu yıl görülecek.
'AB bankacılık reformunu Ekim ayında açıklayacak'
Financial Times'ın manşetindeyse, Avrupa Birliği'nin, bankacılık sektöründe reforma yönelik planları var.
Gazetenin özel haberine göre AB, bankaları ihtiyat fonlarını artırmaya zorlayacak yeni yasalarını Ekim ayında açıklayacak.
Financial Times, son küresel mali krizin tekrarını önlemek için Avrupa Birliği'nin bankacılık sektörünü daha sıkı denetleyeceğini belirtiyor.
Gazete, AB üyesi ülkelerin maliye bakanlarının bugün refom planlarına yönelik taslak planı desteklemelerinin beklendiğini de eklemiş.
Moskova'da varılan anlaşmaya tepkiler
Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya liderleri dün envanterlerindeki nükleer silahları ciddi oranda azaltma konusunda anlaşmışlardı. Çerçevesi çizilen anlaşma uyarınca, Rusya ve Amerika 7 yıl içinde, nükleer savaş başlıklarının sayısını 1700'ün altına indirecek.
Independent'ın manşeti, 'Soğuk Savaş'ın sonu.' Gazete, ilk sayfasında, Barack Obama ve Dimitri Medvedev'in, aralarındaki anlaşmazlıkları tatlıya bağladıklarını ve nükleer silahlara yönelik bir anlaşma imzaladıklarını belirtiyor.
Ancak gazetenin deyimiyle 'tatlıya bağlanan' anlaşmazlıklar sadece, nükleer silahlarla sınırlı.
Independent'ın Washington muhabiri Rupert Cornwell, analizinde, anlaşmanın ileri doğru atılmış bir adım olduğunu kabul ediyor. Fakat Rupert Cornwell, Amerika ve Rusya'nın daha kat etmeleri gereken çok yol olduğunu da ekliyor.
Cornwell, iki liderin anlaşmazlık konularından NATO'nun genişlemesine çok az değindiklerini, Amerika'nın füze kalkanı projesiyle ilgili görüş ayrılıklarını da gizlemediklerini vurguluyor.
Jonathan Steele de Guardian'daki yazısında, ABD-Rusya Zirvesi'nde, Afganistan konusunda da anlaşma sağlandığını belirtiyor.
Steele'e göre dünkü zirvede en somut sonuç, Rusya'nın, Amerikan ordusuna Afganistan'daki operasyonları için transit geçiş izni vermesiydi. Ancak Steele 'Esasında önemli olan Avrupa diyor.' ve ekliyor: 'İşte burada görüş ayrılıklerı derin.'.
Daily Telegraph'ın diplomasi editörü David Blair, zayıflamış bir ülke olan Rusya'nın, dün Moskova'da varılan anlaşmaya ihtiyaç duyduğunu söylüyor.
Blair'in vurguladığı nokta, Rusya'nın elindeki 10 bin nükleer başlığın yüzde 70'inden fazlasının, muhtemelen kullanılamayacak durumda olması...
Daily Telegraph'ın başyazısının başlığı ise 'Zirve, Rusya'nın düşünü gizleyemez.'. Gazete Rusya'nın sağlık sisteminin dehşet verici düzeyde kötü olduğunu, alkol tüketiminin ciddi bir soruna dönüştüğünü, Rus kadınların çocvuk doğurmaktan çok kürtaj yaptırdıklarını belirtiyor. Daily Telegraph'a göre, nüfusu 2050'da 142 milyondan 107 milyona düşmesi beklenen Rusya'nın, Çin ve Hindistan'in aksine, etkisini artırmaktan çok, uzun süre düşüşe geçmesi kaçınılmaz.
Times'ın dış haberler editörü Bronwen Maddox ise daha farklı bir görüşü dile getirmiş. Maddox'a göre, Rusya Yönetimi'nin, ülke ekonomisini kurtarma yolunda attığı çabuk adımlar onu, diplomatik bir dans için daha iyi bir partnere dönüştürdü.
Dünya Bankası'nın, Rusya'nın, petrol gelirinin düşmesiyle hızla harcamalarını azalttığına vurguladığına dikkat çekmiş Maddox ve eklemiş: 'Rusya'nın gücü, onu, Amerika için ikili ilişkileri yenilmeye ayarlamaya değecek bir ülke yapıyor.'
İngiliz basınında Çin'e eleştiriler
İngiliz gazeteleri, Çin'in kuzeybatısında Şincan özerk bölgesindeki çatışmalara da geniş yer ayırmışlar sayfalarında...Polisle, Uygur protestocular arasındaki çatışmalarda en az 156 kişi ölmüştü. Urumçi'deki tek Batılı gazeteci olduğu söylenen Guardian muhabiri Tania Branigan, ölü sayısının artmasından korkulduğunu yazmış.
Charles Cumming ise yine Guardian'daki yazısında, muhalif Uygurların baskı altına alınmasının altında, Pekin'de, ayrılıkçıların ulusu bölebilceklerine dair derin endişenin yattığını söylüyor.
Cumming, Çin'le eski Sovyet cumhuriyetleri arasında bir tampon bölge konumunda bulunan zengin petrol ve gaz kaynaklarına sahip Şincan'ın, Pekin Yönetimi için çok değerli olduğuna dikkat çekiyor.
Clifford Cohan, Independent'taki yazısında, Urumçi'den gerginliğin artmasının nedeninin, göçmen akışı sonrası, Han Çinlilerinin ekonomik ve siyasi gücünün artması olduğunu söylüyor.
Independent başyazısında ise Çin'in modern maskesinin gerisinde baskıcı bir rejim gerçeği olduğunu belirtiyor ve ekliyor: 'Urumçi'deki katliam, Çin'de ne kadar az şeyin değiştiğini gösteriyor.'
Daily Telegraph, ilk sayfasında, etnik isyan sonrası gözlenen ölümlerin Çin'i sarstığını belirtiyor.
Times ise Şincan'da yaşananların, Çin'de 1989'da Tienanmen Meydanı'ndaki demokrasi yanlısı gösterilerden bu yana gözlenen en kanlı olayların görüldüğünü belirtiyor.
Gazeteye göre göre Şincan'da yaşananlar, Ekim ayında iktidara gelişinin 60. yılını kutlayacak Çin Komünist Partisi'nin imajına da zarar verecek.
Times başyazısında ise 'Çin'de bir diğer sarsıntı' diyor, Pekin'in Uygurlara davranışının, Tibetlilere yönekik baskıya benzetiyor.
Gazeteye göre Şincan'da yaşananlar, Han Çinlilerinin milliyetçiliğinin, Çin'e isitkrar ve barış getiremeyecek bir ideoloji olduğunu gösteriyor.
Financial Times da başyazısında 'Ateşle oynamak Pekin için akıllıca değil' diyor. Gazeteye göre Çin, baskıcı politikalar yerine, ülkede gerilimlere yol açan etnik sorunlara çözüm bulmalı.
Tuncay 3 yıl daha İngiltere'de kalmak istiyor
Basın özetlerimizi, Guardian'ın spor ekinden bir haberle noktalıyoruz. Haber, halen İngiltere'de Middlesbrough takımının futbolcusu olan Tuncay Şanlı'yla ilgili.
Middlesbrough kulübü İngiltere, İspanya, Almanya ve Türkiye'den bazı takımların Tuncay'ı transfer etmek istediklerini ancak hiçbir kulübün istedikleri fiyatı ödemeyi kabul etmediklerini duyuruyor.
İngiltere Premier Ligi'nden düşen Middlesbrough'nun yetkilileri, Tuncay'a kulüpten ayrılabileceğini söylemişler. Guardian, eski kulübün Fenerbahçe'nin Tuncay'ı geri getirmek istediğini, Tuncay'ınsa bu konuda tereddütlü olduğunu belirtiyor.
Tuncay Guardian'a, halen Türkiye'ye dönmeyi arzulamadığını ve 3 yıl daha İngiltere'de oynamak istediğini söylemiş. İngiltere'de, daha önce Tuncay'la ilgilendiği belirtilen kulüpler arasında Chelsea ve Aston Villa da vardı.
BBC Türkçe