Defne Bayrak / TİMETURK
'Hint Obama'.... Uttar Pradesh Eyaleti'nin başkanı, 16.04.2009'da başlayıp bir ay boyunca süren ve 5 aşamadan oluşan seçimlerde en az on eyalette öne geçen Hindistan Bahujan Samaj Partisi'nin lideri Mayawati Kumari'yi Müslümanların büyük kesimi işte böyle vasıflandırıyor.
Hindistan Müslümanları, değişim ve Hindistan'da en düşük tabaka kabul edilen Dravidler ya da dışlanmışlar denen tabakaya tabi olan azınlıkların haklarının savunulması adına Mayawati'ye büyük umut bağlıyorlar. Afrika asıllı Obama'nın başkanlığı kazanmasındaki senaryonun tekrarını umut ediyorlar. Öyle ki bu şekilde ilk defa Amerika'nın başkanlığına bir zenci geldi.
Parlamentoda eski başkan yardımcısı; tecrübeli gazeteci İmci Ekber, Timeturk.com'a yaptığı açıklamada Mayawati'nin değişim ve ırkçılık, kökleri Hindistan'da binlerce seneye varan sınıf ayırımı anlayışına karşı mücadele sloganları attığını söylüyor.
Değişim arzuları
Mayawati Dravidler ya da dışlanmışlar denen tabakadan geliyor. Hindistan siyasi düzeni sınıfı, bu tabakayı toplum basamaklarındaki en alt derecede sayıyor.
Ancak bu sınıf, değişim sloganları sayesinde dışlanmışlar arasından siyasi yolunu açmayı başarabildi. Bu da gerek Müslümanlardan gerekse de dışlanmışlardan milyonlarcasının Hint bir parti olmasına karşın, değişim arzusuyla bu partinin arkasında durmalarına neden oldu.
En büyük aday Mayawati Obama'ya benzetiliyor. İkisi de birçoklarının 'en düşük' diye tabir ettiği tabakalardan siyasi maharetleri, değişim ve azınlıkların haklarının savunulması sloganları sayesinde yükseldi.
Gazeteci İmci Ekber şöyle devam ediyor: 'Dravidler (dışlanmışlar), Hindistan'daki zencilerdir. Mayawati onlara göre Obama sayılıyor. Mayawati, partisi 2007 Uttar Pradesh Eyaleti seçimlerini ezici bir üstünlükle kazandıktan sonra Hindistan siyasi sahasında meşhur bir şahsiyet oldu.'
Mayawati'nin yıldızının parlamasının sebebini Zehra Cavid şöyle yorumluyor; 'Bahujan Samaj Partisi lideri, kendisine oy verenlerin lideri olduğunu kanıtladı.' Zehra, 'Bir Müslüman olarak azınlıkların sorunlarıyla ilgilenecek ve onlara olumlu yaklaşacak bir siyasi lider istiyorum' diyor.
Hindistan Müslümanları kendilerine karşı ırkçılık yapıldığından şikâyet ediyor.
Dışlanmışlar kitlesi de uzun yıllar boyunca, Hindistan anayasası ayrımcılığı yasaklıyor olsa da; insanları işlerine, dinlerine, sosyal yaşantı koşullarına göre sınıflandıran ırkçı ayrımcılık politikasına maruz kaldılar. Dravidler denen bu dışlanmışlar sınıfının nüfusu yaklaşık 180 milyon ya da Hindistan'ın 1.1 milyar nüfusunun 6'da biridir ve hala aşağılanıyor.
Dışlanmışları temsil ediyor
Şefik Ensari... Müslüman bir işadamı. Mayawati'nin dışlanmışlar tabakasını ve tüm dini grupları, sınıfları temsil ettiğini söylüyor.
Ensari Timeturk.com'a yaptığı açıklamada, 'bölgesel bir liderin yıldızının parlaması, ülkede dışlanmışların konumunu güçlendirmektedir' diyerek Bahujan Samaj partisi liderinin azınlıkların ve dışlanmışların haklarını savunacağını umduğunu ifade ediyor.
Mayawati, Hindistan Siyasi dergisi Covert'in editörü Sima Mustafa'nın belirttiğine göre, 2007 eyalet seçimlerinde, daha önce görülmediği oranda Müslümanların onayını aldı. 403 adayla seçimlere katılan partisinin 61 adayı Müslümandı.
Sima Mustafa, 2007 seçimlerinde 31 Müslüman adayın kazandığına dikkat çekiyor. Şimdiki seçimlerde de Mayawati, esas olarak, nüfusları 140 milyon olan Müslümanların (Hindistan toplam nüfusunun yüzde 13'ü) oylarına dayanıyor. Ülkedeki Hıristiyanlar toplam nüfusun yüzde 3'ünden daha az bir oranı oluşturuyor. En ünlüleri Sihler ve Budistler olan diğer toplulukların toplam nüfusu ise ancak yüzde 4 orana ulaşıyor.
Başbakanlık emelleri
Mayawati'nin yıldızının parlaması, birçoklarının emellerinin Uttar Pradehs eyaletini aşmasına ve Mayawati'nin Hindistan başbakanı olmasını istemelerine yol açtı.
Müslüman sivil bir aktivist olan Şerife Sıdki 'eğer dışlanmışları temsil eden Mayawati Hindistan başbakanı olursa işte o zaman Hindistan demokratik bir olgunlaşma yaşıyor diyebiliriz' diye konuştu.
Mayawati'nin partisi, 'Üçüncü Cephe' ismiyle son dönemde kurulan ittifakın bir parçası. Bu cephe, 10 bölgesel partiyi kapsıyor ve Hindistan parlamentosundaki toplam 543 koltuktan 84'ü bu cephe üyelerine ait.
Cephe, yeni başbakanın iktidardaki Kongre Partisi'nden olmasını istemeyen seçmenler arasında büyük sempati ile karşılanıyor. İktidarın tekeli elinde bulundurması, diğer taraftan da liderlerin sadece üst tabakayı temsil etmesi, birçoklarını toplumda dışlanmışları temsil eden başka türden siyasilere yönelmeye itti.
Zor bir senaryo
Dışlanmışlardan ve azınlıklardan birçokları Mayawati'ye umut bağlasalar da bazıları da Hindistan'da Obama senaryosunun tekrarını uzak görüyorlar. Bu bağlamda Zehra şöyle diyor: 'Mayawati'nin Hindistan başbakanı olmasını kolaylıkla hayal edebiliriz ancak bu gerçekleşmesi zor bir hayaldir.'
Tecrübeli gazeteci İmci Ekber ise 'siyasette imkânsız diye birşey yoktur. Tüm senaryoların gerçekleşmesi mümkündür' diyor.
Hindistan'da seçimler 13.05.2009 tarihine kadar 5 aşama olarak gerçekleşecek. Bu seçimde 714 milyon seçmen Halk meclisine 543 milletvekili seçecek. Bu milletvekilleri, Hint Birliği'ne bağlı 28 eyaleti ve 7 bölgeyi temsil edecekler.
Seçimlere ulusal düzeyde 7, eyaletler düzeyinde 39 parti katılıyor. Oy verme işlemi, 89 bin oy verme merkezinde 1.3 milyon elektronik oy verme cihazı aracılığıyla gerçekleşiyor. Seçim sonuçları ise 16 Mayıs 2009 tarihinde açıklanacak.