Haber Merkezi / TİMETURK
Somali'de sadece İslami Mahkemelerin iktidara geldiği kısa dönemde önleri kesilen korsanlar, güçlerini kat kat artırarak tekrar ortaya çıktılar. Somali sahillerini tehdit eden bu korsan eylemleri, uluslararası boyuta taşınmak isteniyor. Bu isteğin ardında ise çeşitli stratejik-siyasi çıkarlar yatıyor.
Son zamanlarda Somali sahilleri açıklarında yoğunluğu artan korsanlık eylemleri birçok meseleyi tetikledi. Bunların en başında ise çeşitli boyutlarıyla, gerek kendisini çevreleyen 8 ülkenin ulusal güvenliği bazında olsun gerek milli Arap güvenliği gerek de genel olarak uluslararası güvenlik bazında olsun; Kızıldeniz'deki güvenlik meselesi yer alıyor. Arap Denizi'nden Aden Körfezi'ne kadar uzanan bölgenin, Bab-ul Mendeb Boğazı'nın ve Kızıldeniz'in güvenliklerinin birbirinden ayrılamaz olduğuna bakılırsa Somalili çetelerin gerçekleştirdiği korsan eylemlerinin birçoğu, Aden Körfezi'ne uzanan uzun Somali sahili açıklarında gerçekleşiyor olsa da Arap ve uluslararası çevrelerde bir süredir dönen sözler; sadece Aden Körfezi ile değil aynı zamanda Kızıl Deniz'le de bağlantılı demektir. Hatta bazıları bu bölgeye Süveyş Kanalı'nı ve Akabe Körfezi'ni (Kızıldeniz'in kuzey tarafları) de dâhil etmektedirler.
Diğer taraftan korsanlar tarafından yükselen bu dalgalar; ?sorumlu kim?, ?finanse edenler kim?, ?planlayanlar kim? ve ?faydalananlar kim? sorularını zihinlere taşıyor. Somali sahilleri önünde gerçekleşen ve ?deniz korsancılığı? olarak isimlendirilen bu eylemlerin Somali trajedisi ve onlarca seneden beri Afrika Boynuzu Bölgesi çevresinde dönen yerel ve uluslararası çatışmalar çerçevesinde konumu nedir', 'Arap Dünyası'nın güvenliği ve ekonomisi üzerine olası yansımaları nelerdir' türünden soruları da beraberinde getiriyor.
Konuyla ilgili makaleyi okumak için tıklayın:
Somali'de batının yeni oyunu