Genelkurmay başkanı İlker Başbuğ, Ergenekon soruşturması kapsamında Poyrazköy'de elde edilen silahların silahlı kuvvetlerin personeline ait olduğunu, Mühimmatın menşei ile ilgili son kararın yargı tarafından verileceğini açıkladı. Başbuğ, silahların seri numarasının bulunduğunu, mühimmatın ise seri numarası yerine kafile numarası bulunduğunu, silahların demirbaş envanterinde saklanmak zorunda olduğunu, mühimmatın ise kullanıldıktan sonra envarterden düşüldüğüne dikkat çekti.
PAYRAZKÖY'E HER TÜRK VATANDAŞI GİREBİLİR
Başbuğ açıklamalarına söyle devam etti, ' Poyrazköy?deki arazi ile ilgili biraz bilgi vermek istiyorum. Beykoz?daki arazi milli savunma Bakanlığı?na ait bir arazi değildir. Vakfa ait bit arazi. Arazi ikinci derecede askeri yasak bölgedir. Bu bölgelerin özellikleri nedir? Bu ikinci derece askeri yasak bölgelere sadece yabancılar giremez. TC vatandaşları eğer imar izni alır askeri yasak bölgeden de bir şeyi yoksa burada bina da yapar faaliyet de yapar. Oraya herkes girebilir. Poyrazköy?le ilgili olarak Bakanlar Kurulu?nun herhangi bir kısıtlama kararı yok.
MKE SADECE TSK'YA SİLAH ÜRETMİYOR
- Mühimmat konusu üzerinde sadece bir kafile numarası var. Bir taarruz el bombası üretilmiş. 6380 tane üretilmiş. Hepsinde aynı numara var. Bu çeşitli birliklere dağıtılmış. Yine mesela bir lav dağırılmış 4500 tane üretilmiş. Önemli olan diğer bir husus bu üretilen MKE tarafından üretilen mühimmat hepsi TSK?nın envanterine girmiyor. Bazıları emniyetin ihtiyaçlarını karşılamak üzere onarla da gidiyor. Mesela lav, hakem bombası, bubi tuzakları, işaret fişekleri? Bunlar sadece TSK?nın envanterine giren mühimmat. Ben bulunan malzeme şurdandır, bundandır iması yapmıyorum. Sadece bilgi olarka söylüyorum. Konunun karmaşıklığını çizmek için söylüyorum.
MÜHİMMAT KONUSU KARMAŞIK
- Konunun karmaşık olduğunu net olarak anlatmak için söylüyorum. İşin zorluğunu herhalde ifade etmeye çalıştım. Kamuoyunda biraz yanlış bilinen biz bu konuyu açıklamadık net olarak belki hata bizde. Şimdi deniyor ki bulunan mühimmatın bir kısmı TSK?nın özel kuvvetlere ait gömülü mühimmat olabilir.1986?ya kadar TSK?nın özel kuvvetlere ait gömülü mühimmatı vardı. 86?dan sonra o gömülü mühimmatın tümünün toplatılarak depolara konulması talkimatı verildi. 1998?de tamamlandı bu işlem. TSK?nın Türkiye sathında hiçbir yerde gömülü silah ve mühimmatı yoktur. Bizlere düşen görev bu ihimmatı ilişkin sistemimizi bütün sonuçlarıyla gözden geçirerek daha sağlıklı sisteme sokmak. Bundan en çokm zarar gören bizi. Bir şey olunca hemen ilişki kurulmaya çalışıyor. Biz geçen yıldan bu yana bu konuda mesafe aldık.
1 ? El bombaları ve lav önemli mühimmat. Her el bombası ve lava özel stok numarası vermemiz lazım. Bu numaranın silinmemesi lazım. Silindiğinde de o numarayı görmemiz lazım.
Bulsalar dahi silme olanağı olmayacak. Buna başladık. Envanterde olanlara kısa zamanda bunu yapmak kolay mı? Bütün sistemimizi zorluyroz. El bombaları gibi dolau olan mühimmatta içini açıp yazma imkanımız yok. Bu zaman alacak. Bahsettiğimiz mühimmat 10 binler, yüzbinlerle ifade edilen rakamlar.
2 ? Örneğin herhangi bir yerde mühimmat veya silah bulunduğu zaman Ankara?da kuvvet komutanlıklarından o kafile mühimmat hangi birliktense nokta denetleyicisi gönderiyoruz. Her olaydan sonra birliklerden resmi rapor alıyoruz, mühimmat tamam mı eksik mi? .bu sistemi yaklaşık bir yıldır çalıştırıyoruz.
ASKERİ SAVCI HEMEN HAREKETE GEÇİYOR
Birliklerden aldığımız resmi raporlarda da kayıtlarımıza göre mühimmat eksiğimiz gözükmüyor. Bu mühimmatın nerden geldiği sorusu kaynaklardan biri Irak. Irak her açıdan bize problem. 4-5 sene önceki Irak?a gittiğiniz zaman sokakta parayı verin silahı çantayı koyun getirin, öyle bir durum vardı. Şimdi durum nasıl bilmiyorum ama. Diğer kaynak iç güvenlik ahrekatında bazı güçlükelrimiz var. Operasyona çıkan bir birliğin operasyondan sonra üzerindeki mühimmatı tam kontrol etmeniz zor. Diyoruz ki atıştan sonra el kovanalrını topla. Operasyondaki birliğe bunu diyebilir misiniz? Hem çatış, hem boş kovanları topla. Mühimmat sarf malzemesi. Sarf belgelerinin daha üst rütbeler tarafaından onaylanma zorunluluğunu getiridk kontrolü daha iyi olsun diye. Bu güvensizlik değil. Eskiden Komando Tugayı?nda görev yapan komando çavuşu bunu simge olarak görüyordu. Operasyonda boş el bombasını saklıyordu. Köyüne gittiğinde bu el bombası diye gösteriyordu. Son nokta ise her bulunan silah ve mühimmat konusu olduğu anda silahlı kuvvetler olduğu anda konuda ismi geçenlerle ilgili olarak askeri yargı sistemini çalıştırıyoruz. Askeri savcılar hemen o olayla ilgili soruşturmasını açıyor. Askeri soruşturma açılmayan hiçbir konu yoktur. Yarbaya ait silahlar tabi iddiadır. Bunu yargı değerlendirecek. Soruşturma sonuçlanmak üzere. Poyrazköy?De bulunan malzemelerle ilgili iddialarla ilgili Kuzey deniz Saha Komuıtanlığı?nda soruşturma aynı gün açılmıştır.
SİLAHLAR TSK ENVANTERİNDE YOK
-İstanbul Cumhriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan mühimmatla ilgili konu. Bulunan mühimmat ve silahlarla ilgili kamuoyu ve medyanın haklı olarak bilgiye ihtiyacı var. Bazı soruların cevaplandırılmaya ihtiyacı var.
- Bu haklı bir istektir. Sağlıklı değerlendirmeler yapabilmemiz için bir farkı ortaya koymamız lazım. Silahı tanımlamaya gerek yok. Silah, tabanca, tüfek, top givi şeyler. Burada silahın önemli olan noktası şu: Her silahın üzerinde mutlaka o silaha ait stok numarası var. Aynı numaraya haiz iki silah olmaz. İkinci önemli olan nokta silah askeri malzeme olarak yani silah envantere girince çıkıncaya kadar uzun süre kullanılan bir malzemedir. Silahı tanımladıktan sonra bu Başsavcılığın bugüne kadar yürüttüğü soruşturma kapsamında bulunan silahlar nelerdir? Bunun içine tabanca, tüfek, av tüfeği giriyor. 45 ader bulunan silah var. Birinci önemli olan nokta şudur: Soruşturma kapsamında bugüne kadar bulunan veya yakalanan 45 adet silah TSK?daki envantere dahil değildir.
- Kamuoyu bunları bilmediği için silahlar bulundu diyor ama bulunan silahların hiçbirisi TSK?ya ait envanterinde bulunan silah değildir. Kime aittir? Ha bunu bazıları subayımızın üzerinde bulunan silahlar kendi şahsi silahalrı. Yartgıya intikal ettiği için kaynağı nerden gelmiştir, nerden satın alınmıştır yargı sonunda çıkacak, bizim konumuz değil. Bizi ilgilendiren TSK?ya ait olup olmadığı. Silah ordunun namusudur. Bulunan silahlarla TSK artasında bağlantı kurulmaya çalışılıyor. Doğru değildir.
- İkinci konu mühimmat. Bulunan mühimmatlarda önem arzeden lav mühimmattır. El bombası mühimattır. Mühimmat ne demek önce onu anlayalım. Mühimmatı bir kere kullanırsınız biter. Bunlarda sadece kafile numarası var. Her mühimmatın silahlarda olduğu gibi numarası yok. Kafile numarası var. 6000 lav üretilir. Ve bu 6 bin lava aynı numarayı veriyor. Bu önemli. Bulunan mühimmatın nerden çıktığını bulabilmemiz önemli.Lav silahını gösterelim. Bu lav mühimmat olarak kabul ediyoruz. Mühimmat denince bir kez kullanırsınız. İkinci kez kullanamazsınız. Elimdeki lav içindeki toket ateşlenmiş alüminyum lav. Buna bir roket koyarak ikinci kez kullanamazsınız. 200 metre mesafede kullanırsanız 30 cm zırhı deler. Boş lav genelde yakılır. Beykoz Poyrazköy?de 5 tane boş lav paketlenmiş olarak kazıda bulundu. Gömülmüş. Bunu kullanamazsınız. Acaba bunu yapanlar kim bilemiyorum bu 5 tane boş lavı niye gömdüler? Ben bunu açıklamakta zorluk çekiyorum. Çıkan raporda da 5 tane lavın boş lav olduğu belli. Benim de bunu sormaya hakkım var.. Ben sadece merak için soruyorum. Ki hiçbir işe yaramaz, niçin paketlenerek istiyoruz ki kimin yaptığını yargı çıkarsın. Peki nasıl oldu bu iş.
IRAK KAYNAKLI OLABİLİR
Kaynaklardan birisi Irak?tır. Her konuda bize problem olan varsa, sokakta her türlü silahı parayla alıp çantanıza koyup getiriyorsunuz. Diğer kaynak, iç güvenlik harekatında olabilir. Operasyona çıkan bir birliğin sarfını tam belirlemek çok güç. Bunları da daha sağlıklı bir sistem bağlamalıyız. Bir sarf belgesini birlik komutanı tarafından onaylanıyor. Bir komanda tugayında görev yapan komando operasyonda el bombasını saklıyor, köyünde gösteriyor. Bunlar çok alt seviyelere çekildi.Her bulunan mühimmatla ilgili hiç gecikmeksizin o konuda adı geçenlerle ilgili, her iddia üzerine biz derhal askeri yargı sistemini harekete geçiriyoruz. Bu konuda askeri soruşturma açılmayan hiçbir konu yoktur. Poyrazköy?de elde edilen malzemelerle ilgili Kuzey Deniz Saha Komutanlığı soruşturma açmıştır. Bu mühimmat kimler tarafından ne amaçla oraya konuldu. Bunu bize soruyorlar, bu sorunun muhatabı ben değilim, bunun muhatabı yarıdır. Yargı bunu sorguluyor. Kendisine gelen soruları mümkün olduğu kadar kısa bir sürede, kimler tarafından yapıldığı ve ne amaçla yapıldığını ortaya çıkartacaktır. Yargının işleyişi konusunda biraz sabırlı olun. Yargımız elbette zaman olarak yavaş işlediğini söyleyebiliriz. Gerçekten bu mühimmatın kimler tarafından bırakıldığı konusunu yargıya bırakmak zorundayız.
SORU-CEVAP
Poyrazköy'deki kazılarla ilgili açıklamaların ardından toplantı soru cevap şeklinde devam etti.
Soru: Poyrazköy'de bulunan silahlar TSK değilse emniyetin envanterinde olabilir mi?
Cevap: Bizim olmadığını biliyorum ama silahların kaynağını bilmiyorum. Ama şunu söyleyebilirim ki bizim envanterimize ait silahlar değil.
ERGENEKON HASSASİYETİ
Ergenekon soruşturmasıyla ilgili bir soruya Başbuğ tepki göstererek, 'Davanın özel isimle anılmaması konusunda mahkemenin aldığı özel bir karar var. Bu isim kullanılarak yargı kararı çiğneniyor dedi ve şöyle devam etti:
'- TSK demokratik rezime bağlı ve saygılıdır. Yargı sistemine sonuna kadar güvenmekten yanayız. Hukuka zarar verecek her türlü açıklamadan kaçınmalıyız. Yargıya saygıdan dolayı değerlendirme yapmam doğru olmaz. Ancak bazı konularda kişisel fikrimi söyleyebilirim.
Biz dedik ki mahkemeler kesin karar verinceye kadar herkes suçsuzdur. Bu uluslararası bir hukuk kuralıdır. Bu süreçte masumiyet karnesine tam uyuluyor mu? bu soruşturmalar yapılırken kurumların güvenirliğine zarar verilmemesi lazım. Beyköz Poyrazköy'de bulunan silahlar televizyonlarda 50 dakika gösterildi. Bant 6-7 dakikaydı. yani bant 10 sefer geçiyor. Bu elbette bir haberdir, kamuoyuna verilmelidir, ama 50 dakika defalarca verilmesinin amacı nedir? Bu bir habercilik midir yoksa kamuoyuna korku karamsarlık aşılamak mıdır? Bunların sorgulanması lazım.
- Öte yandan her sabah uyandığımızda acaba bu sefer kimin ses kaydıyla güne başlayacağız diyoruz. İddianamelerde gizli tanık ifadeleri geçiyor. kimdir bu gizli tanık, ne kadar güvenilirdir, bazı konuların gizli tanık ve itirafçıların ifadelerine dayandırılması insanı düşündürüyor.
- Hilmi Özkök tanık olarak ifade verdi. Başsavcılık hangi sonuca varır bekleyip görmek lazım.
- TSK olarak demokrasiye, demokratik rejime, hukuka saygılıyız. TSK içinde demokratik rejime aykırı olanlar bulunmaz barındırılmaz.
- Basında yayınlanan darbe günlükleriyle ilgili, darbe yapılacağına dair herhangi bir bilgi ve belge bizde mevcut değildir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmayı devam ettiriyor. Bu süreci bekleyeceğiz.
- Bu süreçle ilgili endişelerden ziyade yargı süreci değil, bu sürecin kamuoyuna yansımasıyla ilgili endişelerimiz var.
- Ergenekon'da PKK bağlantısı gizli tanıkların ifadelerinde var, ne kadar güvenilir bilemiyorum. Yorum yapmam zor.
- Askeri bölgelerdeki aramalar askerin izniyle yapılıyor yorumları yanlış ve bizi rahatsız ediyor. Arama cumhuriyet savcısının isteği ve katılımıyla yapılır. Yasalar böyle yazıyor.
- Sanki hapishaneden GATA'ya sevkleri biz yapıyoruz gibi yansıtılıyor. Bu yalan ve yanlış. Bizim ne bilgimiz var ne de dahlimiz. Adalet bakanlığının bilgisi dahilindedir. GATA'da yapılan tetkikten tahliye olan bir kişi bile gösterebilir misiniz. GATA'da yapılan herşey hukuk çerçevesinde yapılmaktadır.
TÜRKİYELİLİK VE AF VURGUSU
Başbuğ'a Harp Akademileri'nde yaptığı konuşmada söyledikleri de takrar hatırlatılarak, genel af vurgusu yapıp yapmadığı ve Türkiye'lilik vurgusu da soruldu. Başbuğ, o gün söylediklerini aynen tekrarlayarak şöyle konuştu:
- Dağdan çözülmelerde tes lim olmayı cazip kılmamız, teslim olmayı cazip kılmamız lazım. bundan önceki yasa Topluma dönüş yasasıydı. Ordaki gibi topluma kazandırma merkezleri kurulması lazım. Var olan yasa aslında iyi bir yasa ancak daha cazip hale getirmek gerekiyor.
OBAMA İÇİN TBMM'YE GİTMESİ
Başbuğ, ABD Başkanı Obama geldiğinde TBMM'ye gelmesiyle ilgili soruya da şöyle cevap verdi:
- TSK olarak hiç bir zaman ne TBMM ne de siyasi partileri protesto etmek gibi bir düşüncemiz olmaz. Ancak meclis içinde yer alan bir siyasi parti terör örgütüyle olan ilişkisini terör örgütüne bakışını açıklığa kavuşturmadan orda yer almam mümkün değil. Terör örgütüyle ilgili konuşmaları ortada. Terör örgütüyle arasına mesafe koyamayan bir grupla aynı ortamda bulunamayacağımızı halkımızın anlayışla karşılayacağını umuyorum.
BEDELLİ ASKERLİK
- Bedelli askerlik uygulaması fazla yükümlülük olmadığı taktirde uygulanır diyor. O sene askere gidenle müracaat eden birbirinden farklıysa bedelli askerlik çıkarılır. Ancak şu anda durum tam tersi. Örneğin 2008'de başvuru oranı ihtiyacın yüzde 65.49'u imiş. Bu durumda bedelli çıkarmak söz konusu değil. Ayrıca terörle mücadele bu şekilde devam ettiği sürece bedelli askerlek uygulaması çok söz konusu olamaz.
ABD GENELKURMAY BAŞKANIYLA GÖRÜŞME
- Obama'nın milli güvenlik danışmanıyla da genelkurmay başkanıyla da son bir ay içinde görüştüm. Türkiye'de şöyle bir kanı var. birisi Türkiye'ye geldiğinde illa birşey ister. Türkiye büyük bir ülke farkında değiliz. Türkiye ne düşünüyor, olayları nasıl değerlendiriyor ve ne gibi katkılarda bulunur gibi şeyler sorulur. benim görüştüğüm iki Amerikalı önemli isim de bizden ne Afganistan ne de Irak'la ilgili somut bir şey istemedi. Özel bir talep olmadı.
ABD genelkurmay başkanı Mısır, Afganistan, Pakistan ve Irak'a yaptığı uzun bir geziden sonra Türkiye'ye geldi. Gördüklerini paylaştı ve bizim görüşlerimizi aldı.