Küresel krizin ve talep daralmasının vurduğu taşımacılık sektörü, günü kurtaracak geçici önlemlerden çok, uzun vadeli ve kalıcı çözümler bekliyor. Bunların başından Türkiye?de demiryolu taşımacılığına yatırım yapılması gerektiğini vurgulayan sektör temsilcileri, özellikle limanlara, organize sanayi bölgelerine ve Bursa gibi sanayileşmiş şehirlere demiryolunun ulaştırılması gerektiğine işaret etti
Demiryoluyla tek seferde karayoluna göre daha fazla yük taşınabildiğini kaydeden yetkililer, ayrıca bu şekilde zaman ve masraflardan tasarruf sağlanabildiğini, trafik sorunu yaşanmadığını ve tarifelerin daha sistemli olduğunu belirtti. ??Bu kadar avantajlı bir moda neden yeterli yatırım yapılmıyor?? diye sorulduğunda ise sektör temsilcileri, demiryoluna yatırım yapabilmek için çok yüksek oranda kaynak ayrılması gerektiğine dikkat çekti. Sektörde zaman ve maliyet gibi taşımacılık için ?hayati? konularda, karayoluna ciddi oranda fark atan demiryolu taşımacılığının, 2006 yılından bu yana, yollara göre dış ticaretteki oranı yüzde 1.6?yı geçmedi.
Demiryolunun avantajları
Demiryolu taşımacılığının dış ticarete etkilerini değerlendiren Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Daire Başkanı İbrahim Çelik, bu etkilerin başında maliyet avantajının geldiğini belirtti. Demiryolu taşımacılığının ihracattaki payının geçmiş yıllara göre arttığını söyleyen Çelik, 2001?de ihracattaki payı yaklaşık 213 bin 550 tonken, bu sayının 2008?de 957 bine ulaştığını kaydetti. Çelik şöyle devam etti: ??Öncelikle ihracatçının maliyetleri açısından demiryolu daha ekonomik. Trafik sorunu yok ve fiyatlar da istikrarlı. Bu yüzden taşıma işlemi daha programlı gerçekleşiyor. Fiyatlar 1 yıl-6 aylık sürelerde belirlenir. Demiryolunda yük taşıma kapasitesi de daha yüksektir. Tüm bunların yanında çevre kirliliği de karayoluna göre daha az.??
Demiryolu Taşımacılığı Derneği Başkanı Mete Tırman ise sorunun merkezinde, Türkiye?deki karayolu araçları enflasyonunun bulunduğunu ifade etti. Tırman, ??Türkiye?de karayolu taşımacılığında, ihtiyaçtan fazla araç var ve daima fiyat kırarak daha ucuza hizmet verecek firma bulunur. Karayolunda örneğin 4500 avroya yapılacak bir işlem, 4000 avroya da yaptırılabiliyor, bu da arz-talep dengesini bozuyor?? dedi. Demiryolunda fiyatlar istikrarlı olduğu için bu tarz indirimlerin, pazarlıkların yapılamadığını belirten Tırman, böylece demiryolunun daha yüksek maliyetli kaldığını ve diğer modlarla rekabetinin güçleştiğini söyledi.
Sonuçları 20 yıl sonraya
Demiryoluna, çok fazla olmamakla beraber yatırımların yapıldığını, ancak bunun ekonomiye yapacağı katkıların uzun vadede alınacağını aktaran Tırman şöyle devam etti: ?Demiryolu yatırımları artıyor ancak yatırımların maliyeti çok yüksek ve daha çok zaman alıyor. Bu yatırımların ekonomiye sonuçlarını vermesi 10-20 yıl gibi uzun vadede oluyor.??
Avrupa ülkeleri pek farklı değil
Demiryolu taşımacılığının Avrupa?daki durumunu değerlendiren Tırman Avrupa Birliği?nde demiryolunun toplam taşımacılık pastasındaki oranının (içinde ithalat, ihracat ve iç taşımanın da bulunmasına rağmen) ortalama yüzde 8 olduğunu belirtti. Tırman, ??Yalnız eski Sovyetler Birliği ülkelerinde bu oran yüzde 8?in biraz üzerinde ancak kaliteleri düşük?? dedi. Tırman şöyle devam etti: ??Demiryolunda bir hattın yatırımı çok yüksek maliyetli görülüyor. Ancak Türkiye?ye göre vagon ve lokomotif sahipliği Avrupa daha serbest. Ayrıca her şeyi de demiryoluyla taşıyamazsınız.? (Taraf)