İstanbul?un gündelik konuşmalarını, filmlere, yönetmenlere, oyunculara, mizansene, kısaca sinemaya odaklayan Uluslararası İstanbul Film Festivali?nin yirmi sekizincisi yarın başlıyor. Bu da Atlas ile Emek, Yeni Rüya ile Beyoğlu sinemaları arasında mekik dokuyan sinemaseverlerin, seans aralarındaki ?Bu oyuncuyu daha önce hangi filmde izlemiştik??, ?Bilet kalmamış ama kapıya gitsek, satan olur mu?? veya ?Yemeği 19?daki filmden önce yeriz, geç kalıyoruz? konuşmalarının iki hafta boyunca her yerde duyulacağı anlamına geliyor.
Beyazperdede görebilsek ne güzel olurdu, denilen klasiklerden, adını diğer festivallerdeki ödüllerden devamlı duyduğumuz yeni filmlere uzanan 200?e yakın film, festival programında yer alıyor. Filmlerin arasında, Başak Groupama Gan Sinema Vakfı tarafından restore edilen Lütfi Akad imzalı, Türk sineması klasiği ?Vurun Kahpeye? de bulunuyor, bu yılki Berlin Film Festivali?nde Altın Ayı?yı Peru?ya kazandıran ?Acı Süt? de...
Atom Egoyan (Tapınma/Adoration), François Ozon (Ricky), Kathryn Bigelow (Düşman Hattı/The Hurt Locker), Gus Van Sant (Milk) gibi usta sinemacıların yeni filmleri, filmografilerinin takipçilerini mutlu edecek nitelikte.
Yıllara Meydan Okuyanlar bölümü, sinema tecrübeleri, geçirdikleri yıllar ve filmografileriyle tasdiklenmiş Claude Chabrol, Manoel de Oliveira ve Agnès Varda?nın da aralarında olduğu yönetmenlerin yeni filmlerini görme imkânı veriyor.
Doyasıya Arjantin...
Festival ruhuna uygun olarak, yeni keşifler yapmak isteyenlerin başvuracağı bölümlerin sayısı bir hayli fazla. Dünya Festivallerinden bölümü, her yıl olduğu gibi bu yıl da, sinemadaki taze eğilimlerin görülebileceği bir seçki sunuyor. Arjantin sineması son yıllarda dünya arenasında dikkat çekmeye başlamışken, Gümüş Ülke, Altın Sinema: Arjantin bölümünü takip etmenin tam zamanı... Bölüm, ülke sinemasının son yıllardaki örnekleri sayesinde hem tek tek yönetmenleri hem de sinema için yepyeni bir coğrafyanın yedinci sanatını tanıma şansı veriyor.
Belgesel kuşağı
NTV Belgesel Kuşağı, son birkaç yılda, adından en çok söz ettiren bölümlerden biri. Bu yılki seçkisinde de, kurmaca aralarında gerçekliğe meyledenleri, ilginç konularıyla allak bullak edecek filmler gösteriliyor. Peter Greenaway, bu bölümde gösterilecek yeni filmi ?Rembrandt: İtham Ediyorum? ile karşımıza çıkmakla kalmayacak, festival kapsamında vereceği sinema dersiyle birikimini aktaracak.
Son dönemde Türk sinemasında öne çıkan, ilk veya ikinci filmlerini çeken yönetmenlerin yurtdışı festivallerinde gösterdiği başarılar malum. Bu yılki Ulusal Yarışma, bunu kanıtlar nitelikte. Öte yandan Türk ve yabancı sinema eleştirmenleri, Son Dönem Türk Sinemasında Alışkanlıklar, Değişimler ve Yeni Duruşlar adlı panelde, genç sinemacıların dikkat çektiği yeni dönemi enine boyuna irdeleyecek.
Dünya sinemasının her türden örneğinin bulunabileceği programı, yarışmaları ve yan etkinlikleriyle 28. Uluslararası İstanbul Film Festivali, 19 Nisan?a kadar sürüyor...