$

Dolar

46,1663

Euro

53,4611

£

Sterlin

61,9455

Frank

57,8381

Gram Altın

6.075,5200

Bitcoin

2.876.188

$

Dolar

46,1663

Euro

53,4611

£

Sterlin

61,9455

Frank

57,8381

Gram Altın

6.075,5200

Bitcoin

2.876.188

Dünya

NATO'nun 60'ıncı zirvesi 2. gününde

NATO'nun 60'ıncı yıl zirvesi, Almanya ve Fransa ortaklığında devam ediyor. Zirvenin gündeminde Afganistan ve Rasmussen'in Genel Sekreterliğe adaylığı var.

04.04.2009 - 11:38
Timeturk Editör
NATO'nun 60'ıncı zirvesi 2. gününde
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

NATO, 60 yaşında... Kendisine 21'inci yüzyılda yeni bir perspektif çizmeye çalışan ittifakın 60'ıncı yıl zirvesi, Almanya ve Fransa ortaklığında başladı. Zirvenin gündeminde Afganistan öncelikli konu...

Gözler Türkiye'de olacak

Zirvede gözler Türkiye'yi temsil edecek Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Dışişleri Bakanı Ali Babacan ve Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'de olacak.

Almanya ile Fransa'nın ortak zirvesi yoğun güvenlik önlemleri altında yapılıyor.

60 bin dolayında NATO karşıtının da toplandığı Strasbourg, Kehl ve Baden Baden şehirlerinde göstericilerle polis arasında da yer yer çatışmalar yaşanıyor.

NATO'nun 60. yılında, ittifakın 26 ülkesinin devlet ve hükümet başkanları bir araya geldi. Liderler yeni seçilecek NATO genel sekreteri konusunda anlaşma sağlayamadı, görüşmeler bugün devam edecek. Fransa'nın Strasbourg kentiyle Almanya'nın Kehl ve Baden Baden şehirlerindeki tarihi zirve, ittifakın 60. kuruluş yıldönümü çerçevesinde çalışma yemekleriyle resmen başladı.

NATO, Arnavutluk ve Hırvatistan'ın katılımıyla genişlemeyi, Fransa'nın askeri kanada dönüşünü ve Afganistan konularını ele alıyor.

Genel sekreterlik konusunda Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen adı üzerinde bir anlaşmaya varılamamasında Türkiye'nin itirazlarının etkili olduğu belirtiliyor.

ABD: Aciliyet yok

Konuyla ilgili olarak konuşan üst düzey bir Beyaz Saray yetkilisi, 'Başkan Obama bu konuyu bugün de görüşecek. Biz ABD olarak herhangi bir aday yönünde açıklama yapmadık. Biliyorsunuz prensip olarak da yapmıyoruz. Ama mevcut genel sekreterin süresi temmuza kadar devam ediyor. Konunun bu zirvede aciliyeti yok' dedi.

NATO Genel Sekreteri Joop de Hoop Scheffer'in görev süresi, 31 Temmuz 2009'da sona erecek.

Danimarka Başbakanı Rasmussen, tartışmalara rağmen genel sekreter adaylığını resmi olarak açıkladı.

NATO'nun yeni genel sekreterinin isminin, 'tüm ittifak üyelerinin mutabakatıyla' belirlenmesi için 31 Temmuza kadar vakit bulunuyor.

Ancak yabancı diplomatik kaynaklar, yeni genel sekreter isminin bu zirvede belirlenmesi isteğindeki bazı müttefiklerin Ankara'ya baskı yapma eğiliminde olduğunu belirtiyor.

Zirveye, Türkiye'den Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Dışişleri Bakanı Ali Babacan ve Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül katılıyor.

Toplantı öncesi ABD Başkanı Barack Obama ile Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ayakta kısa bir görüşmesi oldu.

Zirve ortak bildiriyle sona erecek

NATO üyesi 28 ülkenin devlet ve hükümet başkanlarını bir araya getiren, ittifakın 60. kuruluş yıldönümü çerçevesinde yapılan Strasbourg-Kehl zirvesi, çeşitli etkinlik ve törenlerle bugün tamamlanıyor.

Devlet ve hükümet başkanları ile bakanların dün akşamki çalışma yemeklerinin ardından, karar organı NATO Konseyi, bugün en yüksek düzeyde toplanıyor.

İttifakın gelecek 10 yıllarda yeni güvenlik unsur ve tehditlerini nasıl göğüsleyeceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunacak olan NATO Konseyinde devlet ve hükümet başkanları, 'Atlantik İttifakı Deklarasyonu' belgesinin yanı sıra bir ortak bildiri ve bir 'Afganistan Deklarasyonu' yayımlayacak.

ABD Başkanı Barack Obama'nın ilk defa katıldığı zirve sırasında Afganistan dosyası, Fransa'nın askeri kanada dönüşü, yeni NATO Genel Sekreterinin belirlenmesine ilişkin temaslar, terörizmle mücadele, Rusya ile ilişkiler, NATO-AB ilişkileri gibi konular, resmi veya gayrı resmi gündemde yer buluyor.

İttifaka yeni üye olan Arnavutluk ve Hırvatistan'ın ilk defa katıldığı NATO zirvesi, yayımlanacak ortak bildiriyle son bulacak.

Arnavutluk ve Hırvatisyan 'mutlu'

NATO zirve ve toplantılarına ilk defa katılan Arnavutluk ve Hırvatistan'ın temsilcileri, 'mutlu ve gururlu' bir tablo sergiliyor. NATO, geçen yıl Bükreş zirvesinde, Arnavutluk, Hırvatistan ve Makedonya'ya, ittifaka katılımları için yeşil ışık yakılmasını, Ukrayna ve Gürcistan'a da bu yolda 'cesaretlendirici mesajlar' verilmesini kararlaştırmıştı.

İttifakın katılım koşullarını yerine getirmek için yoğun çaba harcayan ve başarılı olan Arnavutluk ve Hırvatistan için sorun görülmezken, aynı başarıyı sağlayan Makedonya, Yunanistan'ın veto tehdidiyle karşı karşıya kalmıştı.

Atina, 'kendi topraklarına ve tarihine ait olduğunu' savunduğu 'Makedonya' isminin bir ülkeye verilmesine karşı çıkmaya devam ederken, Üsküp'ün söz konusu isimden vazgeçmemesi nedeniyle veto hakkını kullanarak bu ülkenin NATO'ya katılımını engelliyor.

BM'ye 1993'te 'Eski Yugoslav Cumhuriyeti Makedonya' adı altında katılan ülkeyi, NATO'da sadece Türkiye 'Makedonya' adıyla tanıyor. Türkiye, bu yaklaşımını baştan beri, Makedonya'nın adı geçen tüm NATO belgelerde 'dipnot' olarak zabıtlara geçiriyor.

Makedonya'nın bu ismi alması halinde gelecekte kendisinden toprak talebinde de bulunabileceğini öne süren Atina, ABD ve diğer bazı müttefiklerin baskılarına rağmen tavır değiştirmiyor.

Yunanistan'a giderek 'ortamı yumuşatma' girişimlerinde bulunan NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer'in başarı sağlayamadığı biliniyor. Atina, uzun süredir çözüm bulamadığı bir sorunu, NATO bünyesinde gündeme getirerek ve veto tehdidini kullanarak çözmek için çaba harcarken, 'iyi komşuluk ilişkilerinin, NATO'ya katılımın bir ön koşulu olduğunu' anlatıyor.

Makedonya'yı bu ismiyle tanıyan tek NATO müttefiki olan Türkiye, ittifakın 'açık kapı politikasını' destekliyor ve bölgesel yaklaşımlara önem veriyor. Ankara, Balkan ülkelerinin NATO'ya katılımlarını, 'bölgesel istikrara katma değer sağlayacağı' gerekçesiyle destekliyor ve 'Balkanları 'her zaman dikkatli olunması gereken bir bölge' olarak algılıyor.

Ukrayna-Gürcistan

Bükreş zirvesi sırasında NATO'nun genişleme planlarına dahil olmak isteyen Ukrayna ve Gürcistan'dan kaynaklanan uzlaşmazlık, ittifak bünyesinde devam ediyor.

ABD'nin eski yönetiminin sıcak baktığı ve desteklediği bu katılıma, başta Almanya, Fransa ve Hollanda olmak üzere bazı müttefikler karşı çıkıyor. Ukrayna ve Gürcistan'a yeşil ışık yakılmasına muhalefet gösteren ülkeler, 'Rusya ile gerginlik ortamının körüklenmemesi gereği' üzerinde dururken ittifaka 'sorun ithal edilmemesini' istiyor, bu ülkelerin içişlerinde istikrar sağlamalarının beklenmesini öneriyor.

Alman hükümeti sözcüsü Thomas Steg, 'iç politika çatışmaları bulunan', 'bölgesel sorunların ve bölücülük hareketlerinin görüldüğü' ülkelerin ittifaka katılamayacağını belirtti, Gürcistan ve Ukrayna'da bunların görüldüğüne işaret etti.

Almanya, iki ülkenin NATO'ya katılımına yeşil ışık yakılmasına karşı tavrını açıkça ifade eden müttefiklerin başında geliyor. Başbakan Angela Merkel, bu ülkelerde kamuoyunun da bu katılıma fazla sıcak bakmadığını hatırlatıyor.

Ukrayna ve Gürcistan'ın katılımına karşı tavır alan ülkeler arasında, Belçika, İspanya, Fransa, Yunanistan, Macaristan, İtalya, Lüksemburg, Norveç ve Hollanda da bulunuyor.

Buna destek verenler arasında ise Litvanya, Kanada, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Letonya, Estonya, Slovakya, Slovenya, Bulgaristan ve Romanya yer alıyor.

Ankara, NATO'nun genişleme dosyası çerçevesinde, Ukrayna ve Gürcistan'a, 'onları soğutmayacak bir tavırla', 'teşvik edici mesajlar' verilmesinden yana tavır koyuyor.

Rusya, zirve sırasında yaptığı açıklamalarda da, NATO'nun Ukrayna ve Gürcistan'ı bünyesine katma girişimlerini sürdürmesi halinde ulusal menfaatlerinin zarar göreceğini savunarak, böyle bir durumda ittifakla işbirliği adımlarını durduracağı tehdidinde bulunuyor.

Bundan 10 yıl önce, 1999'da 'demir perdeyi aşarak' eski Varşova Paktı üyesi ülkeleri bünyesine katmaya başlayan NATO'nun genişleme hareketlerinin devam edeceği belirtiliyor.

NATO karşıtı gösteriler

NATO zirvesinin devam ettiği Strasbourg kentinin şehir merkezinde, NATO karşıtı gösteriler düzenlemek isteyen gruplar ile polis birimleri arasında gerginlikler oluyor.

Şehir cadde ve sokaklarını geniş ölçüde trafiğe kapatan binlerce polis, kent merkezinde toplanmak için gruplar halinde hareket eden yüzlerce göstericiyi de gaz bombaları kullanarak dağıtmaya çalışıyor.

Göstericiler, polis tarafından, zirvenin yapıldığı bölge etrafında oluşturulan güvenlik çemberini aşmak için çeşitli yöntemlere başvuruyor.

NATO karşıtı gösterileri düzenleyen kuruluşlar, bugün Strasbourg'da 30 ila 60 bin kişi toplanacağını duyururken, bu katılımcılara 'polise karşı sivil isyan' eylemi çağrısında bulunuyor.

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın