$

Dolar

46,1663

Euro

53,4611

£

Sterlin

61,9455

Frank

57,8381

Gram Altın

6.075,5200

Bitcoin

2.876.188

$

Dolar

46,1663

Euro

53,4611

£

Sterlin

61,9455

Frank

57,8381

Gram Altın

6.075,5200

Bitcoin

2.876.188

Dünya

'Guantanamo kapatılmıyor, genişletiliyor'

Obama'nın Guantanamo kampını kapatma kararı, askerleri memnun etmedi. Bir yetkilinin sözleri ise yoruma gerek bırakmıyor: 50 yıl sonra hepimizi yargılayacaklar.

03.04.2009 - 17:12
Timeturk Editör
'Guantanamo kapatılmıyor, genişletiliyor'
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Bilgi Eser'in haberi...

ABD Başkanı Barack Obama, yemininin ardından ilk açıklamasında, Bush döneminin kötü izlerini sileceğinin sinyalini verdi ve 'Guantanamo kapatılacak' diye konuştu. Üsse yolladığı emirle de bu vaadini işleme koymuş oldu: 'Ocak 2010'da kapanıyorsunuz.

Hazırlanın.' Şimdiyse Washington için en büyük sorun, 'yaklaşık 240' olduğu sanılan tutsaklara ne olacağı... 7 yıl önce üsse getirilen ve sayıları toplamda 700'ü geçen esirlerin bugün yüzde 60 kadarı serbest kalmış durumda. Geri kalanlarsa, ya kendi ülkelerine ya da üçüncü bir ülkeye gönderilecek. Adaylar arasında Portekiz ile İsviçre'den sonra şimdi de Venezüella'nın adı geçiyor.

RÜTBELİLER MEMNUN DEĞİL

Bir dönemin en önemli politikasının ürünü olan Guantanamo Cezaevi'nin kapatılması kararının ardından askerlerden şimdilik resmi bir açıklama gelmedi.

Ancak 4 günlük gezinin sonunda edindiğim izlenim, çok da memnun olmadıkları. Hatta kamptaki üst düzey bir yetkili, isim vermeden, Obama'nın liderliğini eleştirerek, 'Bence buraya gelip bizimle konuşmalıydı. Ziyaret etme gereği bile duymadı.

Ben de liderlik yaptım ve her zaman astlarımla konuşup karar aldım' diye konuştu. 'Herhalde kapatmaya gelir' dediğimde ise kinayeli bir üslupla, 'Kesinlikle onu kaçırmaz' diye yanıtladı.

Kampta görülen mahkemelerde, 'düşman savaşçı' (uluslararası anlaşma hükümlerinden sıyrılmak için ABD 'savaş esiri' demekten kaçınıyor) olduğuna karar verilen esirlerin statülerini inceleyen Deniz Albayı Ken Garber'ın yorumu ise, 'Washington'da alınan karara saygı duymak zorundayız' şeklinde.

'YILLARCA NAZİLERİ SAKLADIK'

Guantanamo'da görüştüğüm kişiler arasında beni en çok etkileyen ifade ise, ismini saklayan bir yetkiliden geldi. 'Sizce, burası kapatıldıktan sonra kendinizi yargı önünde bulabilir misiniz?' diye sorduğumda verdiği yanıt yaşananların kanıtı gibiydi: 'Evet... Yıllarca Auschwitz'te soykırım yapanların buraya sığınmasına izin verdik. Ardından da ülkelerine gönderdik yargılanmaları için. Hatta birini geçtiğimiz haftalarda yolladık. Bence 50 yıl sonra çok fazla insan yargı önüne çıkacak.' Buradaki turum boyunca insanlığın bir kenara bırakılıp esirlerin hukuk dışı muamele görebileceğine ve dünyanın hiçbir şey yapamayabileceğine tanık oldum.

Her şeye haklı bir mazeret bulmaya çalışan bir yönetimle tanıştım.

Turuncu tulumlu tutukluların fotoğraflarını basına dağıtan ABD ordusunun, 'Böyle bir tepki beklemiyorduk' şeklindeki aymazlığı karşısında ise tüylerim diken diken oldu.

Belki o kamp bir gün gerçekten kapatılaca. Peki ya dünya böyle bir olayın bir kez daha yaşanmayacağının garantisini verebilecek mi sizce? Ya da bir başka deyişle: Gerçekten vermek ister mi?

Adadaki en yüksek bayrak Küba bayrağı

Guantanamo'ya gideceğimi söylediğim andan itibaren herkes bana, 'Orası nasıl Küba'da olabiliyor? İki ülkenin diplomatik ilişkisi yok ki' diye soruyor.

İşte yanıtı: ABD, 1898'de İspanyollar'la savaşarak Küba adasını ele geçirdi. İlk çıkartmayı Guantanamo Körfezi'nden yaptığı için buraya üs kurdu. 1903'de ABD yönetimi, zaten kendisi de bir ABD'li olan Küba Başkanı'yla, 'üssün sürekli kalmasını' içeren bir anlaşma imzaladı. 1959'da Fidel Castro'nun devriminin ardından sınır kapatıldı. Kübalıların üste çalışmaları yasaklandı.

Castro rejimi, ABD'nin adadaki varlığının artık uluslararası yasalara aykırı olduğunu belirtiyor. Ayrıca sadece bir üs olarak kalması gereken bölgeye, savaş esirlerinin getirilmesini de kanundışı olarak kabul ediyor.

Bugün Küba ile ABD'nin komünist bir ülkedeki tek üssünü uzun bir sınır ayırıyor. Her iki taraf geçişleri engellemek için boylu boyunca mayın döşemiş durumda. ABD kendi mayınlarını temizlediğini iddia ediyor.

ORTAK TATBİKAT İŞBİRLİĞİ

Diplomatik ilişkiler olmasa da iki ülkenin askeri yetkilileri haftada iki kez sınırda buluşuyor. Yılda bir kez de doğal afetlere karşı ortak tatbikat yapılıyor. Her iki taraf da sınırı turistik bir fırsata dönüştürmüş. ABD, aralıklı olarak sınıra tur düzenliyor. Küba da sınıra bakan bir tepeye çıkarıyor isteyenleri. Sınıra gittiğimizde ABD bayrağı dalgalanıyor. 'Küba'nınki nerede?' diye soruyorum bir askere. Başlıyor anlatmaya: 'Biz bu bayrağı diktiğimizde onlarınki de kendi taraflarındaydı, ama bizimkinden alçaktaydı. 'Küba bayrağı daha aşağıda olamaz' diye yükselttiler. Aynısını biz yaptık. Bu böyle aylarca sürdü. Kübalılar baktı olmayacak, arkadaki (parmağıyla yüksek bir tepeyi gösteriyor) yere diktiler bayrağı. Bizim tarafta oradan daha yüksek bir yer yok.'

Ne kapatılması, genişletiliyor

Cezaevinin en yüksek güvenlikli ikinci bölümü 'Kamp 6'yı ziyaret ederken, sürmekte olan inşaatlara takılıyor gözüm. Neredeyse 2 bin kilometrekarelik bir alanda, halen işçiler harıl harıl çalışıyor. Teller çekiliyor, çelik demirler yerleştiriliyor. Kampı tanıtan komutana, 'Bu inşaat kapanacak bir yer için biraz fazla değil mi?' diye soruyorum. Söylediğine göre, esirlere yaşam alanı sağlıyorlarmış. 'Spor yaparak daha sağlıklı olmalarını istiyoruz' diyor. Biz de bu 'iyi niyeti' görüntülemek için deklanşöre bastığımızda ise, uyarı gelmesi gecikmiyor: 'Geniş alanı çekmeyin. Yasak!..'

Kim bilir belki ileride otel olur

Yüzlerce esirin kaldığı cezaevi kapatılma kararının ardından ne olacak? 'X-Ray' kampını gezerken bir binbaşı, hiçbir kampın yıkılmayacağını söylüyor: 'Hepsini koruyacağız. Mahkemelerde bir esir, 'Beni şu hücreden şuraya sürüklediler' diye bizi suçlarsa, biz de o savcıyı alıp olay yerine getirebiliriz. Burası mahkemelerde önemli bir tanık olacak.' Bu sözler, ileride esirlerin ABD aleyhine dava açabileceklerine ilişkin endişeleri de gözler önüne seriyor. Bir askere, 'Yıllar sonra burası bir otel olabilir mi?' diye sorduğumda ise aldığım cevap hayli ilginç: 'Neden olmasın. İnsanların ilginç tatil istekleri olabiliyor.'

Kaçak Kübalılar'ın tekneleri

Castro rejiminden kaçmak isteyen Kübalılar, derme çatma teknelerle Guantanamo açıklarına geliyor. Ancak ABD yasalarına göre, buraya gelenler Küba'ya geri gönderilmek zorunda.

Sakıncalı resimlere sansür

4 günlük turumuz boyunca en çok dikkat edilen konu, çektiğimiz fotoğraflardı. Her günün sonunda binlerce fotoğrafımız bir yetkili tarafından tarandı, 'sakıncalı' olanlar silindi.

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın