Başbakan Erdoğan ve Hırvatistan Başbakanı İvo Sanader baş başa ve heyetlerarası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek, gazetecilerin sorularını yanıtladılar.
Toplantı öncesinde, ikili ilişkilerimizin geliştirilmesine dair ''Strateji Belgesi'' belgesi ile ekonomi, dış ticaret, yatırımlar ve çevre konularında 4 anlaşma imzalandı.
İmza törenini ardından Erdoğan, Sanader'i Türkiye'de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Hırvatistan'ın Balkanlar'da barış, istikrar ve refahın yaygınlaştırılmasında Türkiye'nin önem verdiği ülkelerden olduğunu ifade eden Erdoğan, iki ülke arasındaki siyasi ilişkilerin mükemmel bir düzeyde olduğunu söyledi.
Güneydoğu Avrupa'da kalıcı istikrarın sağlanmasına yönelik katkıları değerlendirdiklerini anlatan Erdoğan, bölgesel ve uluslararası konularda da kapsamlı görüş alışverişinde bulunduklarını bildirdi.
Hırvatistan'ın kısa süre içinde gerçekleşecek olan NATO üyeliğini de ele alındığını belirten Erdoğan, bunun iki ülke ilişkilerine yeni bir boyut katmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
İki ülkenin AB katılım müzakerelerini sürdürdüğünü anımsatan Erdoğan, bu konudaki ortak hedef kapsamında da yakın iş birliği içinde, aynı yaklaşımın paylaşıldığını bir kez daha görme fırsatı bulduklarını anlattı.
Ekonomi ve ticaret alanlarındaki iş birliğinin ülkelerin gerçek imkanlarını yansıtacak düzeyde yükseltilmesi konusunda kararlı olduklarını da belirten Erdoğan, bu yönde ortak bir iradenin söz konusu olduğuna kaydetti.
Başbakan Erdoğan, yarın iki ülke temsilcilerinin katılacağı iş konseyi toplantısının da İStanbul'da gerçekleşeceğini bildirdi. Erdoğan, imzalanan strateji belgesinin, iki ülke arasındaki çok boyutlu işbirliğinin daha da güçlendirdiğini belirtti.
Sorular
İki başbakan daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladılar.
Bir gazetecinin, Azerbaycan'da bazı gazetelerde Türkiye'nin Karabağ sorununa bakış açısında bir değişiklik olduğu yönünde yorumların bulunduğunun hatırlatılması üzerine Erdoğan, şunları söyledi:
''Öncelikle Karabağ konusunda Azerbeycan'ın resmi görüşü ile bizim görüşümüz arasında herhangi bir değişiklik söz konusu değil. Biz görüşlerimizi bu noktada zaten beraber olgunlaştırdık ve aynı istikamette sürdürmekteyiz. Tüm bunlar saptırmadır. Tamamen Azerbaycan'ın kendi içindeki grupların öyle zannediyorum ki iç politikaya yönelik yaklaşım tarzıdır.
Türkiye'nin böyle bir şeyi söz konusu değildir. Oradaki resmi görüş ne ise biz o görüşü zaten paylaşmış bir ülkeyiz. Ve bugüne kadar da bunun arkasında durduk. Ve aynı istikamette de bu süreci devam ettirmekteyiz. Ve zaten Karabağ noktasında Birleşmiş Milletler açısından da Azerbaycan'ın haklılığı bellidir ve bu da ortaya konmuştur.''
Obama Görüşmesi
ABD Başkanı Barack Obama ile yaptığı telefon görüşmesiyle ilgili bir soruya yanıtlarken de Erdoğan, şöyle konuştu:
''Biz Obama'ya seçildiği anda tebriklerimizi gönderdik. Ve daha sonra Cumhurbaşkanımız ile malum görüşmesi olmuştur. Öyle zannediyorum ki şimdi de arayanları kendileri aramaya başladılar.
Bu vesile ile bu görüşmemizde gerek Türkiye-Amerikan stratejik ilişkileri gerek bölgede Türkiye'nin önemi, gerek bundan sonraki süreç içerisinde Türkiye-Amerika ilişkileri, nasıl devam edeceği, bunun yanında 1915 sözde Ermeni soykırımı konusu, bütün bunları geniş, etraflıca görüşme fırsatını bulduğumuz gibi önümüzde yaklaşan nisan ayındaki G-20 Zirvesi vesilesiyle bir arada olacağız, bunu görüşme imkanı bulduk.
Dünyadaki küresel finans krizini görüşme imkanı bulduk. Londra'da da bunu devam ettireceğiz.''
Doğalgaz
Hırvat bir gazetecinin ''Hazar Denizi'ndeki doğalgazın Avrupa'ya taşınmasına ilişkin sorusuna da Erdoğan, şu yanıtı verdi:
''Hazar Denizi'nden gelen doğalgaz Azerbaycan'dan Şahdeniz diye ifade ettiğimiz doğalgaz ve bunun Avrupa'ya nakliyle alakalı Türkiye malum burada bir transit ülke olarak şu anda Yunanistan'a ve İtalya'ya bir hat olayı var. Fakat burada yeni bir adım olarak yaptığımız görüşmeler çerçevesinde daha yeni Arnavutluk Başbakanı Sali Berisa ile 2 gün önce telefon görüşmemiz oldu. Bu konularla ilgili çünkü ortak bir konu haline geldi.
Enerji nakli konusu doğalgaz ile alakalı olarak buradan gerek Arnavutluk'a gerek Hırvatistan'a, Bosna Herkes'e hatta Karadağ'a doğalgaz nakli mümkün olabilir. Bizdeki kapasite artırılışı sebebiyle bu noktada çalışmalarımız var. Şimdi bu ülkelerin birer bakanı bir araya gelmek suretiyle burada bir mutabakatımız olmuştu. Bakanlar olarak kendi aralarında yapacakları toplantıyla nihai olarak bizlerde vereceğimiz kararla bu konuda adımı atacağız. Ve bu bölgelerdeki doğalgaz sıkıntısına da böylece bir çözüm üretmiş olacağız diye inanıyorum.'' (zaman)