Halbuki başta Başkan Aziz Yıldırım ve kurmayları olmak üzere Sarı-Lacivertli camia en azından Kadıköy'de UEFA Kupası'nda final oynamayı hedefliyordu. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı ve geçen yılkinden çok daha düşük performanslı bir grupta mücadele eden Fenerbahçe galibiyet dahi alamadan Avrupa'ya veda etti. Teknik Direktör Luis Aragones ise UEFA'da final oynamayı hedefleyen Sarı-Lacivertli camianın adeta hayal gördüğünü Kiev'de itiraf etti. İspanyol hoca, maç sonrası başarısızlığı şöyle özetledi: 'Mevcut koşullar göz önüne alındığında, Şampiyonlar Ligi'nde başarılı olmamız zaten zordu. Belki geçen yıl baktığımızda daha üstte olmuştuk ama farklı antrenör ve takım vardı.'
İşte Aragones'in 'acı ama gerçek' diye tabir edebileceğimiz bu ilginç sözleri Fenerbahçe'nin özellikle transfer politikasında yanlış bir yol izlediğini gözler önüne seriyor. Zira Aragones'in dediği gibi Sarı-Lacivertli takımda bir yılda çok şey değişmişti. Öncelikle Avrupa'daki tarihî başarının mimarı Arthur Zico gitmiş, onun yerine İspanya dışına ilk defa çıkan ve Türk futbolunun mantalitesinden anlamayan Aragones gelmişti. Zico'nun aksine futbolculara bir türlü kendini sevdiremeyen 'İspanyol Dede', yaptığı yanlış oyuncu tercihleriyle Fenerbahçe'nin adeta sonunu hazırladı. Tuncay Şanlı'nın ardından Mehmet Aurelio gibi istikrar abidesi bir oyuncuyu kaybeden Sarı-Lacivertliler, futbolcu transferinde de hayal kırıklığına uğradı. Sarı Kanarya, İspanya gol kralı Daniel Güiza'yı 14 milyon Euro, Emre Belözoğlu'nu ise 4,5 milyon Euro'ya kadrosuna katarak dikkatleri üzerine toplamıştı. Fenerbahçe ayrıca Burak Yılmaz ve Josico gibi isimleri de renklerine bağlamasına rağmen bu transferlerin hiçbirinden verim alamadı. Bunun yanı sıra günü gününü uymayan kaleci Volkan Demirel'e alternatif bulunamazken, üst üste yaşanan sakatlıklar ve yedek kulübesinin güçsüz oluşu Sarı-Lacivertli takımın belini iyice büktü.
Bütün bu olumsuzluklara karşın Başkan Aziz Yıldırım, daha geçtiğimiz hafta, 'Şampiyonlar Ligi'nden elenerek büyük bir hedeften saptık. Ancak Dinamo Kiev'i yenerek Kadıköy'de UEFA Kupası finalini oynayacağımıza inanıyorum.' şeklinde konuşup camianın yüreğine su serpmişti. Önceki akşam Kiev'in dondurucu soğuğunda sahaya çıkan Fenerbahçeli futbolcular ise sanki veda maçına çıkmışçasına inançsızdı. Tıpkı Dinamo Kiev deplasmanına gitmeyip maçı evinden izleyen Başkan Yıldırım gibi. 90 dakika boyunca 1 korner kullanan Aragones'in öğrencileri klasik bir Volkan golüyle rakibine boyun eğdi. Sonuç olarak 20 Mayıs 2009'da Kadıköy'de oynanacak UEFA finalinde sahada olmayı hedefleyen Fenerbahçe, bu tarihî maça sadece seyirci olarak tanıklık edecek. Milyonlarca F.Bahçeli'nin buhar olan hayali de cabası...
Stajyer Zico, 'Dede'yi gölgede bıraktı!
Geçen yıl Arthur Zico yönetiminde Şampiyonlar Ligi'nde 11 puanla ülke rekoru kırıp çeyrek finalist olan F.Bahçe, 4,5 ay önce İspanya ile Avrupa'nın zirvesine çıkan Aragones'le 2 puan alıp 32 takım içinde 30. oldu. Sarı-Lacivertli takım İspanyol hoca ile grupta hiç galibiyet alamadı ve 2 puanda kaldı. Zico ise geçen sezon 11 puanla ülke rekoru kırmıştı. Ardından 2. turda Sevilla'yı geçen ve tarih yazan Fenerbahçe, çeyrek finalde Chelsea'ye 2-1, 0-2'lik skorlarla elendi. Zico ile Kadıköy'de Devler Ligi'ndeki 5 maçı da kazanan Kanarya, bu sezon 3 maçta 1 puan alabildi. Geçen yıl 10 maçta 14 gol yiyen F.Bahçe bu sezon 6 maçta kalesinde 11 gol gördü. Aragones'li Sarı-Lacivertli ekip, aynı zamanda Türk takımları içinde Şampiyonlar Ligi'nde 2001-02 sezonunda Mustafa Denizli ile 6 maçta 'sıfır' çeken Fenerbahçe'nin ardından en başarısız dönemi yaşattı.
'Luis Aragones'ten UEFA'ya güle güle'
İspanyol basını, Şampiyonlar Ligi 'G' Grubu'nda dün akşam oynadığı maçta deplasmanda Dinamo Kiev'e 1-0 yenilen Fenerbahçe için, 'Geçen sezon Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finale kalan Fenerbahçe, bu sezon UEFA'ya bile kalamadı' yorumunda bulundu. Marca gazetesi, 'Başarısızlığa uğruyor ve UEFA'nın bile dışında kalıyor' başlığını atarken, Aragones'in takımının finalin kendi stadında oynanacağı UEFA Kupası dahil, Avrupa'daki tüm kupaların dışında kaldığını yazdı. AS gazetesi de, 'Luis Aragones'ten UEFA'ya güle güle' ifadesini başlığına çıkararak, 'Avrupa'da oynamak için çok tutkulu olmadığını gösteren Fenerbahçe'yi durdurmak için her zamanki gibi Eremenko'nun bir golü yeterli oldu.' değerlendirmesini yaptı.