Bahçeşehir Üniversitesi'nin düzenlediği 'Global Finansal Kriz ve Türkiye'ye Etkileri' konulu uluslararası konferansa katılan Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, ABD'de başlayan krizin etkilerinin tüm dünyayı sardığını belirterek, 'Dünyadaki ekonomik sistem, eskisi gibi olmayacak' dedi.
Yeni sistemde eski sistemdeki kaldıraçların ve likidite bolluğunun da olmayacağını ifade eden Unakıtan, 'Borçlanma maliyetleri artıyor. Küresel kriz, mali piyasalardan sermaye piyasalarına oradan da reel sektöre geçmiştir. Dünyanın önde gelen ülkeleri arka arkaya resesyona giriyor. Almanya, Estonya, İtalya resesyona girerken, İspanya, Macaristan ve İngiltere ekonomilerini son çeyrekte küçülttü. IMF, dünyanın 2009 yılında yüzde 2.2 büyüyeceğini tahmin ediyor. OECD ülkelerinin yüzde 0.4 küçüleceği tahmin ediliyor' diye konuştu.
Küresel krizle birlikte açıklanan önlem paketlerine işaret eden Bakan Unakıtan, bu anlamda dünyada yeni bir sistemle güven ortamını yakalamanın çok önemli olduğunu söyledi.
Avrupalıların 1929'dan beri böyle bir kriz yaşamadıkları için paniklediklerini kaydeden Bakan Unakıtan, 'Ancak bu kriz, dünya krizi olduğu için bizim de söz söyleme hakkımız var. Dünyanın yaşadığı bu krizi yönetmekte zayıf kalıyorlar. Bazı kararlar, aceleyle alınıyor ve bu konuda yetersiz kalınıyor. Bu işe yatırdıkları paralar 6 trilyonu geçti. Bu sistemle olmaz; sistemin gelişmesi lazım. Dünyayı yönetenler, bir araya gelip mevcut sistem üzerine kafa yormalı. Bizim ekonomistlerimiz de buna katkıda bulunmalı' dedi.
Ülkelerin global ekonomiyle bütünleştikleri oranda krizden etkilendiğini belirten Unakıtan, Türkiye'nin de bu etki sahasına girdiğini anlatarak şöyle devam etti: 'Ancak Türkiye'nin haletmesi gereken iki önemli şey var. Birincisi, bütçe açıklarının halledilmesi gerekiyor. Bütçe açığı olursa sağlıklı bir ekonomi olmaz. Bütçe açıklarına çare bulunması lazım. Türkiye'nin diğer bir sorunu ise cari açık. Bu, Osmanlı'dan beri süregelen bir sorun. Cari açık, sorununun da halledilmesi gerekiyor. Türkiye'nin tasarrufu az. Çin'in tasarruflarının gayrisafi yurt içi hasılaya oranı, yüzde 55 iken, Türkiye'de bu oran yüzde 17. Bu yüzden daha fazla tasarruf ve yatırım yapmalıyız. Türkiye artık daha fazla KDV'si yüksek olan ürünlere yönelmeli. Bu kriz, Türkiye için bir fırsattır. Temel sorunlara iyi yaklaşılması lazım. 150 milyar dolar ara malı ithalatı yapıyoruz. Bunun 30 milyar dolarını Türkiye'de üretsek bu meseleyi hallederiz.'