DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

DOLAR

15,8769 ₺

EURO

16,8435 ₺

ALTIN

942,56 ₺

BİST

2.372,35 ₺

Tekin'den Ümraniye bombaları açıklaması

Ergenekon sanığı Muzaffer Tekin, 'Ümraniye'de bulunan bombaların sözde örgütle ilişkisi yok' dedi.

14.11.2008 22:37:00

 

Ergenekon' davasının tutuklu sanıklarından emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin, Ümraniye'de ele geçirilen el bombalarının Ergenekon örgütüyle bağlantısı olmadığını savunarak, 'Ortada tamamen 'bomba bulundurmak' suçu olup, bu bireysel suçun failleri de yapılacak yargılama sonucu ortaya çıkacaktır' dedi.

Tekin, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince görülen davanın bugünkü duruşmasında, 'Danıştay sanıklarının dini hassasiyetlerinin olmadığını iddia ederek, bu konuyu son derece taraflı bir şekilde de çarpıtarak almak, aslında Danıştay cinayetinden tarikatın beraatını sağlamaya yönelik bir çabadır' ifadesini kullandı.

Savcıların, iddianamenin 468'inci sayfasında 39 adet el bombasının Ergenekon terör örgütüne ait olduğunun tespit edildiğini anlattıklarını söyleyen Tekin, böyle bir tespit bulunmadığını, bunun, savcının hatalı, maksatlı ve yanlış bir değerlendirmesi olduğunu öne sürdü.

'Ümraniye'de bulunan bombaların sözde örgütle bir ilişkisi yoktur. Bunlar örgüt silahı olarak kabul edilemez' diyen Tekin, 'Ortada tamamen 'bomba bulundurmak' suçu olup, bu bireysel suçun failleri de yapılacak yargılama sonucunda ortaya çıkacaktır' şeklinde konuştu.

'Danıştay saldırısı ve Cumhuriyet gazetesine bomba atılması eylemlerinin aynı kişilerce yapılması, bu eylemlerin talimatının benden veya Veli Küçük'ten alındığını göstermez' şeklinde konuşan Tekin, 'Bir talimat varsa, bunun somut olarak delillendirilmesi gerekir' dedi.

Tekin, 'Ortada talimat konusunda Alparslan Arslan ile Muzaffer Tekin ve Veli Küçük arasında hiçbir maddi delil mevcut değildir' diye konuştu.

Sevgi Erenerol ile örgütsel bir bağlantısı olmadığını belirterek, 'Sevgi Hanım neredeyse, sonuna kadar arkasında olacağım' diyen Tekin, şöyle devam etti:

'Örgüt yöneticisi değilim. Aynı düşüncedeki insanların maddiyat değil manevi olarak bir arada bulunması 'köprü görevi' ise bunu yapmışımdır. Bunu kabul ediyorum. Bir mafya yapılanması içerisinde bulunmadım. Cumhuriyet Gazetesini bombalatmadım. Osman Yıldırım'a bomba vermedim. Silahlı örgüt kurduğum iddia ediliyor. Silaha hiç ihtiyacım yok, emekli olduğum günden beri taşımıyorum. Emekli olunca, resmi olarak teslim ettim. Bırakın gayri yasal, yasal bir örgüt içinde dahi olmadım. Dış patentli Tuncay Güney ile vizyona giren bu örgütü sizlerden duyuyorum. 23 yıldır sivil hayatımda her kesimden dostlarım var. İlişkilerim beşeri düzeydedir. Maddi çıkara dayanmaz.'

Tekin, yazılı savunmasını okuduktan sonra son bir şey söylemek istediğini belirterek, 'Laik, demokratik, sosyal, hukuk devletinin, Atatürk'ün devrimleri ışığında ant içtik. Bu düşüncede olan bir insan, Cumhuriyet'in temel kazanımlarından Danıştay'a ve Cumhuriyet Gazetesine saldırıların arkasında olamaz. Şayet ben orada olsam, üzerimde bir şey olmasa bile bedenimi siper eder, yargıçların önüne atlardım' dedi.

Öte yandan, mahkeme, emekli binbaşı İhsan Güven ve eşinin Tuzla öldürülmesine ilişkin 7 sanığın yargılandığı davanın, 'Ergenekon' davasıyla birleştirilmesi talebini reddetti.

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

Görüş Bildir Bizimle Paylaş