DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

DOLAR

15,8398 ₺

EURO

16,7385 ₺

ALTIN

928,32 ₺

BİST

2.394,83 ₺

Artık toplumda 30'lu yaşlar 'genç' algılanıyor

Eskiden 30'lu yaşlara doğru 'yetişkinliği' çoktan yarılamış kabul edilirdi. Ama şimdi...

04.11.2008 17:00:00

Ancak sanayileşme ile birlikte, bir meslek edinmek ve aileden ekonomik olarak bağımsızlaşmak için daha uzun süre harcanması, 'gençlik' sürecinin uzamasına yol açtı. Hâlâ 'genç' olsalar da ergen olmayan, klasik 'yetişkin' sınıfına da girmeyenlerin oluşturduğu bir geçiş dönemi olan 'genç yetişkinlik'; 20'li yaşların ortalarından 30'lu yaşların sonuna kadar sürebiliyor.

Genç yetişkinlik döneminde, ergenliğin debdebeli zamanlarının yerini, 'titreme ve kendine gelme' almaya başlar. Ergenlikten farklı olarak, 'zamanın sınırsızlığı' hissi kaybolur. Çok yavaş bir şekilde de aksa, kum saati tersine çevrilmiştir... Aslında bu dönemde, ergenlikte başlayan kimlik oluşumu, (maddi-duygusal) sorumlulukların somutlaşması ile birlikte, yeni ve kalıcı bir boyuta girer. İş hayatında, özel ve sosyal ilişkilerde yapılan tüm davranışlardan 'sorumlu' olunur; 'gençtir, maruz görelim' diyen olmaz. İlk çalışma yıllarındaki (çabuk parlama, herkesle aşırı samimiyet kurma gibi) duygusal/davranışsal tecrübesizlikler azalır. Bazı arkadaşlarla kopuşlar yaşanır, kalanların yerleri sağlamlaşır, yenileri daha zor eklenir olur... Ergenlikteki sonsuz güven ve kabulün yerini, daha temkinli ve seçici bir tutum alır. (Bunun abartılı ve sağlıksız hali 'artık kimseye güvenmiyorum'dur). Genç yetişkinlikte ekonomik olarak sorumluluk alma gerekliliği oluşur. Bir ergenin, meslek edinme konusunda karmaşa ve zorluk yaşaması pek yadırganmayabilir. Genç yetişkinlikte ise, 'Bir dikiş tuttursan artık' beklentisi, bakışlardan bile hissedilebilir hale gelir. Uzun süre işsiz kalmanın şans, ekonomik kriz dönemleri gibi sebepleri olabilir... Ancak başladığı hiçbir işi sürdürememek, çalışılan yerlerde sürekli benzer iletişim sorunları yaşamak ve bunların üstesinden gelememek, yeni bir iş bulma (veya işinde ilerleme) için gerekli sorumlulukları yerine getirememek gibi durumlar, bir 'psikolojik takılma' ile ilgili olabilir. Bu psikolojik takılmayı anlamak için, çocuklukta aile tarafından kişiye verilen 'mesajlar', inisiyatif duygusunun oluşması, anne-babayı model alma konularının ele alınması gerekir. Ergenlik döneminde duygusal ilişkilerin uzun sürmemesi veya olmaması dikkat çekmeyebilir. Ancak bu farklılık, genç yetişkinliğin ilerleyen yıllarında dikkat çekici bir hal alır. * Klinik Psikolog, Medical Park Fatih Hastanesi

'Eyvah! Geç kaldım' düşüncesiyle yıkılmayın

Genç yetişkinliğin dramatik yönü, kişinin kendisine yönelik yaptığı bir değerlendirmeden, derin hayal kırıklığı ve umutsuzluk çıkarmasıdır. Bu durum kısaca 'Neden ben hâlâ...' olarak özetlenebilir. Akranlarıyla kendini kıyasladığında; başlangıç yapmak için geç kaldığı, geride ve yalnız kaldığı duygusunun üstesinden gelemeyeceğini düşünürse, kendine yönelik yıkıcı düşünceleri gelişebilir. Çevreden gelen olumlu destek bile, daha fazla mahcubiyet hissetmesine yol açar ('hâlâ desteklenmem gerekiyor' gibi).

Zaman

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

Görüş Bildir Bizimle Paylaş