$

Dolar

47,0434

Euro

53,7187

£

Sterlin

63,0486

Frank

58,2681

Gram Altın

6.225,5500

Bitcoin

3.006.310

$

Dolar

47,0434

Euro

53,7187

£

Sterlin

63,0486

Frank

58,2681

Gram Altın

6.225,5500

Bitcoin

3.006.310

Türkiye

Ergenekon'da 30 kimlik tespiti yapıldı

'Ergenekon' davasının 3. duruşması bugün yapıldı. Duruşmada tutuksuz yargılanan 40 sanıktan 30'unun kimlik tespitleri yapıldı. İşte salonda bugün yaşananların özeti:

27.10.2008 - 22:46
Timeturk Editör
Ergenekon'da 30 kimlik tespiti yapıldı
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

'Ergenekon' davasının 3. duruşmasında, tutuksuz yargılanan 40 sanıktan 30'unun kimlik tespitleri yapıldı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde görülen davanın öğleden önceki oturumunda, Cumhuriyet gazetesi imtiyaz sahibi ve başyazarı İlhan Selçuk ile eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Yalçın Alemdaroğlu'nun da aralarında bulunduğu tutuksuz 30 sanığın kimlik tespitleri gerçekleştirildi.

Kimlik tespitleri yapılan sanıklardan Prof. Dr. Alemdaroğlu, kimlik tespiti sırasında emekli hekim olduğunu, emekli maaşı ve yan gelirlerle birlikte ayrılık gelirinin 7-8 bin YTL'yi bulduğunu kaydetti.

Zeki Yurdakul Çağman da bu dava nedeniyle müşterilerinin artık kaçtığını ve ekonomik durumunun kötüleştiğini savundu.

Asım Demir, şu anda çalışmadığını belirterek, 'Kimse bizi işe almıyor. 9 aydır boştayım. Hiçbir gelirim yok' dedi.

Erdal İrten de 'Ergenekon' davası nedeniyle iş yerlerinin kapandığını, bir akrabasının yanında ustalık yaparak geçimini sağlamaya çalıştığını anlattı.

Yusuf Görüm, temizlik maddeleri fabrikasının bu soruşturma safhasında kapandığını ifade ederek, '12-13 bin YTL aylık gelirim vardı. Şimdi ise aylık 3 bin YTL gelirim oluyor. Bir kısmını tutuklu olan kardeşime, bir kısmını da Güneydoğu'da askerlik yapan jandarma komandosu oğluma gönderiyorum' dedi.

Gazeteci-yazar Güler Kömürcü de 9 Temmuzda davanın tutuklu sanıklarından Zekeriya Öztürk ile evlendiği için soyadına 'Kömürcü'nün yanında 'Öztürk'ün de eklendiğini bildirdi.

Avukat olan tutuksuz sanıklardan Fuat Turgut, ev adresi sorulunca polislerin kendisine hiçbir şekilde adresini açıklamamasını istediğini belirterek, iş yerinin adresini verdi.

Duruşmada, tutuksuz sanıklardan Ayşe Asuman Özdemir'in sağlık sorunları nedeniyle raporlu olduğu ve duruşmaya gelemediği belirtildi.

Yine bu davanın tutuksuz sanığı Hayrullah Mahmut Öztürk'ün de başka suçtan yeni tutuklandığı için duruşmaya katılamadığı ifade edildi.

HUKUKA AYKIRILIK İDDİASI

Duruşmada söz alan Kemal Yalçın Alemdaroğlu'nun avukatı Metin Çetinbaş, 'Ergenekon' davasının soruşturması, iddianamesi ve yargılama aşamasında hukuka aykırılıklar olduğunu öne sürdü.

Soruşturma savcılarının Anayasaya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine, Budapeşte Savcılık Meslek Etik Kuralları ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nu ihlal ettiklerini, kurallara uygun soruşturma yapmadıklarını savunan Çetinbaş, AK Parti ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştirdi.

Çetinbaş, davanın ilk duruşmasında adil, bağımsız, her türlü kuşkudan uzak bir yargılama yapılabilmesi için iddianame savcılarının duruşmalara katılmaması konusundaki taleplerinin mahkemece karara bağlanmadığını hatırlattı.

Sanıkların adil yargılama hakkının güvence altına alınmasının mahkemenin görevi olduğunu belirten Çetinbaş, usulüne uygun kopyalanmayan bilgisayar dokümanlarının da aralarında bulunduğu dosya eklerinin duruşmada okunmamasını ve hükme esas alınmamasını talep etti.

Çetinbaş, duruşmanın da başka bir yerde yapılmasını isteyerek, 'İlerleyen aşamada 200 kadar sanığın duruşmaya katılması bekleniyor. Avukatlarıyla birlikte bu salon almayacaktır. Duruşma, Abdi İpekçi Spor Salonu'nda ya da polis okulları ile askeri okulların salonlarında yapılabilir. Abdi İpekçi Spor Salonu'nda yapılmasını istiyoruz' dedi.

İddianame ve soruşturma savcılarının ön yargılı soruşturma yaptıklarını ve bu şekilde suç işlediklerini öne süren Çetinbaş,'İddianame ve eklerinde bulunan yasak, hukuka aykırı delillerin duruşmada okunmamasını istiyoruz' diye konuştu.

Mahkemenin önce bu yasak delillerle ilgili karar vermesini istediklerini belirten Çetinbaş, iddianameyi hazırlayan savcıların duruşmalara katılmamaları gerektiğini öne sürdü.

DURUŞMANIN CANLI YAYIMLANMASI İSTEMİ

Sanık Oktay Yıldırım, hafta içi yapılan duruşmalar nedeniyle ziyaretçi görüşmeleri, telefon hakları, banyo ve kantin gibi ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını belirterek, bu ihtiyaçlarının hafta sonu karşılanması için mahkemeden cezaevi yönetimine konuyu bildirmesini istedi.

Soruşturmanın başından beri her türlü hakarete uğradıklarını öne süren Yıldırım, Türk milleti adına karar veren ve yargılama yapan mahkeme heyetinden duruşma salonundan canlı yayın yaptırılması ve salona daha fazla gazetecinin alınmasını talep etti.

Doğu Perinçek'in avukatı Mehmet Cengiz ise iddianamenin okunmayarak, doğrudan sorguların yapılmasını istedi.

Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün ise mahkemenin iddianameyi okumakla yükümlü olduğunu belirterek, verilen arada avukat ve sanıkların bir araya gelerek bu konuda karar vermelerini önerdi.

Tutuklu sanıklardan Erol Ölmez de 'gizli tanık' olduğu şeklinde iddiaların bulunduğunu,bunun doğru olmadığını söyledi.

KEMAL KERİNÇSİZ'DEN İDDİALAR

Duruşmada söz alan tutuklu sanıklardan Kemal Kerinçsiz, 'Ergenekon' soruşturmasını yürüten savcıları eleştirerek, 'savcıların iktidarın baskısıyla bu iddianameyi oluşturduklarını' öne sürdü.

Kerinçsiz, 'Bu savcıların gücü yetse mavi gözlü büyük Türk'ü bile sözde Ergenekon örgütünün kurucusu olarak göstermekten çekinmeyeceklerdir. Türk milleti dün olduğu gibi Ali Kemal ve Damat Feritlere bugün de fırsat vermeyecektir' dedi.

Kerinçsiz, 'Ceza Usul Hukuku'na, huzurdaki bir eksikli İstanbul Cumhuriyet Savcıları da ihtiyaç duyacaktır. Onların bulundukları yer ile benim oturduğum yer arasında fark yoktur. Gün olur meşru zeminde bu meselenin kapandığı dönem yaşanır' diye konuştu.

İddianame okununcaya kadar yapılan tüm işlemlerin usulüne aykırı olduğunu savunan Kerinçsiz, mahkemenin usul hatalarına yapılan itirazlara ilişkin verdiği yanlış karar nedeniyle AİHM'in Türkiye'yi milyonlarca dolar tazminata mahkum edeceğini, bunun tahsili için de kendisinin büyük bir uğraş vereceğini ifade etti.

Kerinçsiz, 'Tek üzüldüğüm, devletimin mührünü taşıyan psikolojik harekat belgesine karşı 3 müdafi ile savunma hakkımın kısıtlanmasıdır' dedi.

Cumhuriyet gazetesinin bombalanması ve Danıştay saldırısına ilişkin mahkemenin 'yetkisizlik kararı' vermesi gerektiğini, suçu işleyenlerin Ankara'da, azmettirenlerin de İstanbul'da yargılanamayacağını öne süren Kerinçsiz, 'Acaba özel bir usul yasasına göre mi mahkeme yargılama yapıyor? Soruşturma ve kovuşturma makamları prosedürü özel olarak oluşturulmuştur. Bu da doğal hakim ilkesine aykırıdır. Tüm usul kuralları özel bir mahkemeye göre uygulanıyor. Sıkıyönetim mahkemelerinde uygulanmayan yöntem ve usulleri bu mahkemede görmekteyiz. Tarafsız bir mahkemede yargılanmak istiyorum' diye konuştu.

Kerinçsiz, ortada maalesef bir örgütün olduğunu ancak bunun üyelerinin 'hayali Ergenekon senaryosunu yazanların' olduğunu öne sürdü.

Burada yapılanın bir hedef şaşırtması olduğunu belirten Kerinçsiz, 'Biz değerli mahkemeden merhamet değil, adalet istiyoruz' dedi.

Tutuklu sanıklardan Hayrettin Ertekin de duruşma başladığından beri yapılan yargılama sonucunda isimlerinin başında 'Cumhuriyet' olan savcılara karşı usule uygun olmayan suçlamalar yapıldığını belirterek, 'Devletimizin devamı esastır. Yarın aynı şeyler mahkemenize de yapılır. Buna fırsat vermemenizi istiyoruz' diye konuştu.

MAHKEME SALONUNDA KURULAN SİSTEM

Tutuklu sanık Behiç Gürcihan, bir gazetede 'Bu çete kaosu seviyor' başlıklı bir haber yayımlandığını belirterek, bu gazete hakkında mahkeme nezdinde suç duyurusunda bulunduğunu söyledi.

Gürcihan, yine Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz'ün teknik imkanları kullanarak buradaki mahkemeyi izlediğinin iddia edildiğini söyleyerek, mahkemenin bunu yalanlamasını talep etti.

Gürcihan, duruşma salonunda kurulan sistemin internet üzerinden izlenip izlenmediği ve yine savcıların internete bağlı olup olmadığının tespit edilmesi için teknik bir heyetin oluşturulmasını istedi.

Gazeteci Vedat Yenerer'in avukatı Vural Ergül ise davanın bir klasöründe soruşturmaya katılan terörle mücadele ve organize şubede görev alan polislerin isimlerinin listesinin unutulduğunu belirterek, buna benzer birçok belge ve dokümanın, yer aldıkları klasörlerden çıkarılmasını istedi.

Doğu Perinçek'in avukatı Nevzat Erdemir de Avrupa Birliği'nin bu davayla ilgili açıklama yaptığını belirterek, mahkemenin iç hukuka başkalarının müdahale etmesini engelleyen ara kararlar vermesini talep etti.

Oktay Yıldırım'ın avukatı Ertaç Giray da 'Ergenekon' soruşturması kapsamında gözaltına alınmasına değinerek, yanında daha önce çalışan bir kişinin antika ruhsatlı tabancasını çalması nedeniyle gözaltına alındığını ve geçen celse duruşmaya gelemediğini belirtti.

Giray, örgüt üyeliğinden gözaltına alındığını, mağdur bir kişi iken bir dakikada şüpheli olduğunu belirtti.

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın