DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

DOLAR

17,9755 ₺

EURO

18,2882 ₺

ALTIN

1.022,15 ₺

BİST

2.988,64 ₺

Arınç: Toptan izin vermemeliydi

Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, Dengir Mir Mehmet Fırat ile Kemal Kılıçdaroğlu düellosu konusunda açıklama yaptı.

26.09.2008 00:29:00

Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ile CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugünkü tartışmasıyla ilgili olarak 'TBMM çatısı altında siyasi tartışmadan da uzak, birbirlerine çirkin kelimelerle hücum eden iki siyasetçinin tartışması yer alamaz. Meclis, bunun yeri değil. Kesinlikle Sayın Toptan buna izin vermemeliydi' dedi.

Turgut Özal Düşünce ve ve Hamle Derneği tarafından iftar yemeği verildi.

Arınç, yemekte, siyasetteki gerginliğin ülkeye çok zararının olduğunu gördüğünü belirterek, şunları kaydetti:

'Siyasi parti liderlerinden, siyasetçilerden, medyadan ve başka mihraklardan kaynaklanan gerginlikler ülkeye güç kaybettiriyor, zemin kaybettiriyor. En faydalı icraatlar yapılacak yerde, çekişmelerle, kavgalarla, gözleri yuvalarından fırlamış insanların ağızlarından saçılan çirkin, küçültücü ve incitici kelimelerle ülkemizde dalga dalga bir gerginlik unsuru her faydalı işin önüne geçiyor. Bu gerginliklerin ülkeye hep zararı olmuştur, hiç faydası olmamıştır. Rahmetli Özal'ın 1980'den sonra ortaya koyduğu ve devam ettirmek istediği husus; gerginliklerin yaşanmaması, normalleşme, demokratik süreç içerisinde sadece icraatların yapılmasıydı.

Birbirlerinin tahrikiyle, hayatında hiç iş yapmamış ve gerginlikten medet ummuş insanların, gerginliği bir gıda haline getirmiş, en güçlü malzeme yapmış insanların, bu gerginliklerle ortamı nasıl berbat ettiğine şahit oluyoruz. Bugün bir olay yaşadık. İki siyasetçi günlerdir sürdürdükleri tartışmayı bugün ekranlarda tekrarladılar. Bu, doğru bir hareket değildi. TBMM çatısı altında siyasi tartışmadan da uzak, birbirlerine çirkin kelimelerle hücum eden iki siyasetçinin tartışması yer alamaz. Meclis, bunun yeri değil. Kesinlikle Sayın Toptan buna izin vermemeliydi.'

Meclis'te konuşma yerinin sadece kürsü olduğunu belirten Arınç, milletvekillerinin düşüncesini orada ifade etmesi gerektiğini söyledi. Bülent Arınç, 'Birbirlerine ağız dolusu hakaretlerle, belli, basit suçlar sebebiyle suçlamada bulunan insanların tartışacağı, düello yapacağı, birbirini tahrik edeceği yer Meclis'in hiç bir mekanı değildir' dedi.

Bu gerginliğin ne iki milletvekiline ne de partilerine bir faydasının olacağını belirten Arınç, bunun arkasından başka gerginliklerin, ithamların da geleceğini dile getirdi.

Arınç, 'Kaybeden siyasetçiler ve onların partileri değil siyaset kurumunun bizatihi kendisi olacaktır' diye konuştu.

Bülent Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Siz bu iddialarınızda çok ısrarlıysanız, bunlarla bir suç işlendiğine gerçekten inanıyorsanız, bunların belgelerini yayınlar ve bu işle ilgili adli yargıya müracaat ederseniz. Yoksa bilmediğimiz, okuyamadığımız, irtibat kuramadığımız, elden ele dolaşan kağıtlarla, biz Meclis'te bugün mahkeme kurmadık ki. Bir hakim yargılamadı ki. Tarafların delilleri incelenmedi ki. Kimin çenesi kuvvetliyse, onun üstün gelmesi duasıyla izlendi. Neredeyse bu tartışma müşterek bahse dönüşecekti. Kimsenin bundan tatmin olduğunu sanmıyorum. Bu tartışma ve gerginlik, ağızlardan köpükler saç saça çiftçiye de siyasetçiye de bürokrata da ev hanımına da gençlere de yansır ve kavganın içinde kendimizi buluruz. Akıl sahiplerine, Özal'ın yapmak isteyip de ancak bir süre yapabildiği durgunluğu, sakinliği, suçlamaktan ziyade ülke yararına hizmetler yapma konusunda yarış yapmalarının daha erdemli bir davranış alacağını ifade etmek istiyorum. Kendimizin de mutlaka kusurlu davranışları vardır, bu atmosferin dışında kalamıyoruz.

Hayatlarında bir çivi bile çakmamış insanların bu ortamlarda kendilerini en azından tatmin etme gibi bir menfaatleri olabilir. Ama siyaset topluma hizmet içinse gerginlere yol açabilecek söz ve davranışlardan kendimizi ve çevrimizi uzak tutmalıyız. İkisi beraber 'bu tartışmadan biz vazgeçiyoruz' erdemini ve güzelliğini gösteremezlerse içlerinden bir tanesi eteğindeki taşları döküp 'ben bu işten vazgeçtim' demesi bence onu yüceltecek onu alkışlatacak.'

 

 

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

Görüş Bildir Bizimle Paylaş