DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

Alex, Hagi'den daha mı büyük?

Fenerbahçe'nin kaptanı Alex'in Türkiye'ye gelmiş en iyi yabancı olduğunu iddia eden Selçuk Yula, 'Alex ayrıca Hagi gibi terbiyesiz değil' dedi.

23.09.2008 11:35:00

Selçuk Yula: Alex, Türkiye'ye gelmiş en iyi yabancıdır. Ayrıca Hagi gibi terbiyesiz değil Cüneyt Tanman: Hagi daha çok bilinen bir markadır. Umarım Alex de onun gibi olur Mehmet Özdilek: Hagi, Avrupa'da elde ettiği kariyerle, Alex'in bir adım önündedir.

Mehmet Özdilek: Sağlam'ın uzun maratonu düşünerek rotasyon yapması çok doğru

Cüneyt Tanman: Skibbe'nin bir an önce Galatasaray'ın orta sahasını toparlaması şart

Selçuk Yula: Alex'in dört yılda attığı gol ve yaptığı asist de hagı'den daha fazla

-İstatistiklere saktığımızda Alex, dört yıl içinde Hagi'den daha fazla gol atıp, daha fazla asist yapmış. Fenerbahçeli taraftarlar, bu rakamlara da bakarak 'Alex, Hagi'den büyük futbolcu' yorumunu yapıyor. Siz bu yoruma katılıyor musunuz?

S.Y.: Sadece bugün için değil her zaman iddia ederim ki Alex, Türkiye'ye gelmiş en iyi yabancıdır. Hagi ile birebir mükayese etmiyorum. Elbette Hagi de büyük futbolcu ama istatistikler ortada. Hagi'nin yanında o dönemin en iyi orta sahası vardı. Alex ise yalnız. Düşünün ki hem oyunu kuruyor, hem topu kanatlara açıyor, hem de koşup oradan gelen ortalara kafa vurup şut atıp gol atıyor. Hagi'nin bunları yaptığını hatırlamıyorum. Ayrıca Hagi, her dokunulduğunda kendini yere atan ondan sonrda da hakeme saldırdı. Yani terbiyesiz bir futbolcuydu. Alex ise sahaların en efendisi.

C.T.: Katılmak mümkün değil. Her ikisi de kendi başlarına değerlendirilmeli. Hagi Hagi'dir, Alex ise Alex... İkisi de takımları için vazgeçilmez oyuncular. Ne var ki Hagi'nin uluslararası futbol pazarındaki ismiyle Alex'inki bir değildir. Hagi çok daha fazla bilinen bir markadır. Alex de bu kalitesiyle inşallah onun gibi bir marka olur.

ALEX, İTALYA'DA KAYIPTI

M.Ö: Her şeyden önce ikisi de takımları için son derece önemli oyuncular. Oyunun kaderini etkileyen isimler. Hagi'nin de Alex'in de golcü özelliklerinin bulunduğu, pas yüzdelerinin yüksek olduğu tartışılmaz. Kariyerlerine bakıldığında Hagi'nin dünya devlerinde oynadığını göz ardı etmemek lazım. Alex, İtalya'da istikrarı yakalayamayıp tekrar ülkesine döndü. İkisi de keyif veren futbollarıyla seyredenlere zevk verdi. Ancak, Hagi oynadığı takımlar ve gösterdiği performansla bir adım önde.

-G.Saray, 3 gün içinde 8 gol atarak 2 galibiyet aldı. Sarı-Kırmızılılar'da yükseliş mi var, yoksa oynadığı rakipler mi çok zayıftı?
C.T.: UEFA'da Bellinzona, Türkiye'de ise Kocaeli bulunabilecek en kolay rakiplerdi. Hatta Bellinzona karşısında sistem değişikliğine giderek 3'lü defans oynatma denemesi bile yapabildi. Ancak iki maçta 8 gol atılmasına rağmen asıl üzerinde durulması gereken nokta yediği goller. Kaliteli ayaklarıyla öyle zayıf defanslara gol bulacağı zaten aşikardı. Ama bu kadar etkisiz forvetlerden 5 gol yemek yanlışların devam ettiğinin bir göstergesi.

-Ertuğrul Sağlam, Gaziantep'e karşı 4 asını kulübede oturtarak maça başladı. Bu rotasyonu doğru buluyor musunuz?

M.Ö.: Teknik adamlar sezon başlarında kadro yapılarını oluştururlarken 3 kulvarda da bu yükü kaldıracak oyuncuları tercih ederler. Beşiktaş'ın elinde 3 kulvarda da mücadele edebilecek bir kadro var. Burada önemli olan geniş kadroyu idare edebilmek. Uzun maratonda rotasyonlar mutlaka olacaktır. Şu da bir gerçek ki Delgado ve Holosko bu takımın vazgeçilmez oyuncuları. G.Antep'i de tebrik etmek gerekir. Nurullah Sağlam iyi kadro oluşturmuş.

FENER İYİ BAŞLAMIYOR

-Porto karşısında çok eleştirilen Fenerbahçe, 3 gün sonra Gençlerbirliği önünde iyi futbolla 3 puan aldı... Sarı- Lacivertli takımda ve Luis Aragones cephesinde değişen neydi?

S.Y.: Porto maçının da G.Birliği maçının da ilk 45 dakikalarında iyi futbol oynanmadığı ortada. Şu bir gerçek ki Fener bu sezon hiç bir maçta oyuna işi başlayamadı. Guiza, ileride yalnızları oynuyor. Bunun nedeni Aragones'in çift ön libero da ısrar etmesi. Guiza- İlhan Parlak değişikliğini de anlamadım. Bırak ikisini bir oynat bakalım neler olacak. Bunların denenmesi için böyle güzel ortam bir daha ne zaman bulunabilir ki?

-Beşiktaş'ta en fazla övgü olan isimler kuşkususz Sivok ve Zapotocny oldu... Bu ikili, 2003 yılında şampiyon olan kadrodaki Zago ve Ronaldo'ya benzetiliyor. Siz bu görüşe katılıyor musunuz?

M.Ö.: Bunun için tabi ki daha çok erken. Ama bu iki oyuncu performanslarının her hafta üstüne koyarak sergiledikleri iyi oyunla taraflı tarafsız herkesin beğenisini kazanıyorlar. Geçen sene yaşanan sıkıntıları da ortadan kaldırmış gibi duruyorlar. Sağlam'ın Antep maçında bu ikiliyi bozmaması son derece yerinde bir düşünceydi.

-G.Birliği maçında bir grup taraftarın Başkan Yıldırım'a protestosu vardı. Bu tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz?

S.Y.: Burada bir problem olduğu ortada. Zaten gizli saklı bir olay değil. Bunlar aile içinde olan ve düzelecek işler. Önemli olan taraftarın takımına verdiği destektir. Ben buna bakarım. Sarı-Lacivertli taraftarlar sahalarda olsun, salonlarda olsun, havuzlarda olsun, pistlerde olsun gönül verdikleri renklere karşılıksız sahip çıkarlar. Bu yüzden kimse merak etmesin, bunlar gelip geçici olaylardır.

-Başkan Polat, rakiplerin çok sert oynadığını söyleyip, 'kasap' benzetmesi yapmıştı. Gerçekten Sarı- Kırmızılı futbolculara karşı aşırı bir sertlik uygulanıyor mu?

C.T.: Antalyaspor maçında Bülent Yıldırım'ın sergilediği yönetimden sonra Başkan Adnan Polat'ın böyle bin serzenişte bulunmasını haklı görüyorum. Ayrıca bu söylemlerin faydası da olduğunu düşünüyorum. Kocaelispor maçında Selçuk Dereli tartışmalı pozisyonlarda, faul tercihlerinde Galatasaray'ı hiç üzmedi. Hakemler gerçekten oynamak isteyenle oynatmamak isteyeni daha iyi ayırt etmeliler.

TAKVİM

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

Görüş Bildir Bizimle Paylaş