$

Dolar

46,8266

Euro

53,6172

£

Sterlin

62,5833

Frank

58,2877

Gram Altın

6.299,6900

Bitcoin

2.978.539

$

Dolar

46,8266

Euro

53,6172

£

Sterlin

62,5833

Frank

58,2877

Gram Altın

6.299,6900

Bitcoin

2.978.539

Türkiye

Günay balık çiftliklerine savaş açtı!

Günay 'Nerede bir koy varsa, nerede mavi bir köşe varsa, balık çiftlikleri içine doluşmuş vaziyette.' dedi.

31.08.2008 - 15:26
Timeturk Editör
Günay balık çiftliklerine savaş açtı!
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, balık çiftliklerinin yerleşiminin turizm için son derece yanlış ve sakıncalı olduğunu belirterek, 'Nerede bir koy varsa, nerede mavi bir köşe varsa, balık çiftlikleri içine doluşmuş vaziyette. Bunların kaldırılması konusunda Tarım Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı ile fikir birliğimiz var' dedi.

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, görevde bir yılını doldurması sebebiyle basın mensupları ile kahvaltılı bir sohbet toplantısında bir araya geldi.

Turizmde niteliğin yükselmesi için yeni arayışlar geliştirdiklerini ifade eden Günay, bu bağlamda Belediye Belgeli/Bakanlık Belgeli Tesis ayrımının getirdiği sakıncaları gidermek için Eminönü, Side gibi bölgelerde pilot uygulama hazırlıklarına başladıklarını aktardı. Günay, amaçlarının Bakanlık Belgeli/Belediye Belgeli ayrımını gidererek, her işletmenin bakanlık standartlarına uymalarını sağlamak olduğunun altını çizdi.

Türkiye'de UNESCO tarafından kabul edilen dokuz Dünya Miras Alanı bulunduğunu hatırlatan Günay, on sekiz alanın daha Dünya Miras Alanı için önerildiğini belirtti. Günay, listeye girmiş yerlerdeki eksiklerin giderilmesi ve yeni yerlerin listeye girmesi için büyük çaba sarf ettiklerini aktardı.

'TÜRKİYE'NİN KÜLTÜR BİRİKİMİNE DÖNEM VE İNANÇ FARKI GÖZETMEKSİZİN SAHİP ÇIKIYORUZ'

Günay, 14-19 Ekim tarihlerinde Türkiye'nin Frankfurt Kitap Fuarı'nda onur konuğu ülke olacağını hatırlatarak, 'Burada Türkiye'nin entelektüel birikimi bütün renk ve özellikleriyle çoğulcu bir ortam içinde dünyaya tanıtmaya çalışacağız.' dedi.

Bu çoğulcu anlayışı sadece dışarıda değil, içeride de gerçekleştirmek için somut adımlar atıldığını kaydeden Günay, 'Türkiye'nin kültür birikimine dönem ayrımı gözetmeksizin, inanç ayrımı gözetmeksizin bütünüyle sahip çıkmaya çalışıyoruz.' dedi. Günay şöyle devam etti: 'Bir yandan Mevlevihaneleri onarıyoruz, Anadolu'da geleneksel ibadet yerlerimizi onarıyoruz; öte yandan Hacı Bektaş Külliyesi'ni manevi saygınlığına uygun bir biçimde yeniden ayağa kaldırmaya çalışıyoruz. Demre'de Akdenizli Noel Baba figürünü yeniden öne çıkarmaya çalışırken, Çorum'da aslan ve ceylanı kucaklaştıran bir inancın anıtını diktik. Bilindiği gibi 2008 Sanit Paul yılı, bunun ülkemizde en etkin bir şekilde kullanılması için gerekli alt yapıları hazırladık.'

Günay, herkesin özgürce inancını yaşaması ve düşüncesini açıklamasını barışçı kültürün ve evrensel demokrasi anlayışının temeli saydıklarını vurguladı.

'DÜNYA SİNEMASINI TÜRKİYE'YE GETİRMEK İSTİYORUZ'

Ertuğrul Günay, gelecek dönemde TBMM'ye dünya sinema yapımcılarının Türkiye'ye gelmelerini özendirecek yasal düzenlemeler sunacaklarını aktardı. Konuyla ilgili Maliye Bakanlığı ile görüşmelerin devam ettiğini kaydeden Günay, 'Türkiye'de sinema yapmak isteyen uluslararası yapımcılara başka ülkelerin getirdiği bazı ekonomik kolaylıklar getirmek istiyoruz. Dünya sinemasını Türkiye'ye getirmek istiyoruz. Dünya sinemasının bazı konuları Türkiye'de çekilebilir, ayrıca bizim çok özel konularımız Türkiye'de dünya sinemacıları tarafından film haline getirilebilir. Bu Türkiye'nin tanıtımı için çok önemli bir katkı olur. Bu konuda olgunlaşmış bir teklifimiz var. Maliye ile mutabakat içinde Kasım ayında Meclis'e sunmuş olacağız.' diye konuştu.

'ŞU ANDAKİ BALIK ÇİFTLİKLERİNİN YERİ TURİZM AÇISINDAN SON DERECE SAKINCALI'

Bakan Günay, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Balık çiftlikleri ile ilgili bir soru üzerine Günay, 'Şu andaki balık çiftliklerinin yerleşimi, sadece turizm açısından değil, bizim insanımızın kıyılarımızdan, koylarımızdan, denizlerimizden yararlanması açısından da fevkalade yanlış ve sakıncalı.' dedi. Günay, 'Şu anki yerleşimler nerede bir koy varsa, nerede mavi bir köşe varsa, balık çiftlikleri içine doluşmuş vaziyette. Bunların kaldırılması konusunda Tarım Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı ile fikir birliğimiz var ama hangi mesafeye kadar çıkartılacakları konusunda ortak bir çalışma sürdürüyoruz.' şeklinde konuştu.

Günay, Parlamento'nun açıldığı ilk günlerde bu çalışmayı bir sonuca vardırmış olacaklarını düşündüğünü belirterek, 'Balık çiftlikleri de bir ekonomik çalışma alanı. Elbette orada da bir üretim yapılıyor. Bu üretimden turizm de yararlanıyor. Biz balık çiftlikleri yok edilsin demiyoruz ama balık çiftlikleri dünyanın tüm ülkelerinde hangi standartlarda kuruluyorsa, bizde de o standartlarda kurulmalıdır. Bu konuda dikkatli ve kararlı bir çalışma içindeyiz.' ifadesini kullandı.

'YANGINDAN SONRA HERHANGİ BİR ARAZİNİN TAHSİSİ SÖZ KONUSU DEĞİL'

Bakan Günay, Antalya ve Bodrum'da yanan ormanlık arazilerin MNG holdinge tahsis edilmesi ile ilgili bir soruya karşılık ise, yangından sonra herhangi bir arazinin tahsisinin söz konusu olmadığını vurguladı. Günay, 'Tahsisler 1996-1997'lere kadar gidiyor. Daha sonra yangın olmuşta bir arazi tahsis edilmiş diye bir şey söz konusu değil. Benden önce de yangından sonra herhangi bir yanan alan hiçbir turizmciye tahsis edilmemiş.' dedi.

Günay konuyla ilgili şunları dile getirdi: 'Somut ve tekil bir olaya takılmayalım ama Pina'da, gereken projeleri ilgili yerlere sunmadan, gereken izinleri almadan fiili bir durum gerçekleştirmişler, yarımadanın çevresine toprak dökmüşler. Sonra bu fiili durum ile ilgili proje getirdiler bize. Bir kıyı düzenlemesi yapmak istiyoruz diye. Biz de (Nasıl bir düzenleme yapmak istediğinizi anlayamıyoruz, çünkü kıyı doğal halinde değil. Kıyıyı doğal hale getirin, sonra bize projelerinizi getirin, inceleyelim.) dedik. Bu şimdi, onların istediği gibi bir sonuca izin vermek mi oluyor... Yapmazlarsa projeleri olmayacak orada iskele ve plaj yapamayacaklar... Oranın tahribatını biz bir şekilde hallederiz, doğa halleder, deniz halleder. Ama oradaki turizm tesisi bu düzenlemeyi yapmazsa, sahilden yararlanamayacak...'

Herhangi bir kuruma, turizmciye ya da yatırımcıya karşı özel bir tavrın söz konusu olamayacağını belirten Günay, 'Biz bakanlık olarak ilkeler koyarız. Yerli, yabancı herkes o ilkelere uyduğu sürece, bizden gereken desteği alır; uymazsa yatırım safhasında da, işletme safhasında da o kurallara uyuncaya kadar gider gelir.' dedi.

'SU VE ENERJİYİ KULLANMA KEYFİ OLAMAZ'

Günay, 'Çevre konusundaki bazı kriterleri bir gönüllülük esasına - yapsa da olur yapmasa da olur, yapanlara çok teşekkür ederiz- sınırlarının ötesine taşıyacağız. Şart haline getireceğiz. Bu konuda çalışmalar yapıyoruz... Çevreci özellikleri öne çıkan kurum ve kuruluşlara özel kriterler, özel öncelikler vermeye çalışacağız. Bir süre sonra bu çevreci kriterleri herkesin uyması gereken kriterler haline getireceğiz. Türkiye'de su ve enerji kullanma keyfi olamaz. Herkesin uyması gereken bazı koşullar olacak. Biz her türlü turizm yatırımını; doğayı-tarihi- kaliteyi korumak şartıyla destekliyoruz. Bunları olmazsa olmaz kurallar sayıyoruz.' diye konuştu.

Kaynak: CHA

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın