Bist

14.259,90

$

Dolar

44,8793

Euro

52,8737

Altın

7.011,23

£

Sterlin

60,7238

Bitcoin

$98,542

Bist

14.259,90

$

Dolar

44,8793

Euro

52,8737

Altın

7.011,23

£

Sterlin

60,7238

Bitcoin

$98,542

Kültür-Sanat

Sokakların asi gençliği Galata'yı bombaladı

İBB Gençlik Meclisi Türkiye'nin ilk legal graffiti festivaline imza attı. Festivale Türkiye ve dünyadan katılan 40 graffitici eski Galata Köprüsü'nde harika çizimler yaptı.

26.08.2008 - 13:52
Timeturk Editör
Sokakların asi gençliği Galata'yı bombaladı
Fotoğraf: Arşiv

Mustafa Burak Sezer / TIMETÜRK

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi bir ilke imza atarak, daha önceden kentin duvarlarına gece yarıları graffiti çizen, sanatkâr ruhlu ve asi gençliği bir araya getirerek, eski Galata Köprüsü'nde Türkiye'nin ilk Graffiti Festivalini gerçekleştirdi. 24 Ağustos Pazar günü gerçekleşen festivale Türkiye ve dünyadan 40 profesyonel çizer graffitici katıldı.

Gençlik meclisi her kesimden farklı projeye açık

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi 19 Mayıs 2005'te kurulmuş ve başkanlığını avukat Melih Gülseren yürütüyor. TIMETURK'e bilgi veren Gülseren, sadece temsil kabiliyeti olan bir meclisten daha ziyade daha fazla organizasyonlar üzerine yoğunlaştıklarını söyledi. Bu yüzden proje bazlı bir meclis olmasını istemişler. Meclis'in 347 asil genç üyesi bulunuyor. Ama bunun yanında ayrıca gönüllü üyelik adıyla bir proje de geliştirilmiş. Üyelerinde herhangi bir kısıtlama yapmayan Meclis, kapılarını çalan her genci gönüllü üyesi olarak benimseyen bir anlayışa sahip. Eğitimli olsun, olmasın gençlerden gelen her türlü projeye açık olduklarını belirten Melih Gülseren, katılımcıların fiziksel olarak genç olmasa da kendilerini genç hissetmesinin yeterli olduğunu söyledi.

2005?ten bu yana birçok projeye imza atılmış

2005'ten bu yana İstanbul Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi bir çok proje ve organizasyona imza atmış. Meclis, son zamanlarda daha çok üniversitelere yoğunlaşmış. Üniversitelerdeki klüplerle birlikte çalışmalar yürüten Meclis, İstanbul'daki her kesimden genci temsil etmeyi istiyor. 'Graffiti de artık görmezden gelemeyeceğiniz bir gerçek' diyen Melih Gülseren, Graffiti'nin son yıllarda batıdan Türkiye'ye doğru gelen bir sokak sanatı olduğuna dikkat çekti. Meclis, sokak aralarında asi ruhlu gençlerin sanatlarını gizlice illegal yollardan icra etmeleri yerine onları bir araya toplayarak, bu işi legalleştirmek ve bir festivale dönüştürmeyi düşünmüş. 2008'in en sıcak günü olmasına rağmen sokak sanatçıları eski Galata Köprüsü'nde harika çizimler yaptı.

FESTİVAL'DEN RENKLİ KARELER

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi Divan Üyesi Münteha Mangan ise, festivaldeki amacın illegal graffiticileri legal bir ortamda buluşturmak olduğunu belirtti. Mangan, '2010 Avrupa Kültür Başkenti olan İstanbul'u sokak kültürüyle tanıtmayı düşünüyoruz. Burada grafiticilerimiz, tasarladıkları grafitileri çiziyorlar. Bugün gün boyu çeşitli organizasyonlar olacak. Burada çizilen eserler daha sonra sergilenecek. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi standında ise buraya gelenlere uyuşturucunun kötülüğü hakkında bilgiler veriyoruz' diye konuştu.

Türkiye?nin ilk legal graffiti festivali

Aslında Meclis, graffiti sanatını icra eden gençlerle bir tanışma, bir merhaba deme niyetiyle işe başlamış ama sonra müthiş bir rağbet olduğu görülünce bir festivale dönüştürme fikri ortaya çıkmış. Hatta ilk graffiti festivali olmasına rağmen, organizasyon uluslararası bir platforma taşınmış. Hollanda, Almanya, Yunanistan gibi farklı Avrupa ülkelerinden katılan sanatçılar olmuş. Kırk profesyonel graffiti sanatçısının haricinde dışardan bireysel olarak katılmak isteyen amatör gençler içinde platformlar ayırmışlar. Festivale yaklaşık olarak 2000 kişi katılmış.

Graffiti ve rap, hip-hop müzik bir arada

Akşam saat yedi sularında hemen hemen tüm graffitiler bitmiş ve platformlarda birbirinden güzel çizimler belirmişti. Ayrıca graffitici sanatçıları, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi'ne hoş bir jest yaparak en son duvara meclisin adını taşıyan lale figürlü bir graffiti çizdi. Ayrıca kaykay yapan gençler için de özel bir platform kurulmuştu. Graffitiyle en güzel giden şey hip-hop ve rap konserleri olsa gerek! Meclis bunu da düşünmüş ve aralarında İstanbul Attack, Emre Baransel, Alaturka Mavzer, Mihenk Taşı, Dapoet, Merdiven Cru, DjSonat gibi rap ve hip-hop müzik yapan sanatçıların katıldığı bir konser düzenlemiş. Açıkçası hip-hopçu arkadaşlar da böyle bir festivalde sahne almaktan son derece mutlu olduklarını sık sık söylediler.

Bir şehrin varoşlarında graffiti varsa orada hip-hop dinleniyordur!

Bir zamanlar Ceza'yla birlikte çalışan ve rap müzikte basamakları hızla yükselen Emre Baransel, 'bir şehrin sokaklarında, varoşlarında graffitiler varsa, oraya graffiti bombalanıyorsa, orada hip-hop, rap müzik dinleniyordur' diye konuştu.

Tüm bu hip-hop gruplarını bir arada toplayan Kadıköy Acil'in kurucuları arasında yer alan Salahattin Ergün, ilerdeki gençliğin farklı sözlerle büyümesi yerine, Türkçe rap yapmayı savunanlardan. Kendi kültürümüzün, batı tandanslı müzikle bir sentez oluşturmasından yana. İlginç bir şey de söyleyerek, rap müziğini Amerika?dan aldılar diyenlere, bu müziğin kökeninin Şaman Türklerine kadar uzandığını iddia ediyor. Çocuklarını savaş için eğitirken aynı zamanda dörtlük halinde, yani şu an yaptıkları rap lirikleri gibi dörtlükler öğreterek, savaşa gönderdiklerini söylüyor. Mevlana Hazretleri'nin zamanında da Kalenderiler'in olduğunu ve bu insanların müziğe olan kabiliyet ve meraklarından dolayı sultanın bu insanları rahat bırakılmasını emrettiğini, genelde dazlak dolaştıklarını ve sakal bıraktıklarını söylüyor. Ayrıca Şemsi Tebrizi Hazretlerinin de bu kültürden yeni şeyler aldığı, tespitler yaptığı, eskiye dayalı birçok şeyi silip yeni kitaplar yazdığını belirten Ergün, ?yani onlarda da rap kültürü vardı ama adı farklıydı? diyor.

Ozanlarımızın atışması bugün dis ve freestlye

Ergün, ozanlarımızdan Aşık Veysel, Köroğlu, Karacaoğlan?ın da şu an rap müzikte ?freestyle? veya ?dis? denilen karşılıklı atışmalar yaptıklarını söylüyor. Bu kültürün bize ait olduğunu ama insanların bunu bir isyan müziği olarak yurt dışına götürdüğünü savunan Ergün rapin protez amaçlı yapıldığı için bizim kültürümüz olmaktan çıkmış olduğunu iddia ediyor.

Emre Baransel ve Salahattin Ergün Türkiye?de yapılan rap ve hip-hop müziğin siyonist rejimlere, ırkçılığa; anlamsız, saçma sapan müziğe karşı olduğunu, ayrıca tarihimizi, İstanbul fetihini, toplumsal sorunları, epik kahramanlığı ve ülkeyi sevmek adına doneleri işleyen bir müzik yaptıklarını söylüyor.

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın