$

Dolar

46,6459

Euro

53,1776

£

Sterlin

61,6318

Frank

57,5891

Gram Altın

6.091,4700

Bitcoin

2.761.544

$

Dolar

46,6459

Euro

53,1776

£

Sterlin

61,6318

Frank

57,5891

Gram Altın

6.091,4700

Bitcoin

2.761.544

Türkiye

Hürriyet'in avucunu kaşındıran kelime:Tesbih

Hürriyet'in Ergenekon Savcısı ile ilgili tesbih haberleri alay konusu oldu. Hürriyet'in tesbih takıntısına en alaycı göndermeyi de Radikal Yazarı Nur Çintay yaptı.

07.07.2008 - 13:23
Timeturk Editör
Hürriyet'in avucunu kaşındıran kelime:Tesbih
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Can Dündar'ın Milliyet'teki köşesinde 'Ergenekon savcısı ifade alırken 2.5 saat tesbih çekti' şeklindeki ifadesinden yola çıkarak tesbih haberleri yapmaya başlayan Hürriyet alay konusu oldu.

Bu konuda en alaycı yazıyı da Radikal Yazarı Nur Çintay kaleme aldı. Yazar, tesbih kelimesinin Hürriyet'in avucunu kaşındırdığına vurgu yaparak, 'Gözümüze imame batırılmış kadar olduk' ifadesini kullandı.

İşte Radikal Gazetesi Yazarı Çintay'ın Hürriyet Gazetesi'nin tesbih takıntısına alaycı göndermeler yaptığı yazısı...

2.5 saat tespih çeken Ergenekon savcısı

Can Dündar, Cumartesi günü Milliyet?teki köşesinde ?Ergenekon savcısının odasında 2.5 saat? başlıklı bir yazı yazdı. 26 Şubat günü, Beşiktaş?taki Cumhuriyet Savcılığı?na ifade vermeye gitmesini ve Zekeriya Öz?le yaptığı uzun konuşmayı anlatıyordu.

Bu yazıda Hürriyet?in avucunu kaşındıracak korkunç bir kelime geçiyordu: Tespih!

Hürriyet şimdi bunu en az 31 kere tekrar etmez (Can Dündar?ın bir kere cümle içinde kullandığı ?tespih? bir kere de ara başlığa çıkarılmıştı, yani iki düşüyoruz!), hafta içinde de 33?ün katlarına tırmandırmaz mıydı? 99 mesela, şık durmaz mıydı?

Nitekim dünkü Hürriyet?te ?Ergenekon savcısı 2.5 saat tespih çekti? başlığıyla birinci sayfadan patlatılmıştı ?olay?. İçeride de devasa puntolarla ?Elinde tespih 2.5 saat anlattı? şeklinde alıntılanmıştı Dündar?ın yazısı. Spotta tabii ki de gene tespihe vurgu vardı.

Tespih! Tespih! TESPİH! Son hecenin tiz sesi de yaratılmak istenen efekti doğal olarak artırıyor, gözümüze imame batırılmış kadar oluyorduk.

Can Dündar?ın bu görüşmeyi detayıyla anlattığı uzun yazısının orijinaline bakarsak: ?Laf açıldıkça, bir savcı ile bir avukatın da tanıklık ettiği bizim ?ifade?, ?derin? bir sohbete dönüştü. Ben az konuştum; 2.5 saat süren bu sohbetin yaklaşık 2 saatinde Savcı Öz, Ergenekon soruşturmasının ayrıntılarını anlattı. O gün için 125 klasörü bulmuş bu davanın en hummalı safhasında bana 2.5 saatini ayırabilmesine şaşarak ve gözümü 2.5 saat boyunca sürekli çektiği tespihinden ayıramayarak anlattıklarını dinledim.?

Şimdi ben şunu merak ediyorum: Savcı Zekeriya Öz, 2.5 saat boyunca gerçekten tespih çekti mi? Yani her bir tespih tanesini parmaklarının arasından geçirirken mesela ?La ilahe illallah?, ?Suphanallah? filan dedi mi? Böyle bir şey yaptıysa bir yandan da Ergenekon soruşturmasının detaylarını nasıl anlatabildi? Böyle bir zikir pratiği içinde bir yandan da hasbıhal etmek imkânsız değil miydi?

O ?La ilahe illallah?ları ya da Elhamdülillah?ları, ?Allahu Ekber?leri ha bire 33?ün katlarına tamamlayıp, o sırada odada bulunan savcıve avukata sayılar karışmasın diye her 33?te

çentik attırdı mı?

Peki Dündar odadan çıkınca gemi iyice azıya alıp ?S uphânallâh i vel-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber. Ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azıym ?a vardırmış, dört rekâtlık tespih namazına niyetlenmiş olabilir mi?!

Yoksa Zekeriya Öz sadece bir aksesuar olarak elinde tuttuğu tespihle öylesine oynuyor muydu? Kalem çevirir gibi...

En havalı okullardan birindeki gergin veli, yayıncı bir arkadaşıma ?Ömer Seyfettin diye bir adamın kitabında ?Estağfurullah? diye bir kelime var, lütfen çabuk bunun hesabını verir misiniz?!? dedi, bunu hiç unutamıyorum.

Bu ülkede yaşayanlar, tespihin ille de yobazlık göstergesi olmadığını ne çabuk unuttu. Kâh el oyalayan bir oyuncak, kâh koleksiyon objesi olduğunu. Dinle işi olmayan burjuvaların dünyasında da her daim yer bulduğunu. Ayrıca sadece İslam?da değil diğer dinlerde de kabul gördüğünü. Budist ve Hindu kültürlerinde, hatta Brahmanizm?de 100 taneli versiyonunun, Katoliklerde 64 tanelisinin kullanıldığını. Ortodoksların, Protestanların, Musevilerin hayatında tespihin hep var olduğunu..

Tespihçi Hüseyin Usta?nın sitesine bir bakmanızı öneririm. Hem wenge, narçıl, yüsrü, kehribar, köpekbalığı dişi, deve kemiği, kaplumbağa kabuğu diye uzayıp giden malzeme çeşitleri vay be dedirtiyor... Hem de İlber Ortaylı?nın daha dün ?müşfik bir reformcu ve renkli bir kültür adamı?

diye andığı 3. Selim?i soktukları kitsch animasyon çok eğlendiriyor: 3. Selim?in elindeki tespih dönmekte, gözler de fıldır fıldır!

Tespihçi Hüseyin biraz da kendinden bahsetmiş tabii sitede. Korkuya mahal yok; 1996 ve 2003?te Atatürk Kitaplığı?nda sergi açtığı bilgisi ürkek yüreklere su serpecektir!

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın