Yeni Şafak yazarı Yusuf Ziya Cömert, AK Parti kapatma davasıyla ilgili şair-yazar İsmet Özel'den çok ilginç bir Çin fıkrası nakletti;
İşte bu fıkra ve bu yazı...
Parti kapatma borsası ne durumda?
Bu hikayeyi, İsmet Özel'den dinlemiştim. Bir Çin hikayesiydi. İsmet Özel kadar güzel anlatamayabilirim, ama Bediüzzaman'ın tabiriyle 'Mukteza-yı hale mutabık' bir hikaye; 'İsmet Özel anlaşılmıyor', diyenlere de ithaf ederek, anlatmak istiyorum.
Çinli, evlenmiş. Dostları, köy ahalisi, 'hayırlı olsun'a gelmişler. «Yalnız değilsin artık» demişler, «Sen de hane sahibi oldun, iyi oldu.»
«Daha belli değil» diye cevap vermiş Çinli...
Sonra, Çinli'nin bir oğlu olmuş. Yine dostlar, tebrik etmişler. «Büyüyünce, işinde gücünde sana yardımcı olur. Çok iyi oldu.»
«Daha belli değil» demiş Çinli.
Sonra, bir kazada, Çinli'nin oğlu sakatlanmış. Topal kalmış. Artık, aksayarak yürüyebiliyormuş. Dostlar, yine gelmiş. «Sapasağlam çocuktu, demişler. Şimdi yarım. Yazık. Kötü oldu.»
Yine, «Daha belli değil» demiş Çinli.
Sonra savaş çıkmış. Hükümdar, köylerden asker toplamış. Köyün gençleri hep askere alınmış. Çinli'nin oğlu, ayağı aksadığı için alınmamış. Dostlar yine gelmişler. «Senin oğlan, savaşa gitmekten kurtuldu. Sakatlık, işe yaradı. İyi oldu.»
«Daha belli değil» demiş Çinli.
Böyle bitiyor hikaye... Ya da böyle devam ediyor.
Kıssanın hissesi, «Daha belli değil.»
Bizim «Kapatma davası borsası» da, Çinli'nin hikayesine benziyor.
Kapatma davasının açıldığı günler, grafik, yukarıya dönmüştü. 'Kesin kapatılacak'tı.
Bir süre sonra, 'kapatma borsası' düştü, 'belki de kapatmazlar' havası hakim olmaya başladı. Bunda, Avrupa Birliği'nin tepkileri, hükümetin Suriye-İsrail görüşmelerinde ve Lübnan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sağladığı diplomatik başarılar da, zannediyorum etkili oldu.
Sonra, mahkeme, kendi yetkisini aşıp, TBMM'nin yetkilerini tecavüz ederek, CHP'nin talebi doğrultusunda, iki Anayasa maddesini iptal etti. 'Kapatma borsası' yeniden tırmanışa geçti. Kendisini bağlayan açık Anayasa hükmünü cümle alemin gözü önünde çiğneyen mahkeme, bu partiyi mutlaka kapatır kanaati hakim oldu.
Aradan birkaç gün geçti. Milli takımın Avrupa'daki başarısı, siyasi gündemi arka plana itti. Bu arada, Başbakan Erdoğan, Kara Kuvvetleri Komutanı ve Ağustos'taki Yüksek Askeri Şûrâ'da Genelkurmay Başkanlığı'na en yakın aday İlker Başbuğ'la 'özel' bir görüşme yaptı. Ardından, 'kapatma borsası' yeniden düştü.
Kapatma borsasındaki iniş çıkışlar - davayı Mahir Kaynak'ın söylediği gibi bir 'operasyon' sayarsak-, bu operasyonu icra eden 'odak'ın 'karakteri' ile ilgili iki varsayıma dayanıyor olmalı.
Birinci varsayımda 'operasyonun sahipleri' memleketi 'hepimiz adına' düşünen 'iyi huylu' operatörler. Eğer böyleyse, Türkiye'nin her tarafından oy alabilen tek siyasi partiyi kapatmak, bölücülüğe büyük katkı sağlar. Ayrıca, en büyük parti kapatılınca, geri kalan partilerden üretilecek demokrasi, bir nevi 'akbaba demokrasisi' sayılır. Millet de, akbabalara oy vermeyi sevmez.
'İyi huylu' bir operatör, 'memleket menfaati'ni düşünür, AK Parti'nin kapatılmasından doğacak kötü sonuçları görür, içeride ve dışarıda memleketin maruz kalacağı itibar kaybını dikkate alır. Binaenaleyh, parti kapanmaz.
İkinci varsayım tam tersi. Eğer, 'operatörler' 'akbaba meşrepli' bazı siyasilerin karakterini taşıyorsa? 'Habis'se? 'Memleketin ne olacağı o kadar önemli değil, düşük olsun, kalitesiz olsun, faşist olsun, benim borum ötsün' diye düşünüyorsa, parti kapatılır.
İki varsayımda da, 'hukuk'un izine rastlanmıyor. Bence iki varsayımın da 'isabetli' tarafı burası. Gerçekten de, 'hukuk'un konuştuğu bir ortamda değiliz.
Varsayımların hangisi mi doğru?
'Kapatma borsası'na yatırım yapan 'akbabalar'ın merakını giderecek bir cevap henüz yok.
Çinli'nin dediği gibi, 'daha belli değil.'
İsmet Özel'in Çin fıkrası eşliğinde AKP davası
AK Parti 'Kapatma Borsası'nda son durum ne? İsmet Özel'in anlattığı Çin fıkrası AK Parti kapatma davasını 'mükemmel' yorumluyor. İşte Çin fıkrası eşliğinde AKP davası..
18 Yıl Önce Güncellendi
2008-06-30 18:58:00
Haber Ara