ICG?nin Türkiye uzmanı Hugh Pope, kuruluşun yeni Kıbrıs raporunu yayımlaması münasebetiyle Milliyet?e konuştu.
Uluslararası Kriz Grubu?nun (International Crisis Group-ICG) Türkiye uzmanı Hugh Pope, Türkiye için anayolun ?Avrupa Birliği? olduğunu belirterek, ?Türkiye için Avrupa Birliği (AB) dışında bir B planı yok. AB?yle işleri yeniden yoluna koyacak temel anahtar da Kıbrıs meselesinin çözüme ulaştırılması? dedi.
Dünyadaki çatışma ve krizlerin barışçı yöntemlerle çözülmesi için önerilerde bulunmayı kendine misyon edinmiş bağımsız bir kuruluş olan ICG, Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin üçüncü raporunu dün yayımladı.
Grubun Türkiye uzmanı Hugh Pope, Kıbrıs?ta KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Dimitris Hristofyas?ın gösterdikleri siyasi irade sonucunda bugün gelinen aşamanın, Ada?da bölünmüşlüğe son verme ve çözüme ulaşma yolunda ?on yıllardan beri yakalanan en iyi fırsat? olduğunu söyledi.
Çözümsüzlük felaket
Pope, bu fırsatın mutlaka kullanılması gerektiğinin altını çizerek, ?Önümüzde 1.5 yıllık bir zaman dilimi var. Eğer bu fırsat kullanılıp Ada?da kalıcı çözüme ulaşılmazsa, bu bütün aktörler için felaket olur. Türkiye-AB ilişkileri neredeyse durmak üzere. Kıbrıs Rum Yönetimi ve Fransa gibi bazı ülkeler Türkiye?nin üyelik yolunu tıkamak için Türkiye?yle olan sorunları ve Ek Protokol?ün uygulanmamasını öne sürüyorlar. Ancak Türkiye AB perspektifini yitirirse bir B planı yok. Türkiye?nin AB?siz de yapabileceği tezi sadece bir illüzyondan ibaret? diye konuştu.
Şu anda Kıbrıs?ta çözüme ulaşılmasına her iki tarafın da ?istekli? göründüğünü belirten Pope, ancak bunun önündeki en önemli engellerden birinin ?karşılıklı güvensizlik? olduğuna dikkat çekti. Pope, ?Her iki taraf da birbiri hakkında 40 yıl önceki stereotipler dışında bir şey bilmiyor, birbirlerini tanımıyorlar. Rumlar Türkleri 40 yıl önce barbar Türkler, Türkler de Rumları fanatik, enosis peşinde Rumlar olarak tanıyordu, artık bu durum değişti, iki tarafın birbirini daha iyi tanıması için de daha çok diyalog gerekli? dedi.
Üçüncü Kıbrıs raporu
ICG?nin raporunda da, ?2008-2009 fırsat penceresi bir sonuç elde edilmeden kapanırsa iki kesimin birleşmesi tartışmalarının yeniden başlaması için siyasi istek uzun yıllar boyunca olmayacak? deniyor. Raporda, Talat ve Hristofyas?ın en geç temmuz ortasına kadar ilerleme kaydetmeleri ve 1 Eylül 2008?i iki eşit kurucu devletten oluşan, iki toplumlu federe bir devletin kurulması yönünde tam kapsamlı müzakereler için başlangıç tarihi olarak ilan etmeleri gerektiği vurgulanıyor.
MİLLİYET