Bist

14.259,90

$

Dolar

44,8793

Euro

52,8737

Altın

7.011,23

£

Sterlin

60,7238

Bitcoin

$98,542

Bist

14.259,90

$

Dolar

44,8793

Euro

52,8737

Altın

7.011,23

£

Sterlin

60,7238

Bitcoin

$98,542

Kültür-Sanat

?Pi? yerine ?21?in peşine düşünce...

?21?de genç matematik dâhisi Ben Campbell?ı Sturgess, ve Jill?i de Bosworth canlandırıyor.

06.06.2008 - 10:20
Timeturk Editör
?Pi? yerine ?21?in peşine düşünce...
Fotoğraf: Arşiv

MIT?de okurken hafta sonlarında Las Vegas?a gidip kumarhanelerden kendilerine özgü yöntemlerle para kaldıran matematik öğrencilerinin yaşadıklarını anlatan ?21?, gerçek bir hikâyeden sinemaya uyarlanmış. Filmin başrollerinde Jim Sturgess, Kevin Spacey ve Kate Bosworth var

Her şeyi bilen adamlar, mesela şans oyunlarında niye şanslarını değerlendirmezler ki? Diyelim ki son derece zeki bir matematik öğrencisi ya da profesörü, tezgâhı Las Vegas?ın ışıltılı kumarhanelerine kurup olasılık hesaplarıyla (elbette ki permütasyonlardan da yardım alarak) masada ne var ne yok, önlerine yığımaz mı? Heyhat, meğerse böyle bir olay varmış ve bu olayın filmi olan ?21?, bugünden itibaren salonlarda.

Önce işin gerçek boyutuna göz atalım: 90?ların ortasında MIT?de (Massachusetts Institute of Technology) okuyan Jeff Ma ve beş arkadaşı, kendi geliştirdikleri kimi şifre ve yöntemlerle, Las Vegas kumarhanelerinden yüklüce para kaldırmış. Ma?nın hikâyesi Ben Mezrich adlı bir yazarın önce bir makalesi, daha sonra da ?Bringing Down the House: The Inside Story of Six MIT Students Who Took Vegas for Millions? adlı kitabı dolayısıyla popüler kültürün ilgi alanına girmiş. Tesadüfen makaleyi okuyan Kevin Spacey de, Dana Brunetti ve Michael De Luca?yla birlikte yapımcılığını üstlenerek bu hikâyenin sinemaya uyarlanmasını sağlayış. Öykü elbette kimi değişikliklerle seyircinin huzuruna getirilmiş. Başta Uzakdoğu kökenli Jeff Ma?nın yerine başrole temiz yüzlü bir ?beyaz Amerikalı? karakter konulmuş. Uzakdoğululara biçilen rol ise ekipteki beşli içinde olmuş.

Her şey ?okul harcı? için

Peter Steinfeld ve Allan Loeb ikilisinin kaleme aldıkları senaryoda MIT?de okurken Harvard Tıp Fakültesi?ne gidip doktor olmak isteyen Ben Campbell?ın yaşadıkları anlatılıyor. Babasını küçük yaşta kaybeden Ben?in hayattaki tek varlığı annesidir. Harvard?da okumanın bedeli ise 300 bin dolardır ve burs için tek kişilik kontenjana yapılan başvuru sayısı 68?dir. Ben aradan sıyrılmanın yollarını ararken, tesadüf eseri okuldaki bir ?çete?nin ağına takılır. Matematik dersinde, dehasını hissettirdiği hocası Micky Rosa, son derece elit bir grupla hafta sonları Vegas?a gidip buradaki kumarhanelerden para kaldırmaktadır. Micky, Ben?in de takıma dahil olmasını ister. Çünkü dehası ve pür hafızasıyla o, ekibin aradığı en doğru kişidir. Başta ahlakçılığıyla teklifi kabul etmeyen Ben, daha sonra 300 bin dolarlık okul parası için ekibe katılır. Ayrıca takımda, okulda uzaktan uzağa ilgi duyduğu güzel Jill de vardır.

Yönetmenliğini ?Bu Nasıl Sarışın??dan hatırladığımız Robert Luketic?in üstlendiği ?21?, Jeff Ma?nın öyküsü üzerinden Ben Campbell?ın ?okul parası? gerekçesiyle Vegas alemlerinde yaşadıklarını anlatırken odağına insanoğlunun en temel problemini, ?ego?yu koyuyor. Ben?in mütevazı kişiliği, parayla olan ilişkisi arttıkça değişiyor ve giderek yerini kibre ve kendini beğenmişliğe bırakıyor. Ekibin peşindeki eski tip kumarhane görevlisi ise, sık sık değişen bir dönemi işaret ederken, dijital çağın yenilgiye uğrattığı bir karakter olarak belki de filmin en sevimli tiplemesi. Yine Ben?in ?yükseliş dönemi?nde buruşturup bir kenara attığı okul arkadaşları da, filmin bize ?öğreten adam? kontenjanından söylemek istediklerine dair karakterlerden. Kumar işine girip de hâlâ temiz kalmak ve sonuçta ?doğru yol?u görmek de, hikâyenin, ?kıssadan hisse?si olarak ele alınabilir.

Oyunculuklara gelince, ?Across the Universe?ten hatırladığımız Jim Sturgess, pürü pak bir delikanlı olarak öyküde sırıtmıyor. Matematik profesörü Micky rolü, Kevin Spacey için zaten ne kadar zorlayıcı olabilirdi ki, nitekim deneyimli oyuncu fazla cilalamadan üzerine düşeni yerine getiriyor. Spacey?yle ?Beyond The Sea? ve Süpermen Dönüyor?dan sonra üçüncü kez çalışan Kate Bosworth ise filmin en güzeli olarak dikkat çekiyor.

Ya ?Oval ofis?e giderlerse...

Sonuçta ?blackjack? olarak da bilinen ?21? adlı oyuna olan ilgiyi artırır mı bilemeyiz ama bu iyi anlatılmış, temposu dengeli ama beli bir noktadan sonra çekiciliğini yitiren filmin, sanırız Amerikan toplumuna asıl ?kıssadan hissesi? sanırım şu olacak: Dikkat aranızdaki matematikçilerden ve doktorlardan bazıları kumarbaz... Peki bu bilginin bir önemi var mı? Ola ki bu kişiler başkan olup ?Oval ofis?in yolunu tutarsa belki...

Sudan Houdini çıksa...

Elleri bağlı bir biçimde suya dalan ve bir anlamda ölüme meydan okuyan Houdini?nin, hayatının son bölümlerine göz atan ?Öldüren Cazibe?, ünlü gösteri sanatçısının öyküsündeki Freudyen izlerin peşine düşüyor

Türkiye?de vizyona giren ilk ?Öldüren Cazibe?, 90?lı yılların yuppie ahlakının sorgulanmasına dayanıyordu. 2000?lerin ?Öldüren Cazibe?si ise, benim ilk kez 70?lerin ortasında Doğan Kardeş sayfalarında varlığından haberdar olduğum ve suyun içinde kendisini bağlayan iplerden kurtularak ne kadar hünerli olduğunu gösteren Houdini?nin öyküsüne. Elbetteki filmin orijinal adı ?Öldüren Cazibe? değil, Avustralyalı kadın yönetmen Gillian Armstrong?un imzasını taşıyan yapımın ismi ?Death Defyng Acts.?

Film, 1926 yılında geçiyor. Dünya turnesi yaparak bir yandan yeteneklerini insanlarla paylaşan, bir yandan da ruh çağırma seansları yapanların ipliklerini pazara çıkarmaya çalışan Harry Houdini?nin, hayatta tek bir hedefi vardır; annesinin ölürken ne söylediğini ortaya çıkacak kişiyi bulmak. Bu zorlu görevin üstesinden gelecek olanlara 10 bin dolar ödül verecektir. Minik kızı Benji?yle gösteriler yaparken, daha önce küçük hırsızlıklarla hayatlarından haberdar olduğu kişilere spritüel numaralar çeken Mary McGarvie, bu işe taliptir. Houdini?nin Edinburg seferinde 10 bin dolara göz diken ana-kız, biraz da tesadüfler eseri bu zamanının çok önemli ?performans sanatçısı?nın hayatına girecektir. Evli olan Houdini, Mary?ye ilgi duyarken minik Benji?yle de sıkı bir dostluğa soyunacaktır. Ne var ki menajeri Bay Sugarman, ana-kızın niyetlerinin para olduğuna hükmederek bu dostluğa sekte vurmaya başlayacaktır.

?Hokkabaz?ı hatırladık da

?Öldüren Cazibe?, çok derin sularda dolaşamasa da derdini anlatıyor. Macar asıllı Houdini?nin (gerçek adı Erik Weisz) öyküsüne Freudyen ögeler katarak ilerleyen film, Guy Pearce, Catherine Zeta-Jones ve Timothy Spall gibi isimlerden güç alırken asıl damgayı minik oyuncu Saoirse Ronan vuruyor. Benji rolündeki Ronan, hatırlanacağı gibi ?Kefaret?teki performansıyla bu yılki Oscar?larda ?En iyi kadın oyuncu?da adaydı. ?Mrs. Soffel?, ?Küçük Kadınlar?, ?Oscar ve Lucinda?, ?Charlotte Gray? gibi filmleriyle hatırladığımız Armstrong?un bu son yapıtı, Batılı eleştirmenlerin aklına ?İllüzyonist? ve ?Prestij?i getirmiş ve bu üç film arasında bir kıyaslama yapmışlar. Biz ?Doğulu ve yerli? eleştirmenlerin payına ise herhalde ?Hokkabaz? düşecek. Kıyaslama yapmak açısından değil ama kimi sahneleri itibarıyla ?Öldüren Cazibe?, ?Hokkabaz?ı hatırlatıyor. Son bir not: Aslında film suda gösteriyi ve Houdini?nin arayışlarını ?ana rahmine?, dolayısıyla da suda başlayan hayata bağlasaymış, ne çok kafa karıştırır ve biz eleştirmenler de, hikâyeye ne de çok anlamlar yükleyebilirdik ama heyhat, fırsat (!) kaçmış.

RADİKAL

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın