$

Dolar

46,5198

Euro

52,8779

£

Sterlin

61,3487

Frank

57,1996

Gram Altın

5.958,2300

Bitcoin

2.841.914

$

Dolar

46,5198

Euro

52,8779

£

Sterlin

61,3487

Frank

57,1996

Gram Altın

5.958,2300

Bitcoin

2.841.914

Türkiye

Somali'de siyaset ve insani felaket

Uluslararası yardım örgütlerinin raporlarına göre, Somali'de ABD destekli Etiyopya işgalinden dolayı büyük bir insani felaket yaşanmaktadır.

05.06.2008 - 13:36
Timeturk Editör
Somali'de siyaset ve insani felaket
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Cibuti Konferansından Sonrası Somali Kurtuluş Koalisyonu İçinde Yaşanan Kriz

Mehdi Haşimi

Geçici Yönetim ile faaliyetlerini Cibuti de sürdüren Somali?nin Yeniden Kurtuluşu Koalisyonu arasında Mayıs ayının ortalarında Birleşmiş Milletlerin Somali temsilcisi Ahmed Veled Abdullah?ın gözetiminde başlayan barış konferansı, belli bir sonuca ulaşamadan ay sonunda tekrar toplanmak üzere çalışmalarına ara verdi.

İki taraf arasındaki şiddetli görüş ayrılıkları taraflar arasında direkt görüşmelere imkân vermezken, diğer yandan bu kongre Somali?nin Yeniden Kurtuluşu Koalisyonu grupları arasında da şiddetli görüş ayrılıklarının varlığını açığa çıkardı. Anlaşıldığı kadarıyla koalisyon grupları arasında son zamanlarda şiddetli bir kriz yaşanmaktadır.

Koalisyon grupları içindeki bu tartışmaların alevlenmesinin nedeni, bazı gruplarının Asmara?da bulunan diğer bazı koalisyon gruplarına danışmadan Kongreye katılmış olmalarıdır. Bu tartışma ve görüş ayrılıklarının geçen sene Eritre?nin başkenti Asmara?da oluşturulan muhalefet hareketini parçalamasından endişe edilmektedir.

Karşılıklı anlayış belgesi ve ihtilafın kaynağı

Koalisyonun bu iki cenahı arasındaki ihtilaf, koalisyonun başkanı Şeyh Şerif Şeyh Ahmed ile eski parlamento başkanı Şerif Hasan?ın geçen Nisan ayında Kenya?nın başkenti Nairobi?ye yaptıkları ziyarette Birleşmiş Milletler ile karşılıklı anlayış belgesi imzalamış olmalarından kaynaklanmaktadır.

Bu belgenin imzalanması Nairobi?de ki Amerikan Büyükelçiliği elamanlarının yardımı ile tamamlanmıştır. Amerikan Elçiliği, koalisyon liderlerinin Birleşmiş Milletler gözetiminde Geçici Somali Yönetimi ile görüşmeleri mukabilinde, Etiyopya güçlerinin işgalinin sona erdirilmesi konusunda çaba gösterme sözü vermiştir.

İşte o günden bu yana koalisyon liderlerinin uluslar arası toplum ile yaptıkları pazarlığın mahiyeti ve Geçici Yönetimle yapılacak görüşmelere katılıp katılmayacakları hususunda tahminler yürütülmeye başlandı. Sonra iki heyetin Cibuti barış konferansı açılışında aynı salonda bir araya gelmesi bazılarını şok etti ve koalisyonu oluşturan grupların aralarındaki ihtilaf ve çekişmeyi gün yüzüne çıkardı. Bu grupların liderleri yerel ve uluslar arası medya organları aracılığıyla birbirlerine şiddetle tenkit ve itham etmeye başladılar.

Bilindiği üzere koalisyon bünyesinde Somali toplumundan, meşrep ve arzuları birbirinden farklı, Etiyopya işgaline karşı direnmek ve Geçici Yönetime karşı olmaktan başka hiçbir siyasal ortak hedefi olmayan birçok kesimi barındırmaktadır.

Koalisyon sorumlularının göze çarpan en bariz yönleri birbirleriyle olan uyumsuz yapılarıdır. Koalisyon, Etiyopya işgaline meşruluk kazandırma amacıyla Geçici Yönetimin Mogadişu?da düzenlemiş olduğu göstermelik barış kongresinden sonra hızla bir araya gelen İslam mahkemelerinin liderleri, bağımsız parlamento üyeleri, eski savaş liderleri ve yurtdışında göçmen olarak bulunan milliyetçi ve İslamcı bazı Somalililerin bir araya gelmesiyle tesis edilmiştir.

Bu mazi ve fikir çeşitliliğinin, koalisyona güç katması beklenirken, oluşumunun üzerinden bir yıl geçmeden, bazen ima ile ve bazen de açıkça, karşılıklı güvensizlik izharı ve suçlamalar, hareketin varlığını tehdit eder boyutlara gelmiştir.

Aynı şekilde ev sahibi devletin politikalarına yönelik onaylayıcı ve övücü tavır, bu yeni hareketin ortak vasfı halini almıştır. Birçokları bu hareketi, Somali de şartların değişmesi durumunda siyasi kazanım sağlamanın bir aracı olarak görmektedirler.

Koalisyonu bu duruma sevk etmek için uluslar arası toplum da elinden geleni yapmaktan geri durmamıştır. Özellikle de, Batılı güçlerce ılımlı olarak nitelendirilen, Şeyh Şerif Şeyh Ahmed kanadı ile yaptıkları görüşmeler yoluyla, hareket içinde bir çatlak oluşturmaya çalışmış ve bunu başarmışlardır. Zira bu şahıs, İslam Mahkemeleri geçmişi dolayısıyla, geniş kalk kesimlerinin saygı ve desteğine kazanmış bir isimdir.

Koalisyon gruplarına yakın kaynakların bildirdiğine göre çözüm konusunda daha başlangıçtan itibaren görüş ayrılıkları vardı. Koalisyonda bulunan bazı gruplar çözümü, Etiyopya ve Geçici Yönetim güçlerini ülkeden çıkarmakta görmektedirler.- ki bu çözümü uluslararası arenada sadece Eritre?yi desteklemektedir- Diğer gruplar ise çözümü, mümkün olan hangi yolla olursa olsun işgalci Etiyopya güçlerinin ülkeden çıkarılarak, yerine tarafların üzerinde anlaşabilecekleri uluslar arası bir gücün konumlandırılması ve ülkenin, -uluslar arası güçlerin dışlanmasına asla müsaade etmeyecekleri- Geçici Yönetim?in de dâhil olacağı bir ulusal birlik hükümeti tarafından yönetilmesinde görmektedirler.

Uluslararası toplum bölünmeyi cesaretlendirmektedir

Başını Amerika?nın çektiği uluslar arası toplum, koalisyon gruplar arasındaki bu çatlağı derinleştirmek ve bölünmeyi artırmak üzere ılımlı olarak gördüğü koalisyon liderleriyle diyalog kurdu. Böylece bir yandan koalisyon içinde ayrılıkları derinleştirirken, diğer yandan da barış konferansı kararlarına belli bir meşruiyet kazandırmayı ve ev sahibi konumu dolayısı ile muhalif Somali liderler üzerinde büyük bir etkiye sahip olan Asmara?yı oyun dışı bırakmayı istemiştir.

Bu nedenle diğer muhalefet liderleri dışlanarak sadece iki Şerif karşılıklı anlayış belgesini imzalamak üzere Nairobi?ye davet edilmişlerdir. Basın yayın organları şu sıralar bazı muhalefet liderlerinin Asmara?ya dönmeyerek ikamet edebilecekleri alternatif bir Arap ülkesi başkenti araştırdıklarından bahsetmektedirler. Şayet bu haberler doğru çıkarsa bu onlar ile Asmara ve diğer muhalefet liderleri arasındaki bağların kesilmesi anlamına gelir.

Şerif ve arkadaşları, kendilerine itiraz eden diğer muhalefet liderlerine bakmaksızın barış görüşmelerinin başarısı için uluslar arası güçlerle işbirliklerini sürdürmeye kararlı gözükmektedirler. Zira O ve arkadaşlarına göre, diğer muhalefet liderleri çözümü zor ve dallı budaklı Somali sorunu konusunda uygulanabilir, gerçekçi bir çözüm tasavvuruna sahip değiller. Birtakım sabit konumlara sıkıca yapışarak güç dengelerini göz ardı etmektedirler.

Şeyh Şerif basına verdiği demeçte konumunu tekrar teyit ederek Cibuti de yapılan barış görüşmelerinin gelecek turuna da katılacağını ilan etti. Barış görüşmelerinin ilk turuna katılmasının koalisyon grupları içinde yol açtığı krizin yansımalarını küçümseyerek bunun sadece yanlış anlaşılmalardan kaynaklanan küçük bir sorun olduğunu söyledi.

Görüşmelere katılan bu gruplar bazı Arap ülkelerinden büyük destek ve teşvik görmekteler. Destekçi ülkeler bunları her fırsatta, Geçici Somali Yönetiminin zaafı nedeniyle, kendilerini makbul İslamcılar olarak altın fırsatların beklediği hususunda uyarmakta ve barış yolunda ilerlemeye teşvik etmekteler.

Aralarında Hasan Tahir Uveys gibi etkili liderlerin de bulunduğu Cibuti Konferansına muhalif gruplarlar ise Şerif ve takımını, kendi haberleri olmadan Nairobi?ye giderek orada diğer üyelerden gizli olarak imzaladığı ?karşılıklı anlayış belgesinin? gizli maddelerini uygulamak üzere bu konferansa katıldığını iddia etmektedirler.

Şeyh Uveys, koalisyonun başkanı Şeyh Şerif?i ilk kez, önemli kararların alınmasında Merkezi komite üyeleriyle istişare etmeyip kendi başına hareket ederek bir diktatör gibi davranmakla suçladı.

Aynı şekilde koalisyonun savunma güçleri sorumlusu Yusuf Enudi?de şu an yürütülmekte olan barış görüşmelerinin Somali halkının ve direnişin çıkarlarına zarar verdiğini ve kendi ifadesiyle Etiyopya uşaklarının konumunu güçlendirdiğini açıkladı. Ancak koalisyonun askeri kanadının diğer komutanlarının bu konudaki tutumları henüz netlik kazanmış değildir.

Barış görüşmelerine muhalif kanat, uluslar arası güçlerin bu hareketleriyle koalisyon içinde görüş ayrılıkları oluşturarak direnişi zayıflatmak istediklerini ve görüşmeler yoluyla Etiyopya?nın işgaline yakın zamanda son vermesinin mümkün olmadığını söylemektedirler.

Koalisyonun Şeyh Yusuf ve Esmera kanadının mümessili Dr. Ömer İman arasındaki Cibuti?de yapıla görüşmelerde her iki tarafın da kendi konumlarını ısrarla savunmaları ve aralarında bir anlayış birliğine ulaşamamaları nedeniyle, yıllardır devam eden Somali iç savaşının bu sefer de farklı bir evrim geçirerek, dünün müttefikleri arasında devam etmesinden korkulmaktadır.

Zaten Geçici Yönetimin arzusu da budur. Onların birçok yetkilisi barış görüşmeleri ile muhalefetin ılımlı kanadı ile barış tesis ederek, radikallerle daha güçlü şekilde mücadele etmek istediklerini ifade etmişlerdir.

Karışık ve netameli bir durum

Bazıları Gençlik Hareketi?nin Amerikan terör listesi sıralamasında ilk sıraya konması ve hareketin başkanı Adem Ayro?nun Amerikan saldırısıyla öldürülmesinin, görüşmeleri kesintiye uğratacağı beklentisine kapılmış olsalar da onların bu beklentileri gerçekleşmedi.

Bazı gözlemcilere göre bilakis bu iki hadise ılımlılara yönelik bir gözdağıydı. Amerika böylece bir yandan görüşmelerin devamı için, görüşmelerin tarafları razı edecek bir çözüm ile sonuçlanacağını ve ılımlıların barış sonrası iktidar olanağı bulabileceklerini vaat ederek havuç gösterirken, diğer yandan da gerektiği zaman sopa kullanmaktan kaçınmayacağını göstermiş oluyordu. Anlaşıla Şerif ve takımlı Amerika?nın bu mesajını almışlar ve gereğini yapmaya hazırlar.

Hiç kuşkusuz Etiyopya güçlerinin Somali?den çekilmesi yönünde bir gelişme, Cibuti konferansını destekleyenlerin konumlarını ve halk nezdinde ki itibarını güçlendirecektir. Fakat görüşmelerde herhangi bir ilerlemenin saplanamaması, koalisyonun görüşmelere katılan kanadının durumunu sarsacak ve ülke içindeki ve dışındaki desteklerini kaybetmekle karşı karşıya kalabileceklerdir. Başarısızlık onları toplumun atış tahtasına oturtacaktır.

Son zamanlara yaşanan gelişmeler, Somali meselesinin bir takım değişimlerin ve dönüşümlerin eşiğinde olduğunu göstermektedir. Bu gelişmelerin, görüşmeleri sürdüren kesimin bu yönelimini devam ettirmesini sağlama yönünde gelişmesi beklenmektedir. Bu gelişmelerden bazıları şunlardır:

1-Uluslar arası temsilcinin, görüşmelerin devamı ve her iki tarafında güvenini kazanmış olan Cibuti?nin yardımıyla tarafların görüşlerinin birbirlerine yakınlaşmasını sağlama konusundaki ısrarı.

2- Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi?nin ilk tur görüşmelerin hemen ardından, Somali?de Afrika güçlerinin yerine uluslar arası gücün görevlendirilmesi ve BM temsilciliğinin Nairobi?den Mogadişu?ya taşınmasının öngören kararı. Güvenlik Konseyinin bu kararı Etiyopya güçlerinin ülkeden çıkmasının önünü açarak, barış görüşmelerini sürdüren tarafın konumunu güçlendirmektedir.

3- Çok geç olsa da Arap Birliğinin İbrahim eş-Şuveymi?yi bölgeye yeni temsilci olarak ataması ve temsilcinin Geçici Yönetimle görüşmelerde bulunmak üzere bölgeye hareket etmesi.

Bilindiği üzere kimi Arap devleti yetkilileri genelde Amerika?nın ajandasına uygun olarak zaman zaman Somali Kurtuluş Koalisyonunun bazı liderleriyle buluşup, mevcut krizin nasıl aşılabileceği hususunda görüşmeler yapmaktalar.

4- Sağlanması umulan barışı engelleyen taraflara yönelik yaptırımlar uygulanacağından söz edilmesi.

Açıkça anlaşılacağı üzere bununla hasmı olan Etiyopya karşısında elinden Somali kozunu düşürmek istemeyen Eritre Devletine işaret edilmektedir. Böylece Asmara yönetiminin Somalili muhaliflere yönelik desteği engellenmek isteniyor.

Fakat Etiyopya başbakanı Milis Zinavi?nin ülkesinin parlamentosunda yaptığı son konuşmada, ?cihatçılar tam olarak yenilip yok edilmedikçe, Etiyopya Somali?den asker çekemeyecektir? şeklindeki sözleri, yaşanan son hareketliliklerin netice verip vermeyeceği hususunda şüpheler doğurmuştur.. BM?nin koalisyonun bazı kesimlerine verdiği vaatlerini Etiyopya?ya rağmen yerine getirebilmesi de zor görünüyor.

Bilindiği üzere Adis Ababa, Somali?de Amerika?ya vekâleten bir savaş yürütmektedir. Etiyopya vekâleten yürüttüğü bu savaş karşılığında Washington?dan önemli maddi ve askeri desteğin yanı sıra, Somali?yi işgaline yönelik uluslar arası tepkiyi önleyici bir destek de saplamaktadır. Fakat ne yazık ki Amerika?nın desteğiyle girişilen bu işgal sonrası Somali?de zaten kötü olan şartlar felaket dönüşmüştür. Uluslararası yardım örgütlerinin raporlarına göre bugün Somali?de büyük bir insani felaket yaşanmaktadır.

Somali Kutuluş Koalisyonu içindeki ayrılıkların gelecekte tam olarak ne ile sonuçlanacağını şimdiden kati bir suretle ifade etmemiz mümkün değildir. Koalisyonu oluşturan liderler ya aralarında anlaşarak, mevcut görüş ayrılıklarını bitirecek veya şahinler ve güvercinler olarak kesin bir ayrışmaya gidecekler.

Ayrışmadan herkesin ve Somali davasının zararlı çıkacağı kesindir. Bunun sonucu, görüşmelerden yana veya görüşmelere muhalif her iki tarafın da konumu zayıflayacağı da kesindir!

Bu Makale Oktay Yılmaz tarafından TİMETURK için tercüme edilmiştir.

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın