DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

Hükümetten CHP'ye hodri meydan

Önder Sav'ın odasının dinlendiği iddiasıyla gündeme gelen ?telekulak? tartışması Meclis'e taşındı. Hükümet CHP'ye 'hodri meydan' dedi.

29.05.2008 15:13:00

AK Parti, CHP'nin dinleme iddiasına ''hodri meydan'' dedi, Meclis komisyonu kurulması çağrısı yaptı.

CHP'nin 'CHP Genel Sekreteri Önder Sav, odasında eski bir valiyle görüşmesi sırasında dinlendi' iddiaları, bugün Meclis Genel Kurulu'na da taşındı. Genel Kurul'da sert tartışmalar yaşandı.
 
İçiçleri Bakanı Beşir Atalay, iddialarla ilgili idari inceleme ve soruşturma başlattığını; iki mülkiye başmüfettişi görevlendirildiğini belirtti. CHP ise, ucunda Yüce Divan olan soruşturma komisyonu kurulmasını istedi.
 
CHP Grup Başkanvekili Hakkı Süha Okay, 'Bu yaşananlar, sistematik bir çalışmanın tezahürüdür ve rejim sorununa işaret etmektedir. Yeni bir derin devleti inşa çalışmalarının tamamlandığını göstermektedir' dedi.
 
Ana muhalefet partisinin dinlenmesi ve bu dinlemeye ilişkin tutanakların bir gazetede yayımlanmasının siyasi iktidarı hiç rahatsız etmediğini söyleyen Okay, 'Sanki çok sıradan bir olay yaşandı izlenimi verilmek istendi' diye konuştu.
 
Okay, dinlemenin gazeteye yansımasının delil niteliğinde olmasına karşın, hakları çiğnenen taraftan delillerin getirilmesi ve suçluların yakalanmasının istendiğini söyledi.
 
Okay, 'Saçmalama özgürlüğü olan, hukuk yoksunu derin yorumcuların açıklamalarını ciddiye almıyoruz. Dinlenen parti, dinlendiği için suçlu da bu dinlemeyi önlemeyen, zemin hazırlayan siyasi iktidar mı suçsuz' diye konuştu.

ÇİÇEK: KOMİSYON KURALIM

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Çiçek ise, 'CHP, devletin yapacağı incelemelere tereddütle bakıyorsa, kuralım bir komisyon Meclis boyutuyla araştıralım. CHP'nin yaptığı gibi karanlığa karşı kurşun sıkmak yok. Hodri meydan' dedi.
 
Çiçek, bu konuda yargı ne istiyorsa hükümetin gereğini yapacağını, idari anlamda yapılacakların da İçişleri Bakanlığı'nca yerine getirileceğini bildirerek, birlikte komisyon kurarak Meclis boyutuyla dinleme olayının araştırılmasını önerdi.
 
Olay konusunda iyi niyetle işbirliğine hazır olduklarını anlatan Çiçek, CHP'nin yaptığı iki yanlış olduğunu, bunları saklamaması gerektiğini söyledi.

ONLAR DEVLETİN VALİSİ
 
Çiçek, bu yanlışlardan birisinin, eski Bolu Valisi Ali Serindağ'ın, CHP Genel Merkezi'ne gidip il başkanı gibi görüşmesi olduğunu ifade ederek, 'Bunlar devletin, Cumhuriyetin valileridir, partilerin valileri değildir. Gitmesi gerekiyorsa ilgili makam olan İçişleri Bakanı'na bilgi verilir' dedi.
 
Valinin haber vermeden gittiğini belirten Çiçek, görüşmede 1940'lı yıllardaki gibi siyasi değerlendirmeler yapıldığını kaydetti.
 
Başbakan Yardımcısı Çiçek, Önder Sav'ın geçen hafta 'din ve vicdan özgürlüğü açısından sakıncalı, milletin inancını aşağılayıcı' ifadeleri olduğunu söyledi.
 
Çiçek, 'Adeta Danimarka'daki karikatür krizini andıran tarzda peygamberimizle ilgili son derece yakışıksız hitapları söz konusu oldu. Bir hafta piyasada görülmedi. Millet kendisinden özür bekliyor. Sıradan insanlara bile 'sayın' derken bir dinin peygamberine karşı yakışıksız hitapta bulunmuş ve saygısızca bir ifade kullanmıştır' diye konuştu.
 
CHP'nin millete özür borcu olduğunu söyleyen Çiçek, 'Bu üç yanlışı birlikte düzeltelim' dedi.

BENİ CHP Mİ BAKAN YAPTI
 
İçişleri Bakanı Beşir Atalay da, TBMM'de ortak komisyon kurulmasını önerdi ve kendisini istifaya davet eden CHP'lilere, 'Beni CHP bakan yapmadı, istifa etmiyorum' diye seslendi. Atalay, CHP'li Okay'ın konuşmasına cevap verdi.

Okay'ın iddialarını kabul etmediğini bildiren Atalay, Önder Sav'ın bir vali ile yaptığı konuşmanın pazartesi günü bir gazetede yayımlandığını hatırlatarak, 'Çarşamba gününe kadar telefon dinlenmesiyle ilgili herhangi bir şikayet ve açıklama yapılmıyor. Çarşamba günü bir başka gazete bunu haber yapınca Sayın Deniz Baykal açıklama yapıyor' diye konuştu.
 
Dünkü basın toplantısına nazaran daha sert bir dil kullanan Beşir Atalay, AKP'nin dinleme suçlamasını kabul edemeyeceğini belirtti ve 'Daha ne olduğu belli olmadan hükümeti suçlayan, Başbakan'ı istifaya davet eden, güvenlik birimlerimizin hepsini suçlayan, 'dinlendik, gazeteye verdiler, bunu da hükümet yaptı' diyen ana muhalefet partisini de kınıyoruz' dedi.
 
'Kimsenin gözünden kaçmıyor, etik boyutları da var' diyen Atalay, 'Bir ana muhalefet partisi genel sekreteri, bir merkez valisini davet etmiş, makamında il başkanı gibi sorular soruyor, bilgiler alıyor. Bunları da millete bırakıyoruz. Daha bir hafta önce din özgürlüğünü hiçe sayan, peygambere saygısızlık şeklinde ifadeler eden sayın genel sekreter, sonra bir valiyi çağırıyor, validen bir il başkanı gibi bilgiler alıyor' eleştirisinde bulundu.
 
Atalay, CHP sıralarından yükselen 'istifa' seslerine karşılık olarak ise, 'Beni CHP bakan yapmadı. İstifa etmiyorum' dedi.
 
Bunun üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, söz konusu olayın bir 'kuruntu' değil, çok ciddi bir olay olduğunu belirtti.
 
Bunun, ABD'de devlet başkanlarının istifasına yol açan ciddi bir olay olduğunu dile getiren Anadol, 'Biz İçişleri Bakanlığı'nın Emniyet kadrosunun tümünü suçlamıyoruz. Ama soru önergelerimiz yanıtsız kaldı' dedi.
 
Hakkında yayın yasağı, gizlilik kararı bulunan, halen açılmayan bir davada, sanıkların ifadelerinin çarşaf çarşaf gazetelerde yayımlandığını söyleyen Anadol, 'İki ihtimal var; ya o ifadeleri yayınlayan gazeteler, Emniyet örgütüne rüşvet verip elde ettiler veya Emniyet örgütü bizzat servis yaptı. Önce, Emniyet içinde servis yapan, yasaya aykırı olarak ilk soruşturma ifadelerini basına dağıtanların sorumluluğunu çıkartır, ondan sonra burada konuşma hakkına sahip olur. Sütten çıkmış ak kaşık değil. Bizi kınamaya da gücü yetmez' diye konuştu.
 
TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil, konuşmaların tamamlanmasının ardından birleşime bir süre ara verdi. Verilen arada İçişleri Bakanı Beşir Atalay CHP sıralarına gelerek Grup Başkanvekili Kemal Anadol ile sohbet etti.

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

Görüş Bildir Bizimle Paylaş