DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

Özel hayatı fişleme tasarısına büyük tepki

Meclis Adalet Komisyonu?nda görüşülen tasarıyla , dini inançlarınız, sağlık raporlarınız ve hatta oy verdiğiniz parti dahi kayıt altına alınacak. Tasarıya tepki yağıyor...

27.05.2008 11:59:00

Meclis Adalet Komisyonu?nda görüşülen tasarı, Meclis'ten geçerse, dini inançlarınız, sağlık raporlarınız, hatta oy verdiğiniz parti dahi kayıt altına alınacak. Tasarı bu şekliyle yasalaşırsa güvenlik birimleri, kişinin her türlü bilgisine rahatça ulaşabilecek.

Meclis Adalet Komisyonu gündeminde bulunan 'Kişisel Verilerin Korunması Kanun Tasarısı' fişleme tartışmalarını alevlendirdi.

Vatandaşların siyasi görüşlerinden psikolojik durumlarına kadar her alandaki özel bilgilerinin amaç dışı kullanımını önlemeyi hedefleyen tasarı, güvenlik birimlerinin 'fişleme yarışına' dönüştü.

Tasarının TBMM Adalet Alt Komisyonu?nda görüşülmesi sırasında Emniyet, MİT ve Jandarma istihbaratı, ?suç ve suçluyla mücadele? gerekçesiyle kamu ve özel kurumlardaki bilgilere erişim ve dosyalama yetkisi isteyince, tartışma büyüdü.

Tasarı ?kişisel veri?yi ?kimliği belirlenebilir gerçek ve tüzel kişilere ilişkin bütün bilgiler? olarak tanımlıyor ve bu bütün bilgilerin nasıl toplanacağı, nasıl korunacağı, nasıl kullanılacağını düzenliyor. ?Bütün bilgiler? ifadesinin, sadece nüfus kütüğü, öğrenim düzeyi, adres, iş, sabıka, vergi, pasaport gibi ?teknik? kayıtlardan ibaret olmadığı da, tasarıda yer alıyor.

İNANÇLAR FİŞLENECEK

Tasarıda öyle bir madde varki, insanların dini inançlarının dahi kayıt altına alınmasını öngörüyor. Söz konusu madde şöyle; ?Irk, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep veya diğer inançlar, dernek, vakıf, sendika üyeliği, sağlık ve özel hayatla ilgili veriler kayıt altında işlenemez. Ancak kanunun öngördüğü bir zorunluluk dolayısıyla kamu yararına veya resmi olarak verilmiş bir görevin yerine getirilmesi amacıyla işlenebilir.?

Bu istisna net olarak tanımlanmadığından, tüm bu bilgilere iş yeri amirinden polise kadar, muhatap olmak durumunda kaldığınız tüm kişi ve kurumlar erişebilecek. Amir, memurunun tüm inançlarından, özel hayatındaki gelişmelerden ve hatta AIDS testi yaptırdığından haberdar olabilecek.

Tasarının TBMM Adalet Alt Komisyonu?nda görüşülmesi sırasında Emniyet, MİT ve Jandarma istihbaratı, ?suç ve suçluyla mücadele? gerekçesiyle kamu ve özel kurumlardaki bilgilere erişim ve dosyalama yetkisi isteyince, tartışma büyüdü.

TASARIYA BÜYÜK TEPKİ

Söz konusu tasarı, çeşitli çevrelerden büyük tepki alırken, alt komisyonda da gerginliğe neden oldu. Tasarının, mevcut haliyle yasalaşması durumunda 'fişlemeye' yasal altyapı oluşturacağı ve insanların yaptırdığı küçük bir tahlilin bile dosyalanmasının yolunu açabileceği endişesi yaşanıyor.

Bunun üzerine Alt Komisyonun AK Partili Başkanı Hakkı Köylü, toplantılara ara verdi ve tüm kurumlardan tekrar tasarıya ilişkin görüş alınmasını istedi. Alt komisyonun tasarıyı baştan sona değiştirebileceği ve bu tür olaylara meydan vermemek için yeniden kaleme alabileceği bildirildi.

?VATANDAŞ FİŞLENECEK?

CHP'li İsa Gök ise tasarının son derece tehlikeli olduğunu, 'ırk, siyasi düşünce, din, mezhep veya diğer inançlar' gibi bilgelerin toplanmasının yolunu açacağını belirterek, 'Devlet, vatandaşın sevgilisinin kim olduğu, gay olup olmadığını bile fişleyecek' dedi. Gök, 'İstihbarat kuruluşlarına suçu önlemek için kişisel verilerin kullanılması konusunda yetki verilebilir ama burada ayar kaçmış' dedi.

Türkiye Bilişim Vakfı Genel Sekreteri Behcet Envarlı ile İnternet ve Hukuk Portalı Yürütme Kurulu üyesi Avukat Fikret İlkiz, NTV?ye konuyla ilgili birer açıklama yaptı.

Tasarının hazırlanma şeklini eleştiren Envarlı, istihbarat kurumlarının artık ayrıca bir yetki istemesine gerek kalmadığını belirterek, ?Tüm bilgilere zaten erişebilecekler? dedi. Fikret İlkiz?e göre de, tasarı bir yandan ?yasak? getirirken, diğer yandan çok çok sayıda ?istisna? getiriyor.

İlkiz ve Envarlı, tasarıyla oluşturulacak Kişisel Verileri Koruma Kurulu?nun hükümet tarafından oluşturulmasına da itiraz ediyorlar. Kurul üyelikleri için ?uzman? olma şartı aranmadığına ve yetkilerinin tam olarak belirlenmediğine dikkat çeken İlkiz ve Envarlı, hükümet tarafından atama ile oluşacak kurulun bağımsız bir denetleme görevi yapamayacağını savunuyorlar.

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

Görüş Bildir Bizimle Paylaş