DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

AB'nin Türkiye kararı ertelendi

Türkiye-Avrupa Birliği Ortaklık Konseyi'nin yapılıp yapılmayacağı pazartesi günü Brüksel'de alınacak karara bağlı.

23.05.2008 15:16:00

 Fransa'nın, ortak tutum belgesinden Türkiye'nin tam üyeliği ile ilgili metinleri çıkarmak istemesi toplantı kararını son dakikaya bıraktı.

Babacan, Hırvatistan Dışişleri ve Avrupa ile Entegrasyon Bakanı Gordan Jandrokoviç ile Dışişleri Bakanlığı'nda bir araya geldi.

Dışişleri Bakanı Ali Babacan, 'Türkiye'nin tam üyelik hedefinin sulandırılmaya, yıpratılmaya çalışılmasının AB'nin ahde vefa ilkesiyle uyumlu çabalar olmadığını' söyledi. Babacan, görüşmelerin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında soruları yanıtladı.

Türkiye-AB Ortaklık Konseyi toplantısına katılıp katılmayacağı sorusu üzerine Babacan, Ortaklık Konseyi'nin Türkiye'nin 1964'ten bu yana AB ile olan ilişkilerinin belki de en eski kurumsal unsuru olduğunu belirterek, 'Geçen yıl, 2007 yılı içinde kendi iç yoğun gündemimiz sebebiyle bu toplantıyı yapmamıştık' dedi.

Ortaklık Konseyi toplantısının önümüzdeki salı günü öngörüldüğünü hatırlatan Babacan, 'Ancak Ortaklık Konseyi'ne hazırlık aşamasında farklı üye ülkelerin özellikle AB'nin kendi ortak tutum belgesiyle alakalı olarak farklı görüşleri oldu. Uzun tartışmalar yapıldı. Biz bütün Avrupa başkentlerindeki arkadaşlarımıza gerekli uyarıları yaptık, tüm üye ülkeler nezdinde girişimlerde bulunuldu' dedi.

Babacan, ayrıca geçen hafta Ankara'da dönem başkanlığı, komisyon ve müteakip dönem başkanlığını içeren ayrı bir teknik seviyede toplantının düzenlendiğini hatırlatarak, 'Sorunlu konular masaya yatırıldı, benim de bazı ülkelerin bakanlarıyla direkt temaslarım söz konusu oldu' diye konuştu.

'Sorunlar belli ölçüde giderilmiş'

Söz konusu belgenin pazartesi günkü bakanlar konseyinde onaylanacağını ve nihai şeklini alacağını belirten Babacan, 'Henüz nihai şekli ortaya çıkmadan bugün fazla bir yorumda bulunmak istemiyorum doğrusu. Türkiye'nin tam üyelik hedefini aşındırmaya çalışan bazı üye ülkeler olabilir, ancak öte yandan Türkiye'nin tam üyelik hedefiyle müzakerelere başladığı, yine tüm üyelerin kabulüyle, mutabakatıyla sağlandığı bir gerçek. Pazartesi akşamı itibarıyla daha net bir tabloyu kuşkusuz göreceğiz' dedi.

Babacan, bununla birlikte, son toplantıların ardından belgenin son haliyle alakalı sorunların belli ölçüde giderilmiş olduğuyla alakalı bilgilerin ulaştığını ifade ederek, 'Eğer pazartesi günkü toplantıda olağanüstü bir gelişme olmazsa, salı günkü Ortaklık Konseyi toplantısının ben gerçekleşeceğini düşünüyorum. Ama kuşkusuz bu tartışmaların yaşanması hoş değil. Türkiye'nin tam üyelik hedefinin sulandırılmaya, yıpratılmaya çalışılması, bunlar AB'nin ahde vefa ilkesiyle uyumlu çabalar değil. Dolayısıyla pazartesi akşam itibarıyla bu konuda daha net bir tabloyu göreceğiz doğrusu' dedi.

'Değerlendirmemizi pozitif bir perspektifle yapıyoruz'

Babacan, Fransa'da 13 Temmuz'da yapılacak 'Akdeniz İçin Birlik' toplantısına Türkiye'nin katılıp katılmayacağının sorulması üzerine de, 'Aslında mesele zirveye katılıp katılmadan önce, 'Akdeniz İçin Birlik' projelerine Türkiye'nin katılıp katılmamayla alakalı vereceği karar. Biliyorsunuz ki biz henüz bu konuda bir karar vermiş değiliz. Yani Türkiye 'Akdeniz İçin Birlik' projelerine katılacak mı, katılmayacak mı, bu konuda henüz kararımızı bildirmiş değiliz, değerlendirmelerimiz devam ediyor' dedi.

Avrupa Komisyonu'nun bu fikrin altını doldurma çabasında olduğunu ifade eden Babacan, 'Komisyon bir aydır çabalıyor, bu fikrin altına neler koyabiliriz diye. Onların taslak çalışmaları elimize ulaşmaya başladı. Kuşkusuz bunların hepsini değerlendireceğiz. Net bir tablo görmek istiyoruz. Yani 'Akdeniz İçin Birlik' nedir, ne değildir. Bunun net olarak önümüze gelmesi gerekiyor' diye konuştu.

Fikrin ilk ortaya atılışı, geçirdiği evrim ve bugün ulaştığı noktanın oldukça farklı olduğunu söyleyen Babacan, 'Ama biz bu değerlendirmemizi yaparken olumlu bir perspektifle değerlendiriyoruz. Yani olumlu yaklaşıyoruz. Eğer kararımız bu projeye katılmak yönünde olursa,kuşkusuz 13'ünde (13 Temmuz) Fransa'da yapılacak toplantıya Türkiye'den katılım söz konusu olacaktır. Ama Türkiye, biz bu işin dışındayız derse, o zaman o zirveye de katılım gerçekleşmez. Değerlendirmemezi pozitif bir perspektifle yapıyoruz' dedi.

Fransa ile ilişkiler

Babacan, Türkiye'nin Fransa'nın tutumuna karşı geliştirdiği bir stratejisinin olup olmadığının sorulması üzerine, 'İsteriz ki Fransa ile olan ilişkilerimize bir gölge düşmesin. Fransa tarafında da böyle güçlü bir irade söz konusuysa, bu aradaki sorunların şöyle ya da böyle çözülebileceğine ben inanıyorum' diye konuştu.

Fransa'dan 2-3 hafta içinde yapılan ziyaretleri hatırlatan Babacan, bu ziyaretlerin Fransa tarafından gelen talepler üzerine gerçekleştiğine dikkat çekti.

İkili ilişkilerin tüm boyutlarıyla değerlendirildiğini ifade eden Babacan, 'Biz isteriz ki Fransa ile her alanda ikili ilişkilerimiz çok çok iyi bir noktada olsun. Bu, şöyle bir Fransa-Türkiye ilişkilerinin tarihine bakacak olursak, aslında olması gereken bir konum. Yani Avrupa'nın batısındaki bir büyük ülkeyle, Avrupa'nın doğusundaki bir büyük ülkenin arasındaki ilişkilerin iyi olması her iki ülkenin de çıkarınadır' dedi.

Türkiye'nin ilişkilerinde kendisine prensip olarak ahde vefa ilkesini seçtiğini kaydeden Babacan, 'Bunu önemsiyoruz. Tüm ülkelerin de buna sadık kalmasını bekliyoruz. Şu anda bir temas trafiği, telefon trafiği söz konusu. İsteriz ki Fransa ile olan ilişkilerimize bir gölge düşmesin, arzumuz bu yönde. Fransa tarafında da böyle güçlü bir irade söz konusuysa, bu aradaki sorunların şöyle ya da böyle çözülebileceğine ben inanıyorum. Önemli olan her iki tarafta da güçlü siyasi irade' şeklinde konuştu.

Jandrokoviç: 'Türkiye'nin süreci bitirmesini arzuluyoruz'

Hırvatistan Dışişleri ve Avrupa ile Entegrasyon Bakanı Gordan Jandrokoviç de, AB sürecinde Türkiye'yi dikkatle izlediklerini belirterek, Türkiye'nin bu süreci başarıyla bitirmesini arzuladıklarını söyledi.

Görüşmelerde ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve uluslararası konularda da fikir teatisinde bulunduklarını ifade eden Jandrokoviç, Türkiye'nin 1990'lardan itibaren Hırvatistan'ın bağımsızlığıyla birlikte ülkesine destek verdiğini kaydetti.

Jandrokoviç,'Biz Hırvatistan olarak bu düzeyde çok büyük bir ilerleme sağladık. 18 başlık konusunda görüşmelere başlamış, 2 tanesini bitirmiş bulunmaktayız. Bizim beklentimiz; 2009 yılı sonuna kadar tüm bu işleri memnuniyetle tamamlayacağımız yönünde' diye konuştu.

Jandrokoviç, her ülkeye ait farklı şartlar ve özelliklerin mevcut olduğuna işaret ederek, 'Tabii biz de kendi şartlarımız altında bu yolda devam etmeye çalışıyoruz. Aynı zamanda Türkiye'nin de bu süreci başarıyla bitirmesini arzuluyoruz' dedi.

'Süreçte olumsuzluk görmüyorum'

Konuk bakan, Hırvatistan'ın müzakerelere Türkiye ile başlamasının bir dezavantaj olup olmadığının sorulması üzerine, 'Türkiye ile birlikte başlatmış olduğumuz bu süreçte hiçbir olumsuzluk görmüyorum. Bu bir eksiklik sayılmaz' dedi.

Ülkesinin de AB sürecinde büyük zorluklarla karşı karşıya kaldığını belirten Jandrokoviç, ancak gerekli şartların yerine getirilmesinin önemini bildiklerini söyledi.

Her ülkede farklı dinamiklerin mevcut olduğunu, sadece siyasi değil ekonomik sorunların da söz konusu olduğunu belirten konuk bakan, süreç içinde hız ve kalitenin önemine işaret etti.

AA

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

Görüş Bildir Bizimle Paylaş