DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

İSTANBUL

19:50:00

İftar vakti

BURSA

19:49

04:49
19:49
SAHUR
İFTAR

ANKARA

19:33

04:34
19:33
SAHUR
İFTAR

SİVAS

19:16

04:18
19:16
SAHUR
İFTAR

ERZURUM

19:00

04:01
19:00
SAHUR
İFTAR

HAKKARİ

18:47

03:58
18:47
SAHUR
İFTAR

İSTANBUL

19:50:00

İftar vakti

ANKARA

19:33

04:34
SAHUR
19:33
İFTAR

ERZURUM

19:00

04:01
SAHUR
19:00
İFTAR

Müftüoğlu?ndan sağlıklı hayatın ipuçları

Türkiye?de sağlıklı yaşam, beslenme ve diyet denilince ilk akla gelen isimlerden biridir Prof. Dr. Osman Müftüoğlu.

10.05.2008 08:41:00

Wellness bir diyet programı değil, bilakis hayat tarzı. Bu sebeple wellness otelleri giyim tarzları var. Türkçe?de tam karşılığı bulunmayan bu kavramı Müftüoğlu ?kendini iyi hissetmek? olarak tanımlıyor. Wellness, hayatın keyifli, eğlenceli, sağlıklı, enerjik, ruh ve beden dengesi içinde yürütülmesi demek. Burada stres ve ne olursa olsun mutsuzluk yok; dolayısıyla kilo da!
Detoks ve yaşama sanatı gibi birçok kavramı ondan duyduk. Süleyman Demirel, Güler Sabancı ve Uğur Dündar gibi ünlü birçok ismin yaşam koçluğunu da yapan Müftüoğlu, yeni bir hayat tarzı ortaya atıyor: Keyifli ol, sağlıklı yaşa. Önerilerini ?Yaşasın Yemek ve Kilo Yönetimi?, ?Yaşam Reçeteleri?, ?Derin Güzellik? adını verdiği üç kitapta toplayan Müftüoğlu?nun bu dizi için seçtiği üst başlık ise ?Sil Baştan? .

Osman Müftüoğlu?nun yeni çıkan kitaplarında yaza girerken sağlıklı zayıflama yöntemleri ve diyet listeleri var tabii ki... Ancak Hoca?nın tavsiyelerine şaşıracaksınız: Daha az eleştir, çokça öv, aceleci olma, coşkuya önem ver, bazen boyun ey, daha çok gülümse, küçük şeylere bile sevin gibi... Müftüoğlu, kitaplarında zayıflamak ya da genç kalmak isteyenlere gülümsemeyi, komşularını ziyaret etmeyi, hayatta her şeyi dert etmemeyi öneriyor. Bütün bunları da ?wellness? adını verdiği bir kavramın içinde topluyor.

Hiç sevmediği ?zayıflamak? kelimesini kullanmayan, bunun yerine kilo yönetimi kavramını öneren Müftüoğlu, sağlıklı ve güzel yaşamanın insanların sadece beslenmesiyle ilgili olmadığı görüşünde. ?İnsanlar motosiklet veya bisiklet değiller, biz hekimler de motosiklet ya da bisiklet tamircisi değiliz. İnsan ruh ve bedenden müteşekkil varlıklardır. Dolayısıyla bedenle ilgili sorunları ruhtan ayrı çözemeyiz. Çektiği sıkıntılar sebebiyle bağırsak spazmı geçiren birisine, ruhsal sıkıntılarını çözme yollarını anlatmadan ya da kendisini bu kadar üzmemesi gerektiğini söylemeden ilaç vermeniz yeterli olmaz. Aynı şey kilolu insanlar için de geçerli.? diyen Müftüoğlu, kilolarından kurtulmak isteyenlere öncelikle ruhlarındaki fazlalıkları, köşeleri atmalarını söylüyor. Çünkü ona göre modern insan karnını doyurmak için değil, ruhundaki açlığı gidermek için yiyor.

Müftüoğlu, sözlerine şöyle devam ediyor: ?Bütün dünyanın özellikle gelişmiş ülkelerin karşı karşıya bulunduğu kilo probleminin arkasında yatan şey, önemli ölçüde ruhsal çatışmalar. Çoğu insan aslında bedensel olarak değil, ruhsal olarak aç, tatminsiz. İç dünyalarındaki gelgitler ve fırtınaları bastırma arzusuyla sürekli yiyorlar. İyi biliyoruz ki depresyona giren insan beynindeki seretonini artırmak için daha fazla makarna, pizza, çikolata yemek arzusu içinde oluyor.?

Tabii sırf psikolojik durumlar kilo almamıza sebep olmuyor. Yanlış beslenme ve hazır gıdalardaki yüksek karbondioksit ve şeker oranı da bunda etkili. Müftüoğlu, buna Batı tarzı beslenme adını veriyor. Daha hafif yemeklerle doymak varken fast-foodlarda 1500-2000 kalorilik gıdaları tüketerek kiloya davetiye çıkartıyoruz. Müftüoğlu?nun yılların tecrübelerinden yola çıkarak nasihatler verdiği üç kitabından çıkardığımız sonuç şunlar: Herkesin çok iyi bildiği gibi sebze ağırlıklı gıdalar tüketmeliyiz. Nar, yoğurt, susam, çörek otu, yeşil renkli sebzeler gibi ?ilaç gıda? diye tanımlanacak ürünleri sofralarımızdan eksik etmemeliyiz. Sigarayı yanımızda bile içirmemeliyiz. Daha çok hareket etmeliyiz. Çünkü insan bedeni iki yüz küsur kemikle hareket etmesi için tasarlanmış. Beden hareket etmeyince hantallaşıyor, yaşlanıyor, ruh huzurunu kaybediyor.




----------------------------------------------------------------------------

Genç kalmak ve güzelleşmek için ne yapmalı?


?Çoğu insan uzun yaşamak için ne yiyeceğim, ne içeceğim, nasıl koşacağım diyor. Ne düşüneceğim, neye inanacağım, neye bağlanacağım demiyor. Birçok insan da bana ?Cilt yaşlanması neden olur?? diye soruyor. Ben de diyorum ki cildinizin güzelliği daha derinlerden gelir. Araştırmalar gösteriyor ki insan yüzünün yaratılıştan gelen bir şekli olduğu gibi, beynimizden geçirdiğimiz düşünceler sonucu da mimiklerimizde, ifadelerimizde değişiklikler olur. Güzel düşünen, güzel görünür yani. Bilir misiniz ki yaşlanan insanlar birbirine bu sebeple benzerler. Derler ki İnönü ile Mevhibe Hanım birbirine benziyor. Tabiî ki benzerler, 40-50 sene aynı yastığa baş koymuşlar. Beraber yaşadıkları onca seneden sonra artık her şeye karşı aynı tepkileri vermeye başlamışlar. Mimikleri aynılaşmış. Dolayısıyla yüzleri de aynı şekilde şekillenmiş. Eskiler, ?içinin karası yüzüne vurmuş? ya da ?içi gibi yüzü de parlak? diye boşuna dememiş. Eğer güzel görünmek istiyorsanız güzel düşünmeniz ve güzel bakmanız lazım. Nihayetinde yüzünüzdeki hatlar aklınızdan geçen hatlarla paralellik gösterir. Gülümseyin, iyi şeyler dileyin, güzel olun.?


***


Bronzlaşıyorum diye yaşlanmayın!


Osman Müftüoğlu?nun ?derin güzellik? adını taşıyan ve cilt bakımına dair bilgilerin yer aldığı kitabında güneşlenmeye dair bilinen genel kanıları değiştirecek önemli tespitler var. Güneş ışınları en büyük D vitamini kaynağı. Yeterli D vitaminini alabilmek için sadece ellerinizi 10 dakika güneşe tutmanız yeterli. Ciltte bulunan bir madde güneş ışınlarını görünce D vitaminine dönüşüyor. Fakat güneş ışınlarının fazlası cilt hücrelerinin genetiğini bozuyor. Normalden daha erken yaşlanmaya sebep oluyor. Daha da kötüsü kanser hücresi üretiyor. Fakat bunun farkında olmadığımız için Müftüoğlu?nun deyimiyle bütün kış güneş görmeyen bedenlerimiz tatildeyiz diye bütün yaz palamut gibi güneşin altında kalıyor. Bu sebeple Müftüoğlu, şiddetle güneş kremlerini öneriyor. Hatta en iyi kırışık kreminin güneş kremleri olduğunu söylüyor. Yaz-kış dışarı çıkmadan yarım saat önce güneş kremi sürmeyi tavsiye ediyor. Tabii piyasada güneş kremi diye bulunan ürünlerin çoğunun koruma faktörü bile yok. O sebeple Müftüoğlu, büyük markaların ve ilaç firmalarının ürünlerini öneriyor. ?Çünkü onlar hile yapacak olurlarsa başları belaya gireceği için iyi ürün yapmak zorundadırlar.? diyor.

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

Görüş Bildir Bizimle Paylaş