İsrail devletinin kuruluşunun ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin yayınlanmasının 60'ncı yıl dönümü olması nedeniyle Londra'da düzenlenen '60. Yılında İnsan Hakları ve İsrail' konulu panelde Orta Doğu'da Filistin ile İsrail arasında süren çatışmalar temel alınarak bölgedeki insaların serbest dolaşımı, yaşama hakkı, toprak ve su gibi temel hakları tartışıldı.
İsrail'den ve Filistin sorunuyla ilgilenen önemli araştırmacıların davet edildiği panele İsrail Ev Yıkmalara Karşı Komitesi, İngiliz yardım örgütlerinden Oxfam'dan Michael Bailey, Wisconsin Üniversitesi'nden Jennifer Loewenstein, İnsan Hakları Filistin Sınır Kontrol Denetleme Gözlemcisi Yehudit Keshet ve Alternatif Bilgi Merkezi'nden Michael Warschawski gibi önemli isimler katıldı. Panel süresince İnsan Hakları Komisyonu araştırmacıları yaşam hakkı, su hakkı ve bu hakların evrenselleşmesi sürecindeki küresel gelişme gibi uluslararası insan hakları normları konusu ve bu konuların ihlalinin pratik açıdan ne anlama geldiklerini ele aldılar.
Bu arada panele Londra'da yaşayan Musevi dinine mensup yaklaşık 20 kişi katıldı.
Panelde 'Yargısız İnfaz' konulu bir sunum yapan Wisconsin Üniversitesi araştırmacısı Jennifer Loewenstein, Filistin'de ölen insanlara yargısız infaz yapıldığını söyledi. İsrail'in yaptığı suikastleri zorunlu ve meşru müdafaa hakkı olduğunu iddia ettiğini belirten Loewenstein, insanları öldüren askerlerin ya da ölüm emri veren askeri yetkililerin ne cezaevine gittikleri ne de sorgulandıklarını anlattı. İsrail'in saldırılarını kasıtlı ve kasıtsız olarak ikiye ayıran Loewentein, geçtiğimiz günlerde evinde 4 çocuğuyla kahvaltı yaparken evlerine düşen bomba nedeniyle hayatını kaybeden ailenin olayı kasıtlı öldürme kategorisine girdiğini vurguladı. Loewenstein şöyle devam etti: 'İsrail zaman zaman terör örgütü olarak gördüğü Hamas üyelerinin bazı evlerde ya da apartmanlarda kaldığını tespit ediyor ve havadan o apartmanın üzerine bomba yağdırıyor. Bu apartmanda sadece tespit edilen Hamas üyesi yaşamıyor, orada birçok masum insan da var. İşte kasıtlı öldürmeye örnektir.'
2004 yılından bu yana 300 Filistinli insanın hayatını kaybettiğini belirten Leowenstein, bunların içinde silahsız ve karşı koymayan masum insanların da bulunduğunu belirterek, bu olayları İsrail ordusunun tutuklama operasyonu olarak adlandırdığını söyledi.