DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

İSTANBUL

19:54:00

İftar vakti

BURSA

19:53

04:41
19:53
SAHUR
İFTAR

ANKARA

19:37

04:27
19:37
SAHUR
İFTAR

SİVAS

19:20

04:11
19:20
SAHUR
İFTAR

ERZURUM

19:04

03:54
19:04
SAHUR
İFTAR

HAKKARİ

18:51

03:51
18:51
SAHUR
İFTAR

İSTANBUL

19:54:00

İftar vakti

ANKARA

19:37

04:27
SAHUR
19:37
İFTAR

ERZURUM

19:04

03:54
SAHUR
19:04
İFTAR

Latin Amerika?da ?21. Yüzyıl solu? dönemi

Paraguay seçim sonuçları Güney Amerika?da solun yükselişine bir gösterge sayılsa da, kıtanın kuzeyi ve güneyi, karşılıklı ekonomik bağımlılık sebebiyle ortak bir kaderi paylaşıyor.

05.05.2008 13:20:00

 

Venezüella?da Hugo Chavez?in 1998 yılında iktidara gelmesiyle hararetlenen ?Latin Amerika?da sola eğilim artıyor mu, yoksa bu sadece popülist bir dalgalanma mı?? sorusu, geçtiğimiz hafta yapılan Paraguay seçimleri ile yine gündeme geldi. Colorado Partisi?nin 60 yıllık iktidarına son vererek başkanlık koltuğuna oturan eski vaiz Fernando Lugo, ?ne sağdan, ne de soldan? olduğunu her fırsatta yinelese de, seçim sonuçları, Latin Amerika?da ABD karşıtlığının yükselişine bir gösterge olarak değerlendirildi. Küba?da Fidel Castro, Venezüella?da Hugo Chavez ve Bolivya?da Evo Morales gibi muhalif liderleri yetiştiren bu coğrafyanın, ABD ile karşılıklı ekonomik bağımlılıkları devam ettiği sürece, Latin Amerika?nın Washington?a ciddi bir rakip olarak çıkamamasının da ihtimal dahilinde olduğu dile getiriliyor. Paraguay seçimi sonrası Latin Amerika?nın siyasi dinamiklerini, Georgetown Üniversitesi Latin Amerika Çalışmaları öğretim görevlisi Michael Shifter ve Galatasaray Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim görevlisi Yrd. Doç. Dr. Selcan Serdaroğlu, NTVMSNBC?ye değerlendirdi:

Doç. Dr. Michael Shifter, Georgetown Üni., Latin Amerika Çalışmaları
Washington D.C.?de Latin Amerika üzerine çalışmalar yapan düşünce kuruluşu Inter-American Dialogue?da başkan yardımcılığı görevini yürüten Shifter, Lugo zaferinin, Latin Amerika?da eski düzene başkaldıran bir trendin Paraguay?ı da etkisi altına aldığı şeklinde yorumlanabileceğini söyledi. Shifter, şöyle konuştu:

ESKİ DÜZENE TEPKİ
Fernando Lugo?nun elde ettiği zafer, Latin Amerika?daki bölgesel trendle uyum gösteriyor. Bölgedeki diğer ülkeleri de göz önünde bulundurursak, Paraguay da, yolsuzluk ve istikrarsızlığın damga vurduğu eski siyasi düzeni reddediyor ve alternatif, denenmemiş bir sistem arayışına giriyor.

Ülkede şu anda sosyal konular, her zaman olduğundan daha fazla gündemde. Yoksullukla mücadele ve sosyal adalet konuları Lugo?nun ilk olarak değindiği sorunlar oldu.

Lugo, Brezilya ile olan Itaipu hidroelektrik santral anlaşmasının Paraguay halkı çıkarlarına uygun olmayan bölümlerini gözden geçireceğinden sıklıkla bahsetti. Bu da, her ne kadar kendisi ne sağ ne de sol kanada ait olduğunu söylese de, ?sol? bir duruş.

 ULUSALCILARIN ETKİSİ
Fakat, Lugo?nun pek fazla manevra şansı olduğunu düşünmüyorum. Çünkü, bu seçimlerde, ulusalcıların da önemli bir ağırlığı oldu. Colorado Partisi, kongrede hala daha fazla sandalyeye sahip. Lugo?nun koalisyonu da çok çeşitli gruplardan oluşuyor.

Lugo idaresindeki Paraguay?ın, komşuları Uruguay ve Brezilya gibi ekonomi politikalarında riske girmeyeceğini ve mali disiplini sağlamaya çalışacağını da söyleyebiliriz.

Yrd. Doç. Dr. Selcan Serdaroğlu, Galatasaray Üni., Uluslararası İlişkiler Bölümü
NTVMSNBC?ye açıklama yapan Serdaroğlu, Latin Amerika?da popülist ögeler içeren bir sol anlayışının doğduğunu ve bu anlayışın bölgesel ve küresel ekonomik aktörlerle bir tepki ilişkisi oluşturduğunu söyledi. Serdaroğlu, şöyle konuştu:

LATİN AMERİKA?DA ?YENİ SOL?
Son Paraguay seçimlerinin, Latin Amerika?da hem sol, hem de popülist ögeleri içeren bir hareketin göstergesi olduğunu söylemek mümkün. Fakat, benzer programlar uygulasalar da, Latin Amerika?da bulunan hükümetlerin hepsi aynı ilkelere dayanmıyor.

Popülist sol iktidar liderlerinin başında Venezüella?nın Hugo Chavez?i geliyor. Bunlara Bolivya, Ekvator, Nikaragua, belki de Paraguay?ı da katmak gerekir. Bu iktidarların ortak özelliği, ?21. Yüzyıl solu? denen bir anlayışın, Latin Amerika versiyonunu benimsemiş olmaları. Bunu da büyük ölçüde Chavez geliştirdi.

21. Yüzyıl sosyalizmi anlayışı, yoksulluk, açlık, ırkçılık, cinsiyet ayrımcılığı, doğal kaynakların tahribi gibi konulara çözüm getirmeyi, katılımcı demokrasi sağlamayı, gerektiğinde referandumlarla halka başvurmayı ve bir şekilde azınlığı da korumaya çalışmayı amaçlıyor.

?SIRADAN İNSANLAR? SİYASETTE
Bu yapı içerisinde parti örgütlendirmeleri de içinde hiyerarşi olan yapılar olarak görülüyor.

O yüzden, bu ülkelerde sol liderler iktidara gelirken parti desteği dışında, şimdiye kadar toplumda söz sahibi olmamamış kişilerin de desteğini aldılar. Sendikalar, sivil toplum örgütleri ya da şu anda yeni sosyal hareketler olarak tanımlanan madenciler, yerli grupları veya topraksızlar hareketi gibi.

Dolayısıyla geniş bir toplumsal tabanları var. Paraguay?da devlet başkanı seçilen Fernando Lugo da bir ittifakın adayı. Sekiz küçük partinin oluşturduğu ?Değişim için Yurtsever İttifak? grubunun adayı. Bu gruba, partilerin yanında sendikalar ve köylü hareketleri de destek verdi.

YENİ SOLUN POPÜLİST ÖGELERİ
Popülist yönelimlerinin ne olduğuna gelince, devlet gelirlerini toplumsal kalkınma için kullanmak olarak özetleyebiliriz. Mesela yoksullara gıda yardımı ya da temel ihtiyaçları karşılamak için mahalle birimleri kurulması...

Örneğin, Venezüella petrole; Bolivya, maden zenginliğine dayanarak bu projelere soyunuyor.

Bunların yanında bir de başka şekilde bir sol anlayışı var. Bu gruba dahil olan ülkeler de Brezilya, Şili ve Arjantin. Bu ülkeler, sanayi temelli, teknoloji üretme kapasitesine sahip ülkeler. Daha ölçülü bir popülist politika uyguluyorlar diyebiliriz.

KÜRESEL EKONOMİYE ?LATİN? TEPKİSİ
Onun dışında ilk gruptaki ülkeler, hem bölgedeki güçlü ekonomilerle hem de küresel ekonominin güçlü aktörleriyle bir tür tepki ilişkisi oluşturuyorlar.

Örneğin Fernando Lugo, ilk açıklamasında Brezilya ile daha önce yapılmış olan bir hidroelektrik sözleşmesini gözden geçireceğini söyledi. Brezilya?nın enerji ihtiyacını karşılamak için önemli. Fakat Lugo?ya göre Paraguay halkının çıkarlarına uygun olmayan bir anlaşma bu.

Bu bakımdan iki ayrı grupta bulunan Latin Amerika ülkelerinin hem birbirlerine ihtiyaçları var, hem de kendi halklarının çıkarlarına uygun olmayan konulara gelince gerginliği göze alabiliyorlar.

LUGO SAĞCI MI, SOLCU MU?
Fernando Lugo, kendisini sağcı ya da solcu olarak tanımlamasa da, Güney Amerika?ya özgü devrimci bir din anlayışını benimsiyor. Kurtuluş Teorisi, 70?lerde ortaya çıkan ve Küba Devrimi?nden etkilenen, sol ideoloji ve Hristiyanlık arasında paralellikler çizen bir hayat görüşü. Öbür dünya için mücadele etmektense, bu dünyada yaşanan sıkıntı ve acılarla mücadele etme mantığı taşır.

Buna inanan yeni din adamlarının kurduğu kiliseler ise, ?Halkın Yeni Kiliseleri? diye bilinir ve buralarda toplumsal sorunlar tartışılır. Bu da, halkın demokrasiye daha çok katıldığı bir ortamı doğuruyor.

Lugo, bu açıdan din adamı kimliğini devlet başkanlığı için terk edip aktif siyasette liderlik rolü alan ilk politikacı oluyor.

KITANIN GELECEĞİ
Lugo, 15 Ağustos?ta resmi olarak görevi devraldıktan sonra, Latin Amerika?da ?sağ eğilimli? sayılabilecek ülkeler arasında Kolombiya, El Salvador, Meksika ve Peru?yu sayabileceğiz.

Fakat kıtadaki siyasal eğilimler farklılaştığı için bir bölünme öngörmüyorum. Çünkü, 60?lardan beri bölgesel bütünleşme hareketlerini deneyen bir coğrafya burası. Siyasal eğilimlerin yaklaşması, bütünleşme hareketlerini derinleştirebilir.

ABD İLE İLİŞKİLER
Latin Amerika?daki sağa meyilli ülkelerin, ABD ile olan ticari-ekonomik ilişkileri geliştirerek, ABD?nin kurmak istediği Geniş Amerikalar Serbest Ticaret Alanı?na daha hızla yönelebileceklerini öngörebiliriz.

ABD?de de bir iktidar değişikliği olup demokrat ve daha ılımlı bir başkan yönetime gelirse, Latin Amerika?da demokrasinin gelişmesi için adımlar atılacak ve otoriter rejimlerle ilişkilerde mesafe alınacaktır. Fakat sol gerillaların güvenlik zaafına yok açtığı durumlar tabii ki hoş görülmeyecektir.

Meksika ABD?nin sınır komşusu olduğundan, 20. Yüzyıl?ın başından beri, kıtanın daha güneyindeki ülkeler tarafından biraz farklı görülür. Bir NAFTA (Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması) üyesi olarak, Meksika?nın ABD çıklarlarına karşı durması daha zordur.

Kolombiya da, şu andaki ekonomik ihtiyaç ve güvenlik çıkarları sebebiyle ABD?nin yanında durmak zorunda.

Şu anda Latin Amerika?daki sol iktidarlar tarafından en çok arzu edilen, günün birinde Kolombiya?da da bir sol iktidarın olması. O zaman Latin Amerika, ABD?yi dengeleyecek bir güç olarak ortaya çıkabilir.

Fakat ekonomik ilişkiler açısından, kıtanın ne güneyi ne de kuzeyi birbirinden kopmayı göze alamaz. Kuzey ve Güney Amerika, ortak bir kadere sahip olduğu ve ekonomik bağımlılıkları devam ettiği sürece, birbirlerine karşı ılımlı olmak zorundalar.

Kaynak: NTVMSNBC

 

 

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

Görüş Bildir Bizimle Paylaş