Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın arabuluculuğu ile gündeme gelen İsrail ve Suriye arasındaki yakınlaşma, uzun zamandır kapalı kapılar ardında devam ediyordu. Aylardır gizli yürütülen görüşmelerde, iki ülke arasında bir barış anlaşması ve bu çerçevede Golan Tepeleri'nin geri verilmesi üzerine pazarlıklar dönüyor.
İki hükümetin de çekmecesinde uzunca bir zamandır duran bu yakınlaşma planının, hem Şam'a hem de Kudüs'e önemli getirileri var.
İsrail'in çıkarları
İsrail, açısından bu yakınlaşmanın en önemli sonucu, Suriye'nin İran'la ittifak yapmaktan uzaklaşması ve böylece Lübnan'ın güneyinde Hizbullah'a giden İran desteğinin önüne geçilebilmesi olacak.
Ayrıca Arap ülkeleri ile ilişkilerini de normalleştirmeyi amaçlayan İsrail için Suriye'nin, Mısır ve Ürdün'den sonra üçüncü bir anahtar komşu olması mümkün. Tüm bunların karşılığında İsrail yönetiminin iç politikada fazla gerginliğe neden olması beklenmeyen Golan Tepeleri'ni gözden çıkarması ise şaşırtıcı görünmüyor.
Almanya'daki Bertelsman Vakfı'nın Ortadoğu uzmanı Stephan Vopel de Golan'ın geri verilmesinin büyük tartışmalara yol açmayacağı görüşünde. İsrail politikası ve İsrail'in stratejileri açısından bakıldığında, Golan Tepeleri'nin vaçgeçilebilir olduğunu söyleyen Stephan Vopel, bu noktada İsrail'in 'barış için toprak' formülünü hayata geçirebileceğini belirtiyor.
Suriye'ye getirileri
Suriye açısından bu anlaşmanın avantajı ise Golan'ı geri alma ve Taberiye Gölü'nden önemli su kaynaklarına yeniden ulaşma sözü veren Şam'ın ulusal onurunu tazelemesi olacak. Ancak en büyük faydayı ise kötüleşen ülke ekonomisi, Lübnan üzerinde azalan Şam etkisi ve yaptığı hatalar yüzünden Arap ülkeleri karşısında zayıflayan pozisyonu yüzünden Devlet Başkanı Beşar Esad görecek.
Ortadoğu uzmanı Stephan Vopel, Golan Tepeleri'nin geri alınmasıyla Esad'ın kaybettiği prestijini yeniden kazanabileceğini söylüyor. Suriye'nin iki önemli hedefi olduğunu herkesin bildiğini söyleyen Vopel, Şam'ın Lübnan'daki etkisini yeniden elde etmeyi ve Golan'a tekrar sahip olmayı istediğini dile getiriyor.
CIA'in iddiaları
Ancak bu gizli yakınlaşma sürecine rağmen, geçtiğimiz günlerde Amerikan gizli servisinin ortaya attığı iddialar kafaları karıştırdı. CIA'in verilerine göre, Suriye, Kuzey Kore'nin desteğiyle bir nükleer tesis inşa ediyordu ve inşa etmekte olduğu bu tesis yedi ay önce İsrail'in hava saldırısına hedef olmuştu.
İsrail'den bu konuda net bir açıklama gelmezken, Şam'ın iddiaları, yüksek olmayan bir sesle geri çevirmesi ise Suriye'nin birşeyler sakladığı ya da en azından masum olduğunu kanıtlayamayacağına işaret etti.
Thomas Latschan / Qantara.de