DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

İSTANBUL

19:53:00

İftar vakti

BURSA

19:52

04:43
19:52
SAHUR
İFTAR

ANKARA

19:36

04:29
19:36
SAHUR
İFTAR

SİVAS

19:19

04:13
19:19
SAHUR
İFTAR

ERZURUM

19:03

03:55
19:03
SAHUR
İFTAR

HAKKARİ

18:50

03:53
18:50
SAHUR
İFTAR

İSTANBUL

19:53:00

İftar vakti

ANKARA

19:36

04:29
SAHUR
19:36
İFTAR

ERZURUM

19:03

03:55
SAHUR
19:03
İFTAR

Pasinler'deki meçhul mezarların sırrı çözülüyor

Erzurum'un Pasinler ilçesindeki meçhul mezarların sırrı çözülmeye başladı.

04.05.2008 14:31:00

Mezarların Birinci Dünya Savaşı'nda Kafkas Cephesi'nde yaralanan gazilerin daha sonra salgın hastalıklardan dolayı şehit olan 100'den fazla askere ait olduğu belirtildi.

Birinci Dünya Savaşı'nda Üçüncü Ordu'ya ait hastanelerin bulunduğu Erzurum'un Pasinler ilçesinde, ayakta kalan tarihi dispanser binasının bahçe ve çevresinde Türk askerlerine ait toplu mezarların bulunduğu ileri sürüldü. Kafkas cephesinden çekilen Türk askerlerinin karargah bölgesi olan Pasinler'de konuşlandığını, daha sonraki tarihlerde askerler arasında kolera, tifüs, humma-i racia ve dizanteri gibi hastalıklardan ölümler yaşandığını dile getiren eğitimci Yazar Muzaffer Taşyürek, yaralı askerlerin de bu tür hastalıklardan hayatını kaybederek bu çevrede defnedilmiş olabileceklerini söyledi.

Pasinler'de dispanser olarak kullanılan binanın yaklaşık 80 yıl önce çekilmiş fotoğrafını bulan Taşyürek, dispanserken daha sonra okul olarak hizmet veren ve şu an atıl durumda bulunan bina çevresinde incelemelerde bulundu. Dönemin kumandanlarının hatıralarından ve tarih kitaplarından yolan çıkan Taşyürek, Kafkas Cephesi Köprüköy-Azap muharebeleri aşamasında, lojistik desteğin eksik olması nedeniyle gazi kalan yüzlerce askerin, sıhhi hizmetlerin iflas etmesi nedeniyle salgın hastalıktan şehit düştüğünü anlattı. Hastalıktan hayatını kaybeden askerlerin mezarlarının Pasinler'deki atıl durumda bulunan okul binasının bahçesi ve çevresinde bulunduğunu ifade eden Taşyürek, 'O dönemde dispanser olarak kullanılan bina şu anda terk edilmiş bir okul binası konumunda. Tarihe karşı bigane kalışımız nedeniyle şehitlerin gömüldüğü alanlar uzun yıllar okul bahçesi olarak kullanılmış. Bazı mezarların üzerine evler inşa edilmiş bazıları ise kendi kaderine terk edilmiş durumda.' dedi.

O dönemde dispanserdeki üç baştabibin de tifüs hastalığından öldüğünü belirten Taşyürek, ölenlerin hastane önünde kazılan yaklaşık 20 metre boyunda ve 2 metre derinliğinde bir çukura topluca defnedildiğinin hatıralarda geçtiğini dile getirdi. Buradaki ölümler konusunda Türk Tarih Kurumu'nca yayınlanan Prof. Dr. Hikmet Özdemir'in 'Salgın Hastalıklar ve Ölümler' isimli kitabından daha fazla bilgi edinilebileceğinin altını çizen Taşyürek, dönemin yedek subaylarından Halil Ataman'ın bir hatırasında 'Hasankale Askeri Hastanesini boşaltırken (bazı hasta ve yaralılar yanlarına yiyecek bırakılarak terk edilmiş) hastanenin önünde üzeri hiç kapatılmamış bir çukur içerisinde 100 kadar şehidin üzerini toprakla kapattıklarını.' ifade etmektedir.

Önceleri dispanser iken yıllarca okul bahçesi olarak kullanılan binanın yakınında ikamet eden 70 yaşındaki Veli Altun ise 40-50 yıl önce ev yapmak için hafriyat aldıklarında insan iskeletleriyle karşılaştıklarını açıkladı. Altun, 'Biz bu evin temelini kazarken en az yirmiye yakın iskelet ile karşılaştık. Bunlar hep genç insanlara aitti. Çünkü kafataslarındaki dişler tamamdı. Çıkan bu kemikleri bir mezarlığa gömdük.'

Veli Altun'un, 'Çıkan kemikleri gömdük'' dediği yer bugün çöplük olarak kullanılıyor.

Atıl durumdaki okulda zamamınında eğitim gören Ahmet Kırıcı da 1980'li yıllarda yüksek rütbeli bir subayın mezar taşları üzerindeki yazıları okuduktan sonra bazı mezarları açtırarak çıkan kemikleri Pasinler Askeri Şehitlik Mezarlığı'na naklettiğini söyledi.

Sarıkamış Dayanışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez'in Pasinler'de jeolojik bir çalışma yaparak, toplu mezarların bulunduğu alana anıt yapmak istediğine dikkat çeken Taşyürek, 'Bingür Sönmez, toprak ultrasonografi yöntemi ile bu toplu mezarları bulup üzerine bir anıt yapmayı arzu ediyor. Bu bölge belki o zaman bu korkunç durumundan kurtulur. Yoksa bu haliyle şehitlerimize ait utancı üzerimizden atamayız. Okulun bahçesinde şehit mezarları yıllarca ayak altında kaldı ve kalmaya devam edecek. Artık bu utancımıza bir son verip, toplu mezarın yerinin tam olarak bulunup üzerine bir anıt yapılması gerekmektedir. Tüm duyarlı insanlarımız, gönül birliği ile vatanları için Osmanlı coğrafyasının çeşitli yerlerinden Erzurum'a gelerek bu topraklar için savaşan, vatanları için hastanelerde büyük acılar içerisinde vefat eden, şehid olan bu insanlarımıza karşı vefa borcumuzu ödeme zamanı gelmiştir.' diye konuştu.


CİHAN

 

 

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

Görüş Bildir Bizimle Paylaş