Ankara 11'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davanın bugünkü duruşmasına, tutuklu sanıklar Nurullah İlgün ve Bülent Askeroğlu ile avukatları ve müdahil YÖK'ün avukatı katıldı.
Esas hakkındaki görüşünü açıklayan Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili, İlgün'ün, aynı evde kaldığı arkadaşı Gülşen Kübranur Karaduman'a, olaydan 1.5 ay önce eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç'i vuracağını söylediğini kaydetti.
İlgün'ün, özel güvenlik şirketinde birlikte çalıştığı Askeroğlu'na durumu anlatarak, silah temin etmek istediğini ifade eden Bilgili, Askeroğlu'nun da tutuksuz sanıklardan Muhammed Akman'dan ruhsatsız tabanca satın alarak İlgün'e teslim ettiğini belirtti.
'YÖK binası çevresinde keşif yaptılar'
Savcı Bilgili, 24 Nisan 2007'de İlgün ve Askeroğlu'nun İstanbul'dan Ankara'ya otobüsle geldiklerini, birlikte YÖK binasının bulunduğu yerde keşif yaptıktan sonra iki kişinin eylem için YÖK binasına geldiklerini söyledi.
Askeroğlu'nun, olay yerine yakın yerde gözcülük yaparak, İlgün'ü beklemeye başladığını belirten Bilgili, İlgün'ün de YÖK binasının garaj giriş kapısına geldiği ve görevli Yaşar Dinçer'e silahını doğrultarak kapıyı açtırdığını, telefon kablolarının fişini çektirdiğini anlattı.
İlgün'ün, görevli Dinçer'e, Teziç'in binada olup olmadığını sorduğunu bildiren Bilgili, Dinçer'in, 'YÖK Başkanı'nın yerinde olduğu ancak katta birçok güvenlik görevlisinin bulunduğunu' söylediğini ifade etti.
Bunun üzerine İlgün'ün paniğe kapıldığı, diğer güvenlik görevlilerinin de olay yerine gelmesiyle İlgün'ün eylemi gerçekleştiremeden olay yerinden kaçmaya başladığını anlatan Savcı Bilgili, tabancayla havaya ateş eden İlgün'ün, daha sonra silah zoruyla durdurduğu Mustafa Çiftçi'ye ait araçla BOTAŞ binası önüne geldiğini kaydetti.
Burada araçtan inen İlgün'ün, Sefa Eyibili'ye ait ticari taksiye bindiğini belirten Bilgili, İlgün'ün, silahlı tehdit ile Kızılay'a gittiğini söyledi. İlgün'ün daha sonra Ankara garında yakalandığını hatırlatan Bilgili, Askeroğlu'nun ise tek başına İstanbul'a döndüğünü ve diğer sanıklar Muhammed Akman, Gülşen Kübranur Karaduman, Mehmet Akyürek ve Selami İğrek'e durumu anlattığını kaydetti.
Savcı Bilgili, sanıklardan İğrek ve Akyürek'in, kalacak yeri bulunmadığını söyleyen Askeroğlu'ndan Karaduman'ın evinde kalmasını istediklerini ve Askeroğlu'nun da Karaduman'ın evinde kaldığını anlattı.
Savcının talep ettiği cezalar
Savcı Bilgili, Nurullah İlgün'ün, 'eski YÖK Başkanı Erdoğan Teziç'i tasarlayarak, yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs' suçundan 13 yıldan 20 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.
Bilgili, İlgün'ün, 'kamu görevlisinin görevini yapmasını engelleme', 'kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma (2 kez)', 'ruhsatsız tabanca bulundurma' ve 'silahla ateş ederek, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma' suçlarından da toplam 10 yıl 3 aydan 38 yıl 6 aya kadar hapsini istedi.
Sanık Bülent Askeroğlu'nun, 'kamu görevlisini tasarlayarak, yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs suçuna yardım etme', 'ruhsatsız tabanca bulundurma' ve 'suçu bildirmeme' fiillerinden toplam 8 yıldan 14 yıla kadar hapsini isteyen Bilgili, sanıklardan Muhammed Akman'ın da 'ruhsatsız tabanca bulundurma' ve 'suçluyu kayırma' suçlarından 1 yıl 6 aydan 8 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.
Savcı Bilgili, sanıklar Gülşen Kübranur Karaduman, Mehmet Akyürek ve Selami İğrek'in de 'suçluyu kayırmak' suçundan 6'şar aydan 5'er yıla kadar hapsini istedi.
Bilgili, İlgün hakkında, 'terör örgütü kurmak' ve 'örgüt faaliyeti çerçevesinde suç işlemek', Askeroğlu, Akman, İğrek, Akyürek ve Karaduman hakkında da 'terör örgütüne üye olmak' suçundan kamu davası açıldığını anımsattı.
Sanıkların örgüt oluşturmak için sayısal yeterlilikte olduğu ancak aralarında hiyerarşik ilişki ve suç işleme iradelerinde devamlılık saptanamadığını ve Terörle Mücadele Kanunu'nun 1'inci maddesinde belirtilen terör ve örgüt tanımının unsur ve koşulları oluşmadığını belirten Bilgili, sanıkların bu suçlamalardan beraatlarını talep etti.
Savcı Bilgili, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini istedi. Mahkeme Heyeti Başkanı Hasan Şatıroğlu, sanıklar ve avukatlarına esas hakkındaki savunmalarını hazırlamaları için süre verilmesine ve tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildiğini açıklayarak, duruşmanın ertelendiğini bildirdi.
Teziç'e saldırı girişimi
Eski Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç'e 26 Nisan 2007'de saldırı girişiminde bulunulmuştu. YÖK binasına gelen Nurullah İlgün, Prof. Teziç'i görmesine izin verilmeyince havaya üç el ateş ederek kaçmıştı.
Zanlı saldırıdan kısa süre sonra güvenlik ekipleri tarafından otogarda yakalanmıştı.
AA