DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

'Terör, bir gün onları da vurur'

Büyükanıt'tan AB'ye gönderme: 'Terör bir gün destekçilerini de vurur'

04.04.2008 14:27:00

Büyükanıt, Avrupa Konseyi'nin PKK ile ilgili aldığı kararı eleştirerek, 'bugün dolaylı veya dolaysız destekledikleri terörün bir gün onları da hedef alabileceğini' söyledi.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, PKK/KONGRA?GEL terör örgütüne destek veren ülkelerin unutmaması gereken en önemli şeyin; terörün, 'bumerang etkisi' olduğunu, bugün dolaylı veya dolaysız destekledikleri terörün bir gün onları da hedef alabileceğini belirterek, 'Terörün tanımı konusunda mutabık olmamak, terörle uluslararası mücadeleyi askıya almayı gerektirmez' dedi.

Orgeneral Büyükanıt, Savunma ve Havacılık Dergisi'nin Nisan sayısında yayımlanan röportajında, bazı dost ülkelerin terör örgütü PKK/KONGRA?GEL'e dolaylı veya dolaysız desteklerinin nasıl kesilebileceği sorusunu yanıtlarken, terör örgütlerinin dış destek olmadan ayakta kalamayacağının bilinen bir gerçek olduğunu belirtti.

Bu desteğin terör örgütlerinin ülkesindeki yasa dışı bazı faaliyetlerine göz yummaktan, açıktan açığa terör örgütlerini topraklarında barındırmaya kadar değişik şekillerde olabildiğine dikkati çeken Orgeneral Büyükanıt, terör örgütlerine, teröristlere veya bunlara dolaylı ya da dolaysız destek sağlayanların faaliyetlerine göz yumanla, bu faaliyetlerin topraklarında icra edilmesine izin veren her ülke, birey, kurum veya kuruluşun; terör yüzünden akan her damla kandan sorumlu olduğunu vurguladı.

Orgeneral Büyükanıt, şöyle konuştu:

'Bugün itibarıyla, başta BM olmak üzere birçok uluslararası organizasyon, kurum veya kuruluş terörle mücadeleye yönelik kararlar almışlardır. Kısacası terörle mücadele konusunda uluslararası hukuk konusunda bir eksiklik yoktur. Burada yaşanan eksiklik, bazı devletlerin aslında kendilerini bağlayıcı niteliği olan bu kararları, kendi ulusal hukuklarına yansıtmamalarıdır.

Bazı çevreler, terörle uluslararası mücadelede yaşanan sıkıntıları terörün uluslararası alanda kabul edilmiş ortak bir tanımı olmayışına bağlamaktadır. Terörün tanımı konusunda mutabık olmamak, terörle uluslararası mücadeleyi askıya almayı gerektirmez. Bazı ülkelerin, PKK/KONGRA?GEL terör örgütünü dolaylı veya dolaysız destekledikleri doğrudur. PKK/KONGRA?GEL terör örgütü, bugüne kadar 40 bine yakın insanın ölümünden sorumlu olmasının yanı sıra; uluslar arası organize suç örgütleri ile işbirliği içerisinde uyuşturucu ticareti, kara para aklama, insan kaçakçılığı yapmakta, özellikle yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızdan vergi adı altında haraç toplamaktadır.

PKK/KONGRA?GEL terör örgütü, başta Avrupa olmak üzere birçok ülkede yüzlerce vakıf, dernek vb. kuruluşuyla faaliyet göstermekte, bazı ülkelerin sosyal güvenlik sistemlerinden sahte belgelerle sosyal yardım paraları elde etmekte, yarattığı kayıt dışı ekonomi ile vergi kaybına sebep olmakta ve bulundukları ülkenin güvenlik ve asayişini bozmaktadır. Haklarında kırmızı bülten çıkarılmış bazı teröristler müttefikimiz olan ülkelerde serbestçe dolaşmakta; terörü teşvik eden yayınlar yapan örgüte ait basın ve yayın organları, hiçbir kısıtlamaya uğramaksızın bu ülkelerde faaliyetlerine devam etmektedirler. Kaldı ki, bu ülkelerin tamamı PKK'yı terör örgütü olarak kabul etmiş; bu konuda gerekli tedbirleri alacaklarını, üyesi oldukları uluslararası kuruluşların kararları vasıtasıyla da teyit etmişlerdir. PKK/KONGRA?GEL terör örgütüne destek veren bu ülkelerin unutmaması gereken en önemli şey; terörün, 'bumerang etkisi'dir. Bugün dolaylı veya dolaysız destekledikleri terör, bir gün onları da hedef alabilir. Teröristlerden ve terör örgütlerinden sadakat beklemek, yapılabilecek en büyük hatadır.

'Her türlü imkana sahip'

Büyükanıt, terörizm ile mücadele açısından, özel kuvvetlerin ve özel eğitimli/özel teçhizatlı birliklerin önemi ve görevleri hakkındaki soruyu cevaplarken, Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın, yüksek muharebe kabiliyetine, gelişmiş öngörüye, üstün bedeni ve fiziki kabiliyete, zor şartlarda müstakil görev yapabilme kabiliyet ve dayanaklığına, ayrıca dünya modern ordularında bulunan malzeme ve teçhizata sahip olarak her ortam ve şartta görev icra edebilme imkanına haiz şekilde teçhiz edildiğini belirtti.

Orgeneral Büyükanıt, bu özelliklerden dolayı terörizm ile mücadele kapsamında; Türkiye'nin resmi kurum ve kuruluşlarıyla müşterek ve koordineli olarak istihbarat temininde, kolluk kuvvetleriyle müşterek olarak iç güvenlik harekatına yönelik planlama yaparak, gerektiğinde kesin istihbarata dayalı nokta operasyonlarının icrasında, terörizm ile mücadele kapsamında bilgi destek harekatında, Hava Kuvvetleri unsurlarınca icra edilecek hava harekatında ileri hava kontrolörü, Kara Kuvvetleri Ateş Destek Unsurlarınca icra edilecek faaliyetlerde ileri gözetleyicilik desteğinde bulunan özel kuvvetlerin, gerektiğinde münferit veya organize suç ve eylemlerde (uçak, otobüs vb. kaçırma ve rehine kurtarma harekatı, uluslar arası sularda ve karasularımızda her türlü kaçakçılık ile mücadele) kolluk kuvvetlerine eğitim verme ve fiili yardım faaliyetlerine iştirak etmede ve emir verilmesi halinde iç güvenlik harekatında görev alacak diğer birliklerin eğitiminde etkin olarak görev icra edebildiğini anlattı.

Öte yandan, terörle mücadelede görevli diğer birliklerdeki profesyonel asker sayılarının da yapılan bir plan çerçevesinde sürekli olarak artırıldığını belirten Orgeneral Büyükanıt, Ayrıca bu birliklerin, çok özel şekilde donatılıp eğitildiğini de ifade etti. İç güvenlik harekatına katılan her personelin, profesyonel olsun ya da olmasın, gerçeğe oldukça yakın koşullarda ve gerçekten çok yoğun bir eğitimden geçtikten sonra bölgeye gönderildiğini vurgulayan Orgeneral Büyükanıt, 'Son sınır ötesi harekat göstermiştir ki, birliklerimiz her türlü arazi ve hava koşullarında harekat icra etme imkan ve kabiliyetine sahiptir' dedi.

Terörle mücadelede kalıcı çözüm

Orgeneral Büyükanıt, 'Terörizm ile mücadelede büyük fedakarlıklarla yürütülen askeri mücadelenin ardından ne gelmelidir? Kalıcı çözümü nasıl gerçekleştirebiliriz?' sorusuna ise şu karşılığı verdi:

'Terörizmle mücadelenin sadece teröristle mücadele olmadığını daha önce de çeşitli vesilelerle ifade ettim. Terörün güvenlik boyutu yanında, ekonomik, sosyal ve siyasal boyutları da vardır. Bu nedenle, terörle mücadelede başarı sağlanabilmesi, terörün tüm boyutları ile mücadele edilmesi ile mümkündür.

TSK, terörle mücadelenin güvenlik boyutu ile ilgilidir ve bu kapsamda terör örgütünün silahlı unsurları ile mücadele etmektedir. Diğer bir ifade ile TSK'ya verilen görev, terör örgütünün silahlı unsurlarının etkisiz hale getirilmesidir. Bu nedenle TSK, kendi görev alanı içerisinde, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da terörle mücadelesini aynı azim ve kararlılıkla sürdürecektir. Diğer tedbirlerin alınması, devletin ilgili kurumlarının görev alanlarında yer almaktadır.'

Kaynak : Anadolu Ajansı

 

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

Görüş Bildir Bizimle Paylaş