DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

DOLAR

17,9647 ₺

EURO

18,2855 ₺

ALTIN

1.021,76 ₺

BİST

2.986,55 ₺

Türkiye?ye ?Putin modeli? (mi?)

Mehmet Tezkan ?AKP kapatılırsa Putin modeli devreye girer? dedi. Peki 'Putin modeli' nedir?

03.04.2008 13:45:00

Medyamızda Türkiye ile Rusya arasında sık sık paralellik kuruluyor. Bunlardan biri de, geçen gün Vatan?da ?AKP kapatılırsa Putin modeli devreye girer? diyen Mehmet Tezkan?ın yaklaşımıydı.

AKP kapanırsa Erdoğan?ın bağımsız aday olarak katılacağı seçim sonucu yeniden milletvekili olacağını ve AKP?nin yerine kurularak muhtemelen iktidara gelecek partiyi (ve ülkeyi) yönetmeye ?Putin modeli ile? devam edeceğini öne sürüyor Tezkan.

Putin?in başkanlığa Medvedev?i getirmesi gibi, Erdoğan da güvenilir bir ?emanetçi? bulabilir ve ona ?dışardan destek verir?. Ama ipleri kendi elinde tutar.

Olur mu olur...

Ama...

?Parti kaparak Rus demokrasisinin düzeyine iniyoruz? yorumlarına biraz açıklık getirmekte yarar var.

* * *

Türkiye Cumhuriyeti?nden kısa süre önce kurulan Sovyet Rusya/SSCB, ?burjuva demokrasisi? yerine ?proletarya diktatörlüğü? ilkesini benimsemişti. Demokratikleşme, ancak 1985?te başa gelen son Sovyet lider Gorbaçov?un amaçları arasındaydı; ne var ki iyi yönetilemeyen süreç, bir dizi etkenle birleşince 1991?de devlet parçalandı.

?Demokratik? olduğunu ilan ederek yola çıkan yeni Rusya ise henüz 17 yaşında; daha rüştünü bile ispat edemedi. İktidar kademesindeki insanlar, bürokrasi, haberalma, ordu ve siyasiler büyük ölçüde ?Sovyet mirası?...

Bu koşullarda pek çok şey lidere, onun tercihlerine ve tarzına bağlı olarak biçimleniyor.

Moskova?da iktidar, barışçı ve genel olarak demokratik yöntemlerle iki kez el değiştirdi: Birincisi, 1999 sonunda kamuoyu desteği yüzde 2?ye kadar düşen, hasta ve tükenmiş bir lider görüntüsündeki Yeltsin?in kendi yerine geçirdiği Putin, Mart 2000 başkanlık seçimlerini kazandı. İkincisi, popülaritesinin ve iktidar gücünün zirvesinde olan Putin?in desteklediği Medvedev, 2008 Mart başkanlık seçimlerinden zaferle çıktı.

Burada bir duralım.

Bugüne kadar ?demokratikliği tartışmalı? pek çok adım atan Putin?in ?anayasada bir küçük değişiklik? yapıp da iktidarda kalmasının önünde hiçbir ciddi engel yok gibiydi. Ama muhalefete ve medyaya yönelik pek de yumuşak olmayan çizgisiyle bilinen Putin, ?Rusya?da demokrasinin yerleşmesi ve Batı karşısında Rus demokrasisinin imajının bozulmaması? gerekçesiyle üst üste üçüncü dönem başta kalmayı reddetti.

Türkiye?de bu adımın anlamı pek anlaşılmadı. Oysa yalnızca bu bile, tarihi olarak totaliter geleneklerin etkisi altındaki Rusya?nın zar zor ve sancılı da olsa demokrasi yolunda ilerleme çabasını gösterir nitelikteydi.

?Putin modelinin gündeme gelebileceği? söylenen 85 yaşındaki Türkiye Cumhuriyeti?ndeki demokratikleşme sürecinde gelinen son nokta ise bu açıdan pek iyimserlik uyandırmıyor.

(Elbette, ?Türk usülü demokrasi?nin de ?Rus usülü demokrasi?nin de demokrasi ile bağdaşmayan yanlarını eleştirmeye devam edeceğiz. Ama karşılaştırmamız bugünkü durum açısındandır ve her iki ülkedeki demokrasinin yaşına ve deneyimine dikkat çekmektedir.)

* * *

Bir konu daha. Pek de haksız sayılmayacak gerekçelerle deniyor ki: ?Rusya?da Medvedev Başkan seçilse de ipler Putin?in elinde olacak.?

Evet, öyle.

Ama ya Putin Kremlin?deki farklı güçlerin Medvedev?in otoriterisini kabul etmesinden sonra iktidardan ayrılırsa? Ya da, söz gelimi, olası bir finans krizi sonucunda yıpranır ve başbakanlığı bırakırsa? Veya Medvedev bir süre sonra başına buyruk davranmaya başlarsa?

Bütün bunlar da, tıpkı ?Putin?in ilelebet iktidarda kalabileceği? gibi birer ihtimaldir.

Ayrıca her ne kadar ABD?ye karşı ?çok kutuplu dünya? politikasını izlese de, ticari ilişkilerinin yarısından fazlasını Batı?yla gerçekleştiren Rusya, uluslararası işbirliği süreçlerine büyük önem vermektedir. Ve Putin?in başa Medvedev?i getirmesinde, yeni liderin içerde ve dışarda uzlaşmacı olarak algılanan kişiliğinin reddedilmeyecek bir payı vardır.

Medvedev, seçim sonrası ilk konuşmalarından birinde, Rusya?nın istediği kalkınma düzeyine gelmek için en az 10 yıllık bir istikrarlı döneme ihtiyacı olduğuna dikkat çekmiş, bunun için dışarda yumuşamanın, içerde de demokrasi ve huzurun şart olduğunu dile getirmiştir.

Sonuç olarak, biz ?Rusya modeli?ni tartışırken, pek çoğumuzun hâlâ tepeden bakarak küçümsediği Rusya?nın çok daha farklı modellerle kendini güçlendirmesi kimseyi şaşırtmamalıdır.

Hakan Aksay

Kaynak: rusya.ru

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

Görüş Bildir Bizimle Paylaş