Sabah Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ergun Babahan, bu ilginç gelişmeyi bugünkü köşesine konu etti. 'Hukuku tartışılır hale getirmek' başlıklı yazısında, kapatma davasıyla birlikte bazı medya gruplarında çarşaflı, başörtülü kadın fotoğraflı haberlerin sayısında ciddi bir artış olduğunu kaydeden Babahan, 'Bu topyekûn bir mücadele. 28 Şubat döneminde olduğu gibi, yüksek yargıya brifingler yok ama o brifingleri almış olanlar televizyon ekranlarında baş köşelerde. Ortaya koydukları kriterler aynen uygulanıyor' dedi.
Haberlerin yapılış amacı
Babahan, bu yayınlarla bir yandan hukuki yorumla kapatma davasının kamuoyu gözünde haklı duruma getirilmeye çalışıldığını, bir yandan da 'irtica kapıda' havasının yayılmaya çalışıldığını ifade ederek, şöyle devam etti: 'Bunları doğal karşılamasak da anlıyoruz. Çünkü burada büyük bir sınıf savaşı var. Kendini kaybedenler cephesinde görenler, ellerindeki tüm gücü devreye sokuyorlar. Ancak, hukuku bu kadar işin içine sokmak ne kadar doğru bilemiyorum. Çünkü Anayasa Mahkemesi'ni anayasa koyucu haline getiriyorlar, tıpkı 367 kararında olduğu gibi. Cumhurbaşkanı seçiminde 367 şartı kararını da bu mahkeme verdi, bırakın anayasayı gerekçesinde bile tam tersinin yazıyor olmasına rağmen, cumhurbaşkanını sanık sandalyesine oturtma kararını da'
Toplumsal barış tehdit altında
Babahan, adalet duygusunun zedelendiği izlenimi verilmesinin toplumsal barış açısından çok yanlış olduğuna vurgu yaparak, yazısını şöyle bitirdi: 'Aynı madde Demirel, Sezer için ayrı Abdullah Gül için ayrı, bir başka kural Evren için ayrı, Gül için ayrı yorumlanır ve uygulanırsa, devamlılık ve hakkaniyet algısında ciddi sorunlar doğar. Bu da, toplumsal barışı sıkıntıya sokabilir. Davanın içeriği, siyasallığı tartışılacaktır ama hukuku tartışmaya sokmamak gerekir. Çünkü hukuk herkese lazım.'
Medyahane