Türkiye’de devam eden “Terörsüz Türkiye” süreciyle neredeyse eş zamanlı olarak başlayan Irak’taki silahlı grupların silah teslim sürecinde kritik gelişmeler kaydedildi.
Bağdat, resmi kurumlar haricinde tahmini 6 milyon silahı toplama planını sürdürüyor. İçişleri Bakanlığı, hükümetin belirlediği silahlı grupların cephaneliklerini teslim tarihi olan 30 Eylül kararından geri adım attığını açıkladı.
Irak İçişleri Bakan Yardımcısı Hüseyin el-Avadi, silahların teslimi için kesin son tarih olarak belirlenen 30 Eylül'ün artık sürecin tamamlanacağı tarih değil, başlangıcı olarak değerlendirildiğini söyledi.
Bu tarih, ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin ülkeyi tamamen terk etmesiyle aynı döneme ayarlanmıştı.

“Devlet içinde devlet”
Başbakan Ali el-Zeydi ile eski Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani'nin de yer aldığı dört kişilik bir komite, süreç için gözden geçirilmiş yeni bir mekanizma üzerinde çalışıyor.
Selahaddin vilayetinde konuşan el-Avadi, hükümetin güvenlik alanındaki odağını terörle mücadeleden organize suçlarla mücadeleye kaydırdığını söyledi.
El-Avadi, el-Zeydi'nin başbakanlık görevine gelmesinden bu yana geçen 100 günde İçişleri Bakanlığı'nın ilerleme kaydettiğini belirtti.
Silahsızlandırma süreci müzakereler yoluyla yürütülüyor. El-Zeydi, ağustos ayında hükümetinin silahlı gruplara karşı askeri yöntemlere başvurma niyetinde olmadığını, bazı grupların silahlarını teslim ettiğini ve diğerleriyle görüşmelerin sürdüğünü söylemişti.
Başbakan Zeydi, ABD askerlerinin çekilmesinin ardından "Irak'ta herhangi bir direniş için hiçbir gerekçe veya ihtiyaç kalmayacağını" belirterek, "devlet içinde devlet" yapılanmasına izin verilmeyeceğini söyledi.

İran destekli Şii milisler
ABD'nin yoğun baskısıyla yürütülen silahsızlandırma kampanyasında Washington, haziran ayında Bağdat'tan silahların teslim alınması için açık bir takvim istedi. Trump yönetimi ayrıca Irak ekonomisine dolar akışını, Bağdat'ın bu süreçte atacağı adımlara bağladı.
Irak’taki silahlı gurupların büyük bölümü, İran'ın yönlendirmesiyle kurulan ve desteklenen Şii milislerden oluşuyor.
Bu gruplar genel olarak, Irak'ın en üst düzey Şii din adamı Ayetullah Ali es-Sistani'nin gönüllülere IŞİD'e karşı savaşma çağrısı yapmasının ardından 2014'te kurulan Halk Seferberlik Güçleri (Haşdi Şabi) çatısı altında yer alıyor.
Haşdi Şabi bünyesindeki bazı gruplar resmi olarak Irak'ın devlet güvenlik yapısına dahil edilirken, bazıları bağımsız komuta zincirlerini korudu ve İran Devrim Muhafızları'ndan silah, finansman ve talimat almaya devam etti.
Tahran'a en yakın ve en sert çizgideki gruplar arasında yer alan Ketaib Hizbullah ile Hareket en-Nuceba, "direniş silahları" olarak tanımladıkları silahları teslim etmeyi reddetti. İki grup daha önce Irak'taki ABD güçlerini hedef almış ve devam eden İran savaşı sırasında Körfez ülkelerine yönelik saldırılar düzenlemişti.
Buna karşılık Seraya es-Selam, Asaib Ehl el-Hak ve Ketaib İmam Ali, silahlarını teslim etmek veya statülerini yasal çerçeveye oturtmak konusunda hükümetle anlaşmaya vardı.
Seraya es-Selam, haziran ayında Samarra'da düzenlenen törenle din adamı Mukteda es-Sadr'ın hareketinden resmen ayrılarak Irak güvenlik güçlerine dahil edildi.
Daha önce herhangi bir siyasi veya kamu görevi deneyimi bulunmayan 40 yaşındaki milyarder iş insanı Ali el-Zeydi, Şii Koordinasyon Çerçevesi içinde aylarca süren çıkmazın ardından uzlaşı adayı olarak 14 Mayıs'ta parlamentonun onayıyla başbakanlığa getirilmişti.
el-Zeydi hükümetinin programındaki temel taahhütlerden biri, silahların yalnızca devletin kontrolünde bulunmasının sağlanmasıydı.

El konulan silahlar
Irak İçişleri Bakanlığı, daha önce ülkede silahların devlet denetimine alınması planı kapsamında 6 milyon silahın kayıt altına alındığı bir "veri bankası" oluşturulduğunu ve Haşdi Şabi güçleriyle bağlantılı 71 sahte merkezin kapatıldığını açıklamıştı.
Silahların izlenmesi ve el konulması faaliyetinde komisyonun 143 bin 309 çalıntı silahı takip ettiğini belirten Miri, ayrıca 134 özel güvenlik şirketinin silahlarının denetlendiğini ve 21 bin 224 silaha el konulduğunu açıkladı.
Koalisyon güçlerinin Irak tarafına teslim ettiği 277 bin 278 silahın da takip edildiğini söyleyen Miri, bu yıl içerisinde 49 insansız hava aracına (İHA) el konulduğunu ifade etti.
Silahların kayıt altına alınması için tanınan sürenin 31 Aralık'ta sona ereceğine işaret eden Miri, sürenin sona ermesinin ardından kayıt dışı bulunan tüm silahların "kanun dışı silah" olarak değerlendirileceği ve hakkında yasal işlem yapılacağı uyarısında bulundu.
Irak Silahlı Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Sabah Numan, 3 Haziran'da silahların yalnızca devletin denetiminde bulundurulmasını sağlamak amacıyla bir komisyon kurulduğunu ve komisyonun çalışmalarına başladığını açıklamıştı.
Plan kapsamında 7 Ağustos'ta ülke genelinde silah kayıt ve ruhsat işlemlerinin yürütüleceği bürolar açılmıştı.