Instagram ve Facebook'un sahibi olan Meta şirketinde 2009 ile 2015 yılları arasında ve tekrar 2019 ile 2021 yılları arasında çalıştı.

Başta cinsel taciz olmak üzere şirketlerin göz yumduğu uygulamaların iç yüzünü ifşa eden Bejar, bugüne kadar çocuklarının internete girmesinden endişe duymayan bir ebeveynle ya da internette kötü etkilenmemiş bir gençle karşılaşmadığını belirtiyor.
Hükümetler de bu tepkilere kulak vermeye başladı.
İngiltere, büyük sosyal medya platformlarına erişim için asgari yaş sınırını 16 olarak belirleyeceğini açıklayan son ülke oldu.
Geçen yıl Avustralya'nın Instagram, Facebook, YouTube, X, TikTok ve Snapchat gibi platformlara yaş sınırı getirmesinin ardından, sosyal medya yasakları küresel bir mevzuat trendine dönüştü.
Küresel çapta yasak dalgası
Meta'nın bağımlılık yaratan ürünler tasarladığı ve platform güvenliği konusunda tüketicileri yanılttığı gerekçesiyle ABD'deki davalarda kusurlu bulunması, dünya genelindeki siyasetçilerin harekete geçmesini hızlandırdı.
Meta ise gençlerin ruh sağlığı gibi karmaşık bir konunun tek bir nedene indirgenemeyeceğini savunarak kararlara itiraz edeceğini açıkladı.
Teknoloji devlerinden yoğun lobi faaliyeti
Büyük teknoloji şirketleri ise bu kısıtlamalara karşı lobi faaliyetlerini artırdı.
Sektör, Avrupa Birliği'nde lobi çalışmalarına harcadığı bütçeyi iki yılda üçte bir oranında artırarak yaklaşık 150 milyon euroya çıkardı. Yapay zekanın yanı sıra sosyal medya yasakları da Brüksel'deki görüşmelerin ana gündem maddelerinden birini oluşturuyor.
ABD'de de benzer bir süreç işliyor. Teknoloji şirketleri, platformların çocuklara zarar vermesini engellemeyi amaçlayan Çevrim İçi Çocuk Güvenliği Yasası'na (KOSA) karşı yoğun bir kulis faaliyeti yürütüyor. Sektörün 2020-2024 yılları arasında federal lobi faaliyetleri için harcadığı toplam miktar 260 milyon dolara ulaştı.
ABD'de federal yasak uzak bir ihtimal
Sosyal medya devlerinin merkezi olan ABD'de ise ifade özgürlüğünü koruyan anayasa maddesi, siyasi tıkanıklıklar ve teknoloji sektörünün ekonomik gücü nedeniyle federal düzeyde bir yasak öngörülmüyor.
Donald Trump yönetimi de Birleşik Krallık'taki yaş sınırı dahil olmak üzere yurt dışındaki teknoloji düzenlemelerine yönelik eleştirel tavrını sürdürüyor.
Uzmanlar, Birleşik Krallık'ın da Avustralya'nın ardından bu kısıtlamalara katılmasını küresel bir dönüm noktası olarak değerlendiriyor.
Teknoloji şirketlerinin kamuoyu desteğini kaybetmesiyle birlikte, siyasetçilerin uzman raporlarından ziyade halkın yükselen tepkisine göre hareket ettiği ve platformları tamamen kapatma politikasının öne çıktığı vurgulanıyor.
Guardian