Yüz felcinde erken tanı ve tedavinin hayati önem taşıdığına dikkat çeken uzmanlar, ilk günlerde başlanan doğru tedavinin kalıcı hasar riskini büyük ölçüde azalttığını vurguladı.
Yüz sinirinin hasar görmesiyle ortaya çıkan yüz felci, yüzün bir tarafında mimik kaybı, göz kapatamama ve ağızda kayma gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Uzmanlar, bu belirtilerin fark edilmesi halinde zaman kaybetmeden hekime başvurulması gerektiğini ifade etti. Erken tanı ve tedavinin, hastalığın seyrini belirleyen en önemli faktörlerden biri olduğu belirtildi.
Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Gümüş, yüz felcinin tıbbi olarak fasiyal paralizi olarak adlandırıldığını söyledi. Gümüş, yüz felcinin yüz sinirinin hasarı sonucu ortaya çıktığını belirterek, yüzün bir tarafındaki tüm mimik kaslarının etkilendiğini ifade etti. Bu durumun hastada gözünü kapatamama, ağızda sağlam tarafa doğru kayma ve alın çizgilerini hareket ettirememe şeklinde görüldüğünü aktardı.
YÜZ FELCİ NASIL ORTAYA ÇIKIYOR
Prof. Dr. Haluk Gümüş, yüz felcinin iki farklı şekilde ortaya çıkabildiğini belirtti. Yüze giden sinirin etkilenmesi sonucu gelişen yüz felcinin en sık görülen tablo olduğunu dile getiren Gümüş, bir diğer grubun ise beyin kaynaklı bazı hastalıklar sonucu ortaya çıktığını ve bunun çok acil tedavi edilmesi gereken bir durum olduğunu vurguladı.
Toplumda yüz felcinin doğrudan soğuğa bağlandığını ancak bunun tam olarak doğru olmadığını ifade eden Gümüş, soğuğun bağışıklık sistemini baskılayabildiğini, buna bağlı olarak yüz bölgesinde enfeksiyon gelişebildiğini söyledi. Viral enfeksiyonların yüz sinirini etkileyerek yüz felcine yol açabildiğini belirten Gümüş, ayrıca soğuğa bağlı olarak yüz sinirini besleyen damarların etkilenmesi sonucu da yüz felcinin ortaya çıkabildiğini kaydetti. Gümüş, soğuğun doğrudan değil, dolaylı yoldan yüz felcine neden olabildiğini dile getirdi.
BELİRTİLER VE ERKEN TEDAVİNİN ÖNEMİ
Yüz felcinin ilk belirtilerinin yüzün bir tarafındaki mimik kaslarının etkilenmesiyle başladığını ifade eden Prof. Dr. Haluk Gümüş, hastalarda göz kapatamama, ağızda sağlam tarafa doğru kayma, kulakta aşırı hassasiyet, dilde tat duyusunun etkilenmesi ve bazı seslerin normalden daha yüksek algılanması gibi şikayetlerin görülebildiğini söyledi. Kulak ağrısı, alın çizgilerini hareket ettirememe ve kaşları kaldıramama gibi belirtilerin de yüz felcinin önemli bulguları arasında yer aldığını vurguladı.
Soğuk ve rüzgarlı havalarda yüzün korunmasının ve sıcak tutulmasının önemli olduğunu ifade eden Gümüş, bağışıklık sisteminin güçlü tutulmasının da yüz felcinden korunmada etkili olduğunu belirtti.
Yüz felcinden şüphelenilmesi halinde mutlaka hekime başvurulması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Haluk Gümüş, 72 saat içerisinde başlanan tedavinin çok büyük oranda iyileşme sağladığını söyledi. Tedaviye geç kalınması durumunda kalıcı bulguların ortaya çıkabildiğini dile getiren Gümüş, hastaların belirtileri hissettikleri anda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmaları gerektiğini vurguladı.
Tedavi sürecinde ilaç tedavisi uygulandığını belirten Gümüş, bununla birlikte erken dönemde fizyoterapi ve fizik tedaviye başlanmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. İlaç ve fizik tedavinin birlikte uygulanması halinde hastaların büyük bölümünün tamamen iyileşebildiğini söyledi.
Tedavi planı oluşturulurken hastanın yaşı ve eşlik eden hastalıklarının mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gümüş, şeker ve tansiyon hastalığı gibi durumlarda bazı ilaçların ciddi yan etkilere yol açabildiğini kaydetti. Çocuk, erişkin ve yaşlı hastalarda, ayrıca karaciğer veya böbrek yetmezliği bulunan kişilerde tedavinin dikkatle düzenlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
İHA