DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

Saç dökülmesi nedir? Saç dökülmesine en iyi çözüm nedir?

Saç dökülmesi nedir? Saç dökülmesine en iyi çözüm nedir? Saç dökülmesinin sebepleri nelerdir? Saç dökülmesi sorununu önlemek adına ne yapılmalıdır?

2 Ay Önce
2021-10-19 07:10:18

Hayatımızın hemen her anında dış görünüşümüzü önemser ve iyi görünmek isteriz. Saçlarımız da aslında bu döngünün bir parçasıdır. Çoğu zaman yıpranmasını dahi istemediğimiz saçlarımızda dökülme sorunu olduğu anda bireyler çeşitli arayışlara girmeye başlarlar. Dahası, bu durum artık öyle bir bilinç evresine geldi ki bireyler henüz böyle bir risk yokken dahi tedbirlerini alarak saçlarının daha sağlıklı olabilmesi için ellerinden geleni yapmaktadırlar. Buradan da anlaşılacaktır ki, saç dökülmesi günümüzde en çok araştırılan konular arasında boy göstermektedir. Saç dökülmesi sorununun sebepleri başlıca stres, genetik faktörler, hormon bozukluğu, demir eksikliği, mevsimsel değişimler, beslenme alışkanlıkları ve yanlış ürünün kullanımı olarak sıralanabilmektedir. Bu sebeplerin bireyin yaşam standartlarını da etkileyen faktörler olması sebebiyle, tahmin edeceksinizdir ki sağ sağlığının zedeleniyor olması bireyin fiziksel görünümü kadar manevi yaşantısını da etkileyen faktörlerdir. Peki saç dökülmesinin temel sebepleri nelerdir? Ve bu sorunu çözmek adına uygulanan tedaviler nelerdir? İşte tüm bu merak edilen soruların cevapları aşağıdadır.

Saç dökülmesi nedir? Türk Telekom Reklamı

Saç dökülmesi belli başlı sebeplere dayanarak ortaya çıkan bir sağlık sorunudur. Bu sebepler de genel anlamda, stres, magnezyum ve çinko, genetik faktörler, B12, hormon bozukluğu, demir eksikliği, mevsimsel değişimler, beslenme alışkanlıkları ve yanlış ürünün kullanımı olarak saç dökülmesi sorununa sebebiyet vermektedir. Bunun yanı sıra saç dökülmesi sorunu eğer uzun bir süreye dayanıyorsa, bu noktada ciddi hastalıkların belirtilerinin ortaya çıkacağının bir sinyali olarak düşünülebilir. Kaldı ki bu gibi durumlarda bir uzmana başvurmak en iyi çözüm olacaktır.

Yapılan araştırmalar kapsamında sağlıklı bir saç telinin oldukça dayanıklı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanında sağlıklı bir saç derisinde ortalama yüz binden fazla saç teli bulunmakla beraber günlük bu saçın ortalama yüz adedi döküldüğü durumunda endişelenecek bir şey olduğu söylenemez. Saç dökülmesi sorununun sebepleri başlıca stres, genetik faktörler, hormon bozukluğu, kullanılan ilaçlar, demir eksikliği, mevsimsel değişimler, kıl gelişimi bozuklukları, beslenme alışkanlıkları, deri ve saç derisi hastalıkları ve yanlış kimyasal ürünlerin kullanımı olarak sıralanabilmektedir.

Ek olarak, bir bireyin eğer bir yılda 2 ay kadar fazla saçı dökülüyorsa bu durumda yeniden endişelenecek bir durum yoktur hatta bu hal normal dahi kabul edilebilir. Ancak, yılda üç defa tekrar edecek olan iki ayı aşkın fazla saç dökülme süreci sonucunda bu saç dökülme sorunu ciddi hastalıkları beraberinde getiriyor olabilir. Açıklamak gerekirse, yukarıda bahsedilen ciddi saç dökülme sorunuyla karşı karşıya olan bir bireyin ortalama 3-4 ay kadar sahip olduğu bir hastalığının olmuş olması kuvvetle muhtemeldir. Kaldı ki, bu saç dökülme sorununu ortaya çıkaran tetikleyici faktör de aşırı saç dökülmeleri olabilmektedir. Teşhis edilmiş hastalığa uygun tanı konulduğunda ve tedavi sağlandığı takdirde ortalama altı veya on iki ay sonunda saç dökülme sorunu düzelebilir ve birey bu konuda yaşadığı sıkıntıları geride bırakıyor olabilmektedir.

Yukarıda sağlıklı bir saçın oldukça dayanıklı olduğundan bahsetmiştik. Peki bundan bahsederken ben sürdüğümüz dayanıklı hakkında yorum yapmamız gerekirse, her bir saç telinin dayanıklı süresinin kabaca üç evreye ayrılacağı söylenebilir. Bu evrelerin isimleri halk arasında da büyüme evresi, saç dökülme evresi ve folikülün evresi olarak bilinmektedir. Büyüme evresi bu evreler arasındaki en uzun süreli evredir. Bu evrenin en uzun süreli evre olmasının sebebi ise, bir saç telinin uzama süresinin oldukça uzun olmasıdır. Örneğin yalnızca bir saç telinin ortalama bir ayda yalnızca bir santi metre uzamaktadır. Uzamasını tamamlayan saç daha sonrasında ortalama iki ya da üç hafta kadar dinlenme sürecine girmektedir. Bu süreçte saçın herhangi bir zedelenme ya da yıpranma durumundan söz etmek pek de mümkün değildir. Ancak saçın dinlenme süreci bittikten sonra saç dökülme evresine girecektir saç telleri. Bu evrede ise, uzamış ve dinlenmiş olan saç, bağlantısı olduğu folikül ile bağlantısını kaybetmeye başlamaktadır. Bu süreç ortalama 2 veya 4 ay sürmektedir, öyleki 2 veya 4 ay içerisinde folikül bağlantısını kaybeden saç dökülmektedir. Bu evrede, her ne kadar saçların taranması, yıkanması ve fırçalanması saç derisini güçlendirmek ve canlandırmak için iyi olsa dahi, saçın folikül bağlantısını kaybetmesine hız kazandırmakla birlikte saçın daha kısa bir sürede kaybedilmesine yol açacaktır. Tabii, saça tarama - fırçalama gibi işlemler uygulanmasa dahi saç kendiliğinden kayıp düşebilmektedir. Bu noktada da folikül bağlantısı kopan saçın yerine bir yenisi eklenebilir ve yeni bir saç kökü gelebilmektedir. Bahsedilen bu döngü ise zaman içerisinde kısır bir döngü olarak hayatımızda bir yer edinecek ve canlı hücrelerimiz kalan süreye kadar bu kısır döngü kendini tekrarlayacaktır.

Yukarıda bahsedilen döngü saç sağlığı ve saç devamlılığı adına oldukça faydalı bir durumdur. Folikül bağlantısını kaybeden saçlar zamanla dökülerek yeni bir saç telinin çıkmasına sebep olmaktadır. Tam da bu yüzden zaman içerisinde sıklıkla kendini yenileyen birçok saç teli ile saçlar daha dayanıklı ve sağlıklı olmaktadır. Kendini yenileyen saç kökünden daha sağlıklı ve güçlü bir saç teli çıkma olasılığı da yüksektir. Bunun yanı sıra saç dökülmesinin faydalı olarak görülmesi için dökülen saç tellerinin oranının toplam saç telinin maksimum yüzde onluk kısmını geçmemesi gerekmektedir. Bilimsel olarak da araştırılıp kanıtlanmış olan bu oranlama sisteminde eğer dökülen saç oranı toplam saça oranla yüzde ondan fazla ise bu durumu sağlıksız bir saç dökülme durumu olarak niteleyebiliriz.

Saç dökülmesinin sebepleri nelerdir?

Sağlıklı bir saç derisinde ortalama yüz binden fazla saç teli bulunmakla beraber günlük bu saçın ortalama yüz adedi döküldüğü durumunda endişelenecek bir şey olduğu söylenemez. Saç dökülmesi sorununun sebepleri başlıca stres, genetik faktörler, hormon bozukluğu, kullanılan ilaçlar, demir eksikliği, mevsimsel değişimler, kıl gelişimi bozuklukları, beslenme alışkanlıkları, deri ve saç derisi hastalıkları ve yanlış kimyasal ürünlerin kullanımı olarak sıralanabilmektedir. Saç dökülmesinin sebepleri cinsiyetlere göre de farklılık göstermektedir. Örneğin erkeklerde saç dökülmesinin ergenlik evresi süresince sağlıklı saç oluşum dönemini tamamladıktan sonraki süreçte saçları dökülmeye başlamaktadır. Bunun yanında erkeklerin genetik yapıları göz önüne alındığında bahsedilen saç dökülmesi sorunu erkekler üzerinde sıklıkla görülen bir rahatsızlık olarak karşımıza çıkmaktadır. Tam da bu sebeble ergenlik sürecini atlatıp yaş alan bireylerde kellik sorununu oldukça yoğun ve sık bir şekilde karşımıza çıkmaktadır. Buna karşın, erkeklere nazaran oldukça nadir bir şekilde rastlanan saç dökülme sıkıntısı kadınlarda da görülmektedir. Bunun sebebi ise daha çok kişisel gen farklılıklarından kaynaklanmaktadır. Bu sebeple saç dökülmesi yaşayan kadınlar bunun yanı sıra stres, hormon bozukluğu ve yemek alışkanlıklarından da kaynaklanmaktadır. Ek olarak, kadınların zaman zaman kullandıkları doğum kontrol hapı, doğum süreci, menapoz dönemi, saç kurutma makinası kullanımı, fön çektirme işlemi, perma ve kimyasal yüklü ürün kullanımı, maşa - düzleştirici gibi ürünlerin kullanımı da saç derisine zarar vermeleriyle bilinmektedir.

Stresli durumlardan geçen hemen hemen her bireyin, sağlıklı hücre yapıları oldukça zedelenmektedir. Bu noktada da saç dökülmesine sebep olacak durumlardan birine stresli zaman ya da durumlardan geçmek gelmektedir. Yanlış beslenme ve sağlıksız yiyecekler tüketimi de saç köklerinin sağlıklarına tehdit oluşturan bir diğer sebep olarak gün yüzüne çıkmaktadır. Bu noktada yenilen fazla yağlı ve tuzlu ürünler, kimyasal salınım yapacak sağlıksız yiyecekler tüketimi sınırlandırılmalı veya bitirilmelidir. Doktor kontrolü eşliğinde sağlıklı beslenme rutini oluşturulursa folikül bağlantısını kaybeden saç kökünün yerine sağlıklı bir saç teli geliyor olabilir hatta saç telinin saç derisi ile bağlantıda olduğu folikül bağlantının daha uzun sürede kaybolmasına yol açabilmektedir.

Bir diğer saç dökülme sıkıntısı ortaya çıkaracak etken ise, yanlış şampuan ve saç bakım ürünlerinin kullanımı olarak bilinmektedir. Şampuanlarda bulunan kimyasal ve katkı maddeleri sebebiyle saç gelişim ve oluşum süreci zayıflar bu durumda da sağlıklı bir saç telinin oluşması beklenemez. Yapılan araştırmalar doğrultusunda, görece ucuz ve kimyasal oranı yüksek şampuan ve saç temizleme kitleri uygulanan durumlarda saç köklerinin uygulanan kimyasallar sonucu zedelenip hasar gördüğü bilinmektedir. Bu noktada pek çok dermatolog herhangi bir saç bakım şampuanı kullanmak yerine daha çok doğal içeriği fazla ve yoğunlukta olan ürünlerin kullanılması uygun görülmüştür. Kadınlara özgü olan menopoz, hamilelik ve doğum kontrol haplarının kullanıldığı dönemlerde saç derisi oldukça zarar görmekte veya yeni bir form alabilmektedir. Bu sebeple de saç dökülmesi kadınların yukarı da bahsedildiği dönemlerde artan bir durumları olarak kabul edilebilir. Saç için kullanılan ürünlerin önemli olduğu kadar saç için kullanılan şekillendirici ve bakım işlemleri de saça oldukça zarar vermektedir. Örneğin saç düzleştiricisi veya maşasını kullananan herhangi bir kadın, çok sık ve yüksek ısılı bir şekilde kullanıyorsa eğer, saçlarında elektriklenmeler ve hatta zamanla seyrelmeler de görmesi oldukça mümkündür.

Saç dökülmesi sorununu önlemek adına ne yapılmalıdır?

Saç dökülmesi belli başlı sebeplere dayanarak ortaya çıkan bir sağlık sorunudur. Bu sebepler de genel anlamda, stres, magnezyum ve çinko, genetik faktörler, B12, hormon bozukluğu, demir eksikliği, mevsimsel değişimler, beslenme alışkanlıkları ve yanlış ürünün kullanımı olarak saç dökülmesi sorununa sebebiyet vermektedir. Bunun yanı sıra saç dökülmesi sorunu eğer uzun bir süreye dayanıyorsa, bu noktada ciddi hastalıkların belirtilerinin ortaya çıkacağının bir sinyali olarak düşünülebilir. Kaldı ki bu gibi durumlarda bir uzmana başvurmak en iyi çözüm olacaktır.

Yapılan araştırmalar kapsamında sağlıklı bir saç telinin oldukça dayanıklı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Peki araştırmalar sonucunda sağlıklı bir saç telinin bu denli dayanıklı oluşunu korumak adına günlük temizlik ve rutin saç bakım seçenekleri takip edilmelidir. Bu durumda da saç bakım rutininin pek değiştirilmemesine özen gösterilmelidir. Ancak, öyle ki saç köklerinin hava alması yine sağlıklı saç tellerininin dayanıklılığını koruyabilmek adına önemli bir etkendir. Bu noktada da saç tellerinin hava alması için günün belli aralıklarında saçların açılması ve savrulması önemlidir. Saçları havalandırmak kadar temiz tutmak da önemli hususlardan biridir. Saç derisini belirli aralık ve periyodlarla yıkayan bir bireyin yavaş ve sakin hareketlerle saç derisindeki ölü deriyi kaldırıp saçların daha sağlıklı uzamasını ve çıkmasını sağlamaktadır.

Saç dökülmesi sorunu zaman zaman oldukça biyolojik temellere dayanıyor olabilmektedir. Yanlış beslenme ve sağlıksız yiyecekler tüketimi de saç köklerinin sağlıklarına tehdit oluşturan bir diğer sebep olarak gün yüzüne çıkmaktadır. Bu noktada yenilen fazla yağlı ve tuzlu ürünler, kimyasal salınım yapacak sağlıksız yiyecekler tüketimi sınırlandırılmalı veya bitirilmelidir. Doktor kontrolü eşliğinde sağlıklı beslenme rutini oluşturulursa folikül bağlantısını kaybeden saç kökünün yerine sağlıklı bir saç teli geliyor olabilir hatta saç telinin saç derisi ile bağlantıda olduğu folikül bağlantının daha uzun sürede kaybolmasına yol açabilmektedir. Bu sebeple bilinçsizce sahip olunan bir beslenme alışkanlığı yerine doktor kontrolü ile sağlanmış olan bir yeme içme düzeni ayarlanmalıdır. Bu beslenme durumuna ek olarak, bireylerin uyku düzenlerine dikkat ediyor olmaları gerekmektedir. Bu noktada da tahmin edilecektir ki, sağlıklı bir vücudun temelleri sağlıklı alışkanlıklardan geçmektedir.

Özellikle pek çok öğrencinin sıklıkla anlayacağı bu tarz saç dökülme sorunlarının temeli stres noktalarına da temas ediyor olabilir. Bu durumda özellikle sınav dönemleri de yüklenen stres ve kaygı bozukluğu, saç dökülmesi sorunuyla birebir alakalı bir durumdur. Stres anında tüm odağını soruna yönlendiren bireyler zaman zaman savunma mekanizmasını korumakta güçlük çekmektedirler. Saç derisi ise bu yapıların oldukça güzel bir örneğidir, kaldı ki tam bu sebeple stres anlarında saç dökülme oranları yükseliş göstermektedir. Bu noktada saç dökülme sıkıntısını önleyebilmek için stres anlarını ortadan kaldırmak başta olmak üzere vitamin desteği - takviyesi sağlamak da bir çözüm olarak sağlanabilmektedir. Bu vitaminlere genel olarak bakır, folik, asit B12i çinko gibi takviyeler sağlanarak bireylerin daha sağlıklı ve korunaklı bir saç derisine sahip olabilmesini sağlamaktadır. Vitamin takviyesinden bahsetmişken, sigara ve alkol gibi zararlı ürünlerin kullanımını da bırakmakta fayda vardır. Bu gibi zararlı maddeler cildin incelmesine sebep olmakla birlikte bireylerin saç derilerini zedelemekte, saç tellerininin saç derisiyle bağlantıda olduğu folikül bağlantı kopabilmedir. Düzenli ve dengeli beslenme durumlarında, karbonhidratlı besinleri çokça tüketmekten çekinmek gerekmektedir; bu noktada da daha çok protein ağırlıklı beslenmeye çalışmak önemlidir.

Bunun yanında sağlıklı bir saç derisinde ortalama yüz binden fazla saç teli bulunmakla beraber günlük bu saçın ortalama yüz adedi döküldüğü durumunda endişelenecek bir şey olduğu söylenemez. Saç dökülmesi sorununun sebepleri başlıca stres, genetik faktörler, hormon bozukluğu, kullanılan ilaçlar, demir eksikliği, mevsimsel değişimler, kıl gelişimi bozuklukları, beslenme alışkanlıkları, deri ve saç derisi hastalıkları ve yanlış kimyasal ürünlerin kullanımı olarak sıralanabilmektedir. Bu noktada du uzman kontrolüne başvurmak gerekmektedir. Uzman dermatolojisilerin sahip olduğu bilgi birikimi sayesinde öncelikle saç dökülme sıkıntısının ana sebebi belirlenmekte daha sonrasında ise, uygun ilaç ve iyileştirme yöntemini bularak hastayı bu yönde yönlendirmesi en makul çözüm olarak kabul edilmektedir. Saç tellerinin güçlenmesine ve folikül bağlantılarının daha dayanıklı olmasına yol açmaktadır. Bunun yanı sıra ince yapıdaki saç tellerinin daha da güçlenerek kalınlaşması ve sağlıklı forma kavuşmasına yol açılması gerekmektedir.

Saç dökülmesi sorununa iyi gelecek ve saç köklerini güçlendirmek adına başvurulan bir diğer çözüm ve önlem yöntemi ise bitkisel ve doğal yollarda aranan çözümlerdir. Bu noktada doğal yağlar ve saç diplerine uygulanan masajlar saç derisi üzerinde kan dolaşımı yapmayı sağlayacak; bu sayede de kan dolaşımının hızlanması sağlandığından saç dökülme sıkıntısı bir nebze dahi olsa önlenmiş olabilmektedir. Zeytinyağı ve hindistan cevizi yağları saç dökülmesi tedavisinde sıklıkla başvurulan seçeneklerinden biridir. Kaldı ki kısa bir araştırma sonucunda hindistan cevizi yağının saç köklerini güçlendirdiği ve saç köklerinde yeni saç tellerinin oluşmasını sağladığı bir gerçektir. Bu noktada da yukarı da bahsedilen hindistan cevizi yağı ve zeytin yağının saç diplerine uygulandığı masaj sayesinde saç köklerinin hareketlenmesi ve kan dolaşımının hızlanması sağlanmaktadır. Tüm bu öneriler bir kenara eğer burada verilen birçok yolu denediyseniz ve hala bir çözüm bulamadıysanız böylesi bir saç dökülme sıkıntısını dermatoloji uzmanlarına danışarak tedavi olabilirsiniz.

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

Görüş Bildir Bizimle Paylaş