Demans, küresel ölçekteki en büyük sağlık tehditlerinden biri olarak kabul ediliyor. Dünya genelinde bu durumla yaşayan insan sayısının 2050 yılına kadar üç katına çıkarak 150 milyonu aşması bekleniyor.
Uzmanlar, bu artışın gelecekteki sağlık ve sosyal bakım sistemleri üzerinde ciddi bir baskı oluşturacağı uyarısını yapıyor.
Zihinsel faaliyetler bilişsel sağlığı koruyor
Chicago'daki Rush Üniversitesi Tıp Merkezi'nden araştırmacı Andrea Zammit, ileri yaştaki bilişsel sağlığın, yaşam boyu maruz kalınan entelektüel uyaranlardan güçlü bir şekilde etkilendiğini belirtiyor. Araştırma kapsamında, başlangıçta demansı olmayan ve yaş ortalaması 80 olan 1.939 kişi yaklaşık sekiz yıl boyunca takip ediliyor.
Katılımcıların hayatlarının üç farklı evresindeki bilişsel alışkanlıkları inceleniyor:
18 yaş öncesi: Kitap okuma sıklığı, evde gazete ve atlas gibi kaynaklara erişim, yabancı dil eğitimi.
Orta yaş: Kütüphane kartı sahipliği, müze ziyaretleri ve çeşitli yayınlara abonelik.
İleri yaş: Okuma, yazma ve oyun oynama faaliyetlerinin sıklığı.
Hastalığın başlangıcında 5 yılı aşan gecikme
Neurology dergisinde yayımlanan sonuçlar, zihinsel olarak en aktif olan yüzde 10'luk kesimin, en az aktif olan gruba kıyasla Alzheimer riskinin yüzde 38, hafif bilişsel bozukluk riskinin ise yüzde 36 daha düşük olduğunu gösteriyor.
Yaşam boyu zihinsel zenginliği en yüksek olan kişilerde Alzheimer hastalığı ortalama 94 yaşında görülürken, en düşük grupta bu yaş 88 olarak kaydediliyor. Bu fark, hastalığın başlangıcında 5 yıldan fazla bir gecikme anlamına geliyor.
Hafif bilişsel bozukluklarda ise bu gecikme süresi 7 yıla kadar çıkıyor. Yaşam boyu öğrenmenin demans riskini doğrudan durdurduğuna dair kesin bir kanıt olmasa da araştırmacılar, zihinsel aktiviteler ile bilişsel sağlık arasında çok güçlü bir bağ olduğunu vurguluyor.
Uzmanlar, demansın yaşlanmanın kaçınılmaz bir parçası olmadığını, kütüphaneler ve eğitim programları gibi zenginleştirici ortamlara erişimin hastalığın görülme sıklığını azaltabileceğini ifade ediyor.
Guardian