Sadece sıradan bir diş gevşemesi ve ağrı şikayetiyle başlayan süreç, 24 yaşındaki Nijeryalı Munır Bashır Yuguda için adeta bir yaşam mücadelesine dönüştü.
Türkiye'ye gelerek Medipol Sağlık Grubu'na başvuran gencin yapılan tetkiklerinde, çene kemiğini tamamen saran, kemikte erimeye yol açan ve en ufak bir darbede dahi hayati tehlike yaratacak kanamalara sebep olabilecek nadir bir damar yumağı tespit edildi.
Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Erol Akgül, Ağız Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sina Uçkan ile Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Burak Özkan'ın ortak yürüttüğü multidisipliner tedavi planıyla hasta, tıp dünyasında parmakla gösterilecek 10 saatlik bir operasyonla sağlığına kavuştu.
HAYATİ RİSK OLUŞTURDU
Prof. Dr. Akgül, “Hastamızda oluşan damar yumağı hastanın yaşamı için ciddi bir risk oluşturuyordu. Ağız içinde oluşabilecek en küçük bir travma bile kontrolsüz ve uzun süren kanamalara yol açarak hayati tehlike yaratabilirdi. Hastanın dış görünümünde belirgin bir şişlik olmaması tanıyı zorlaştırsa da dişlerdeki gevşeme önemli bir bulgu olarak karşımıza çıktı.Tespit edilen damar yumağının tedavisinde öncelikle embolizasyon işlemi uygulandık. Birçok hastada sadece embolizasyon yeterli olabilirken, bu vakada lezyonun geniş alanı etkilemesi, çene kemiğinde incelmeye ve diş kayıplarına yol açması nedeniyle cerrahi müdahale de gerekliydi. Öncelikle damar yumağını embolize ederek kanama riskini azalttık. Ardından belirli bir süre bekleyerek hastanın stabil hale gelmesini sağladık” diye konuştu.
DAMAR YUMAĞI NEDENİYLE GELİŞEN NADİR BİR DURUM
Hastada çeneyi tamamen saran damar yumağına bağlı nadir bir hastalık bulunduğunu belirten Doç. Özkan, “Bu durum hem diş kayıplarına hem de çene kemiğinde ciddi erimeye yol açıyordu. Oldukça kanlı bir bölge olduğu için ameliyat öncesinde mutlaka damarların tıkanması ve tümörün küçültülmesi gerekiyordu. Bu kapsamda girişimsel radyoloji ekibi tarafından hastaya tam embolizasyon işlemi uygulandı. Embolizasyon sonrası yumağın küçülmesini dikkatle takip ettik ve damarların kontrol altına alındığının görülmesi üzerine cerrahi planlamaya geçtik. Bu tür nadir vakalarda tedavi sürecini aşamalı ve dikkatli bir şekilde ilerletmek hayati önem taşıyor” şeklinde konuştu.
BACAK KEMİĞİNDEN YENİ ÇENE OLUŞTURULDU
Ameliyat sürecine ilişkin bilgi veren Doç. Dr. Özkan, “Cerrahi sırasında çene kemiğini açarak damarları tıkanmış yumağıherhangi bir kanama komplikasyonu olmadan çıkardık. Ardından oluşan boşluğu hastanın bacağından aldığımız damarlı kemik dokusuyla yeniden şekillendirdik ve çene formuna getirerek yerine naklettik. Bu kemiğin damarlarını boyun bölgesindeki damarlara bağlayarak yaşamasını sağladık. Ağız içindeki doku eksikliğini de koldan aldığımız dokularla tamamladık. Oldukça uzun ve zorlu geçen ameliyat başarıyla sonuçlandı. Operasyon multidisipliner ekip çalışmasıyla gerçekleşti. Ameliyatın birinci ayında hastanın ağız içi tamamen iyileşti, çene hareketlerinde herhangi bir problem bulunmuyor. İlerleyen süreçte kemik iyileşmesi tamamlandığında dental implant uygulamalarıyla hastanın eksik dişleri de tamamlanacak” ifadelerini kullandı.
MULTİDİSİPLİNER YAKLAŞIMLA BAŞARILI TEDAVİ
Nijeryalı hastanın tedavi sürecinin multidisipliner bir yaklaşımla planlandığını ifade eden Prof. Dr. Uçkan, “Bu hastada serbest doku nakli yani ‘free flap' uygulanması gerekiyordu. En kritik nokta, nakledilen dokunun yeni yerinde sağlıklı şekilde yaşamasıdır ve bu süreç plastik cerrahi ekibi tarafından başarıyla yönetildi. Biz de çene cerrahisi olarak tümörlü kemiği kontrollü şekilde çıkardık. Çıkarmadan önce çenenin formunu korumak adına bölgeyi uygun plaklarla sabitledik, ardından patolojik dokuyu tamamen temizledik. İki branşın koordineli şekilde süreci yönetmesi sonucun başarısında belirleyici oldu” dedi.
“AĞRILARIM AZALDI, KENDİMİ DAHA İYİ HİSSEDİYORUM”
Nijarya'dan gelen Munır Bashır Yuguda yaşadığı zorlu süreci ve duygularını şu sözlerle aktardı:
“24 yaşındayım ve dişlerimde yaşadığım ciddi problemler nedeniyle buraya başvurdum. Süreçte benimle ilgili üç kez detaylı tarama yapıldı ve ardından ameliyat kararı alındı. İlk olarak girişimsel radyoloji kapsamında embolizasyon işlemi uygulandı. Yaklaşık iki ay sonra Doktor Burak ve Doktor Sena'nın birlikte gerçekleştirdiği, yaklaşık 10 saat süren oldukça zorlu bir ameliyat geçirdim. Ameliyat sırasında alt çenem tamamen alındı ve bacağımdan alınan kemikle yeniden yapılandırıldı. Ayağımdan alınan kemik çeneme yerleştirilerek yeniden kan dolaşımı sağlandı. Gerçekten çok zor bir süreçti ama doktorlarım çok başarılı bir operasyon gerçekleştirdi. Şu an ameliyatımın sonucu oldukça iyi, ağrılarım büyük ölçüde azaldı ve her geçen gün kendimi daha iyi hissediyorum.”